Yargıtay 7. Hukuk Dairesi E.2025/258 K.2025/4275
7. Hukuk Dairesi 2025/258 E. , 2025/4275 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2023/1764 E., 2024/669 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Yozgat 1. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2019/40 E., 2023/174 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
1.Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili ile davalı yüklenici şirket arasında 29.05.2009 tarihinde 5 38... parsel, A Blok, 4. Kat, 2 No.lu bağımsız bölümde bulunan taşınmaza ilişkin adi yazılı taşınmaz satış vaadi sözleşmesi imzalandığını, müvekkili ile sözleşme yapan davalı Şirketin inşaatı 2011 yılında bitirerek müvekkiline fiilen teslim ettiğini, müvekkilinin 2011 yılından beri taşınmazda ikamet ettiğini, fiilen teslim edilen fakat tapuda hâlen davalı Şirket adına kayıtlı olan taşınmaz üzerine davalı Şirketin borçlarından dolayı birçok haciz işlemi uygulandığını beyanla, taşınmaz üzerindeki tüm takyidatların kaldırılarak davalı adına olan tapu kaydının iptaliyle müvekkili adına tesciline bu talep kabul edilmezse davalıya ödenen bedelin tespiti ile davacıya verilmesini talep etmiştir.
2.Davacı vekili birleştirilen dava dilekçesinde özetle; asıl davadaki talepleri ile birlikte tapu kaydındaki haciz şerhlerinin terkini istemini, şerh lehtarları ile asıl davadaki diğer davalılara yöneltmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; davalı şirketin müvekkili Kuruma olan borcunun devam ettiğini beyanla davanın reddini savunmuştur.
2.Birleştirilen davada davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; taraflar arasında akdedilen alım satım sözleşmesinin adi şekilde düzenlendiğini, geçersiz olduğunu, davalının iyiniyetli 3. şahıs konumunda olan alacaklı olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesi yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında özetle; asıl davada davacının tapu iptal ve tescil talebinin kabulüne, dava konusu taşınmazda haczi bulunmadığından davalı ... Başkanlığına karşı açılan davanın reddine, davalı ... Kurumuna karşı açılan haczin terkini isteminin reddine, birleştirilen dava yönünden ise; davacının davalı ... İnşaat Müh. Taah. Emlak Oto. Tic. San. Ltd. Şti, ... Sosyal Güvenlik Kurumu ve ... Belediyesine karşı açmış olduğu davaların HMK 114/1-ı maddesi uyarınca dava şartı yokluğundan reddine, davacının davalı ..., ..., ..., ... ve ...'a karşı açmış olduğu haczin terkini talebinin reddine karar vermiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde;
a.Davacının taşınmazı harici satış sözleşmesi ile satın aldığını, tüm parasını ödediğini ve taşınmazda fiilen oturduğunu, üzerindeki hacizlerden kıymet takdiri yapmak amacıyla gelen bilirkişiler sayesinde haberdar olduğunu,
b.Taşınmazda haciz şerhi bulunan davalılara hiçbir borcu bulunmadığını, davalı ... şirketi tarafından tapu verilmediği için haciz şerhlerinin işlendiğini,
c.Müvekkilinin mağdur edildiğini, haciz şerhlerinin kaldırılması gerektiğini beyanla hükmün bozulmasını talep etmiştir
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık; Asıl davada satış vaadi sözleşmesine dayalı tapu iptali ve tescil, haciz şerhlerinin terkini, olmazsa tazminat, birleştirilen davada ise satış vaadi sözleşmesine dayalı tapu iptali ve tescil, haciz şerhlerinin terkini olmazsa tazminat istemlerine ilişkindir.
Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, davacı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
13.10.2025 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.