Yargıtay 7. Hukuk Dairesi E.2025/4117 K.2025/4353

🏛️ 7. Hukuk Dairesi 📁 E. 2025/4117 📋 K. 2025/4353 📅 16.10.2025

7. Hukuk Dairesi         2025/4117 E.  ,  2025/4353 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2024/681 E., 2025/421 K.
Mahkemece bozmaya uyularak verilen karar; davalılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı dava dilekçesinde; 56 48... parsel maliki olduğunu, taşınmazına komşu 15 parselde bulunan inşaatın taşkın olduğunu, 25.05.2011 tarihinde ihtarname gönderdiğini ileri sürerek, el atmanın önlenmesini ve kâl'ini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı cevap dilekçesinde; kötüniyetli olmadığını, 2003-2004 yıllarında çevrede yapılaşma yokken sınır taşlarına göre yaptığı evin değerinin arsa değerinden fazla olduğunu, arsa değerini vermeyi teklif ettiğini, ancak davacının kabul etmediğini belirterek, davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 12.12.2022 tarihli kararıyla; davalının temliken tescil talebinin reddine, davanın el atmanın önlenmesi davasının kabulü ile müdahalesinin men'ine ve kâl'ine karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Dairemizin 27.05.2024 tarihli ve 2024/2175 Esas, 2024/2924 Karar sayılı ilâmında, dava konusu taşınmaza taşkın yapı yapılan komşu 2 (eski 3336) parsel sayılı taşınmazın güncel tapuda dava dışı ...'a ait olduğu görüldüğünden, taraf teşkilinin sağlanması için hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemece bozma kararına uyularak yapılan yargılama sonucunda yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; çaplı taşınmaza inşaat yapılması hâlinde iyiniyet iddiasında bulunulamayacağı ve davacı taşınmazına müdahalenin olduğu gerekçesiyle, davalının temliken tescil talebinin reddine, davacının el atmanın önlenmesi davasının kabulü ile, dosya içerisindeki 17.02.2025 tarihli rapora ekli fen bilirkişisi ... tarafından tanzim edilen krokide gösterilen ve davacıya ait 1 parsel sayılı taşınmaz içerisinde bulunan kırmızı boya ile gösterilen 38,13 m²'lik alana davalının müdahalesinin men'ine, bu krokide kırmızı alan içerisinde A harfi ile gösterilen deponun giren kısmının, B harfi ile gösterilen kısmın, C harfi ile gösterilen kısmın ve D harfi ile gösterilen kısmın üzerinde bulunan ve davalı tarafından yapılan yapıların kâl'ine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalılar vekili temyiz dilekçesinde;
1. Davanın açıldığı tarihte davalı ...'ın taşınmazda hissedar olmadığını, onun yönünden pasif husumet yokluğu nedeniyle davanın reddine karar verilmesi gerektiğini,
2. Davalı müvekkillerinin davacının taşınmazına tecavüzlü olduğu iddia edilen müştemilatı kendi taşınmazlarının sınırları içerisinde kaldığı düşüncesi ile ve davacının bilgisi dâhilinde yaptığını, 2010 yılında yapılan kadastro çalışmaları sırasında 14 No.lu parselin 15 No.lu parsele 23,63 m² tecavüzü vardır şerhinin yazıldığını, ancak davacının 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 725/2 hükmünde öngörülen 15 günlük süre içerisinde taşkın yapıya itiraz etmediğini, iyiniyetli olduklarını ve temliken tescil şartlarının oluştuğunu beyan etmektedir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, el atmanın önlenmesi ve kâl, savunma yoluyla temliken tescil istemine ilişkindir.
Mahkemelerin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun geçici 3/2 hükmü atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 428. maddesi ile 439/2 hükmünde yer alan sebeplerden birisinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen Mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; davalılar vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davalılar vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Onama harcı peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına,
Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,
Kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere,
16.10.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.