Yargıtay 7. Hukuk Dairesi E.2025/3460 K.2025/4247

🏛️ 7. Hukuk Dairesi 📁 E. 2025/3460 📋 K. 2025/4247 📅 13.10.2025

7. Hukuk Dairesi         2025/3460 E.  ,  2025/4247 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2024/916 E., 2025/1144 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Beykoz 1. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2016/492 E., 2018/57 K.
Taraflar arasındaki asıl davada itirazın iptali karşı davada alacak davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince; davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın taraflarca temyiz edilmesi üzerine Dairenin 04.12.2019 tarihli kararı ile onanmış, tarafların karar düzeltme isteği Dairenin 18.11.2020 tarihli kararı ile reddedilmiştir. Davacı-karşı davalının tavzih isteği İlk Derece Mahkemesinin 21.11.2023 tarihli ek kararı ile kabul edilmiştir.
Ek kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesinin 21.11.2023 tarihli ek kararının kaldırılmasına, yeniden hüküm tesisi ile karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; borçluya karşı mirastan feragat sözleşmesinin iptaline dayalı dava açıldığını ve kararın kesinleştiğini, onanmış ilama bağlı olarak icra takibi başlatıldığını, borçlunun kötüniyetli ve haksız olarak borca ve ferilerine itiraz ettiğini, borca ve ferilerine itirazın haksız ve yerinde olmadığını ileri sürerek, borçlunun icra dosyasına yaptığı itirazın iptali ile takibin devamına, alacağın tahsili yönünden de takibin devamına, borçlu takibe haksız ve kötü niyetle itiraz ettiğinden alacağın % 40'ından az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davanın reddini savunmuş, ayrıca aynı dilekçe ile karşı dava açarak muris ... için terekedeki mallar için yapılan harcamalar ile iptal edilen sözleşmenin ivaz bedeli olarak yapılan harcamalar karşılığı davacıdan alacakları olduğunu ileri sürerek 472.934,84 TL nin ödeme tarihinden itibaren işlemiş faiziyle birlikte davacı-karşı davalıdan tahsiline, davanın kabul edilmesi halinde karşılıklı alacaklarının takas ve mahsubuna karar verilmesini istemiştir.
III. MAHKEME KARARI
Mahkemenin 07.11.2013 tarihli kararı ile; davacı-karşı davalının davasının kısmen kabulü ile dosya kapsamı ve bilirkişi heyetinin rapor ve ek raporu dikkate alınarak toplam 772.113,45 USD karşılığı 1.191.216,60 TL üzerinden davalı-karşı davacının ... İcra Dairesinin 2009/2788 Esas sayılı dosyasındaki itirazının iptaline, takibin bu miktar üzerinden devamına, fazlaya ve faize ilişkin isteklerin reddine, davacı icra inkar tazminatı talep ettiğinden dosya kapsamına ve bilirkişi raporuna göre alacağın hesaplanabilir nitelikte likit olduğu kabul edildiğinden takip tarihi itibariyle % 40 icra inkar tazminatının davalı-karşı davacıdan alınarak davacıya ödenmesine, karşı dava için süresinde harç ikmal edilmediğinden açılmamış sayılmasına karar verilmiştir.
IV. TEMYİZ
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraflarca temyiz başvurusunda bulunulması üzerine Yargıtay 8. Hukuk Dairesinin 11.11.2014 tarihli kararı ile eksik araştırma ve inceleme ile karar verilmiş olması gerekçesi ile hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
Mahkemece bozmaya uyularak verilen 25.01.2018 tarihli karar ile "1-a) Davacı- karşı davalının davasının kısmen kabulü ile dosya kapsamı ve bilirkişi heyetinin rapor ve ek raporu dikkate alınarak toplam 772.113,45 USD karşılığı 1.191.216,60 TL üzerinden davalı-karşı davacının ... İcra dairesinin 2009/2788 esas sayılı dosyasındaki itirazının iptaline, takibin bu miktar üzerinden devamına, ana paraya takip tarihinden itibaren faiz yürütülmesine, fazlaya ve birikmiş faize ilişkin isteklerin reddine, b) davacı- karşı davalı icra inkar tazminatı talep ettiğinden dosya kapsamına ve bilirkişi raporuna göre alacağın hesaplanabilir nitelikte likit olduğu kabul edildiğinden takip tarihi itibariyle % 40 icra inkar tazminatının davalı- karşı davacıdan alınarak davacıya ödenmesine, ... 2-a) Davalı- karşı davacı vekilinin alacak talebinin kısmen kabülü ile; dosya kapsamı ve bilirkişi raporu dikkate alınarak 334.927,62 TL alacağın davacı- karşı davalıdan alınarak davalı- karşı davacıya ödenmesine, fazlaya ve birikmiş faize ilişkin isteklerin reddine, karar altına alınan miktara karşı davanın açılış tarihinden itibaren yasal faiz yürütülmesine" karar verilmiştir.
V. TAVZİH
Davacı vekilinin tavzih talebi üzerine Mahkemenin 21.11.2023 tarihli ek kararı ile davacı ... vekilinin talebinin kabulü ile "1-a) Davacı- karşı davalının davasının kısmen kabulü ile dosya kapsamı ve bilirkişi heyetinin rapor ve ek raporu dikkate alınarak toplam 772.113,45 USD karşılığı 1.191.216,60 TL üzerinden davalı- karşı davacının ... İcra dairesinin 2009/2788 esas sayılı dosyasındaki itirazının iptaline, takibin bu miktar üzerinden devamına, ana paraya takip tarihinden itibaren faiz yürütülmesine, fazlaya ve birikmiş faize ilişkin isteklerin reddine, b) Davacı- karşı davalı icra inkar tazminatı talep ettiğinden dosya kapsamına ve bilirkişi raporuna göre alacağın hesaplanabilir nitelikte likit olduğu kabul edildiğinden takip tarihi itibariyle %40 icra inkar tazminatının davalı- karşı davacıdan alınarak davacıya ödenmesine," şeklindeki hükmün takip talebinin dolar üzerinden yapılması nedeniyle söz konusu 772.113,45 USD'nin fiili ödeme günündeki kur üzerinden değerlendirilmesine, bu hususta Beykoz İcra Müdürlüğüne müzekkere yazılmasına karar verilmiştir.
VI. İSTİNAF
Mahkemenin 21.11.2023 tarihli ek kararına davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin 22.05.2025 tarihli kararı ile başvurunun kabulüne, 21.11.2023 tarihli ek kararın kaldırılmasına, yeniden hüküm tesisi ile; İcra Müdürlüğünün hükmün infazına ilişkin kurallar çerçevesinde çözümü gerekli talebine dair karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
VII. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı temyiz dilekçesinde, ek kararın yerinde olduğunu ileri sürerek, Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, tavzih istemine işkindir.
Mahkemenin 21.11.2023 tarihli tavzih ek kararına konu olan, esasa ilişkin 25.01.2018 tarihli kararı 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununa göre derecattan geçerek kesinleşmiş olduğundan, tavzih ek kararı da aynı kanun yoluna tabidir. Bu nedenle, 21.11.2023 tarihli tavzih ek kararına yönelik kanun yolu bakımından Bölge Adliye Mahkemesi görevli olmadığından, Bölge Adliye Mahkemesinin 22.05.2025 kararı kaldırılmak suretiyle, tavzih ek kararının temyizen incelenmesine geçilmiştir.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu 305. maddesinde, “Hüküm yeterince açık değilse veya icrasında tereddüt uyandırıyor yahut birbirine aykırı fıkralar içeriyorsa, icrası tamamlanıncaya kadar taraflardan her biri hükmün açıklanmasını veya tereddüt ya da aykırılığın giderilmesini isteyebilir. Hüküm fıkrasında taraflara tanınan haklar ve yüklenen borçlar, tavzih yolu ile sınırlandırılamaz, genişletilemez ve değiştirilemez.” denilmektedir.
Yukarıda belirtildiği gibi açık olmayan veya çelişik fıkraları kapsayan hükümlerin açıklanması istenebilir. Yargılamanın iadesine karar verilmedikçe veya hüküm temyiz edilip bozulmadıkça, verilen hükmün değiştirilmesi mümkün değildir. Hükümlerin tavzihi de bunun bir istisnası olarak kabul edilemez. Hâkim burada hükmün başka türlü anlaşılmasını önlemek için gerçeği ortaya koymakla görevlidir.
Somut olayda; yerel mahkemenin 21.11.2023 tarihli tavzih kararı ile "hüküm fıkrasının icra inkar tazminatına ilişkin 1-b bendine takip talebinin dolar üzerinden yapılması nedeniyle söz konusu 772.113,45 USD'nin fiili ödeme günündeki kur üzerinden değerlendirilmesine, bu hususta Beykoz İcra Müdürlüğüne müzekkere yazılmasına" şeklindeki açıklanan hükmün genişletilmesi niteliğinde olduğu ve esasen ilamın infazı sürecinde gözetilebilecek bir hususta tavzihe gerek bulunmadığı anlaşılmakla yapılan işlem HMK'nın 305/2 maddesine aykırıdır. Bu nedenle tavzih ek kararının bozulması gerekmiştir.
Açıklanan sebeplerle;
1. Temyiz olunan, 22.05.2025 tarihli Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
2. İlk Derece Mahkemesinin 21.11.2023 tarihli ek kararının BOZULMASINA,
Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine,
Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
13.10.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.