Yargıtay 7. Hukuk Dairesi E.2025/4304 K.2025/4270
7. Hukuk Dairesi 2025/4304 E. , 2025/4270 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2025/1156 E., 2025/1196 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Edirne 2. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2022/368 E., 2024/260 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesince 20.06.2025 tarihli ek karar ile temyiz dilekçesinin kesinlikten reddine karar verilmiştir.
Ek karar, davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
1. Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin 2 02... parsel sayılı taşınmazda hissesinin bulunduğunu, dava konusu 1/2 hissenin 28.03.2022 tarihinde 135.000,00 TL bedelle davalıya satıldığını, bu satışın müvekkilinin bilgisi ve rızası olmaksızın yapıldığını, müvekkilinin ön alım hakkını kullanabilmesi için gerekli yasal şartların oluştuğunu ileri sürerek, dava konusu hisse yönünden davalı adına olan tapu kaydının iptali ile müvekkili adına kayıt ve tesciline karar verilmesini talep etmiştir.
2. Dava konusu taşınmaz hakkında açılan ortaklığın satış yoluyla giderilmesi istemli davanın kesinleşerek yapılan ihale sonucu taşınmazın tamamı dava dışı üçüncü kişi adına satış işlemi ile tescil edildiğinden, davacı vekili 04.04.2024 tarihli dilekçesi ile 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 125. maddesi gereği davaya tazminat davası olarak devam etmek istediklerini belirterek, ihale sonucu davalı payına düşen 794.199,82 TL bedelin, işleyecek nema faiziyle birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine karar verilmesini istemiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmazda yedi hissedarın daha bulunduğunu, dava konusu taşınmazın paydaşlar arasında fiilen taksim edilerek kullanıldığını, Mahkemece aksi kanaate varılması hâlinde satış bedelinin denkleştirici adalet ilkeleri uyarınca ulaşacağı değerinin belirlenmesi gerektiğini belirterek, davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 03.12.2024 tarihli ve 2022/368 Esas, 2024/260 Karar sayılı kararı ile; "...dava konusu taşınmazın 23.05.2023 tarihinde dava dışı ... Plastik Kauçuk Sanayi ve Ticaret A.Ş adına satış işlemi ile tescil edildiği, bu satış işlemi nedeniyle davacının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 125. maddesine göre seçimlik hakkını tazminat olarak kullandığı, dava açıldıktan sonra dava konusunun devri h3Alinde kanunun davacıya iki seçenek sunduğunu, davacı tarafın davasını, dava konusunu devralana karşı yöneltebilecek ya da devreden tarafa karşı tazminat davasına dönüştürülebileceği ancak henüz ortada bir zarar söz konusu olmadığından ön alım davasında tazminat hakkının uygulanmasının olanaklı olmadığı.... davacının eldeki davada aktif husumetinin bulunmadığı, davanın davalının pasif husumeti yokluğu (hükümde sehven aktif olarak yazıldığı) nedeniyle reddine karar verilmesi gerektiği..." gerekçesiyle;
"1.Davacının davasının aktif husumet yokluğu nedeniyle reddine,
2-Alınması gereken 427,60 TL maktu karar ve ilâm harcının peşin alınan 2.305,47 TL ve 11.210,50 TL tamamlama harcından mahsubu ile bakiye 13.088,37 TL harcın kararın kesinleşmesine müteakip talebi hâlinde davacı tarafa iadesine,
3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına....
5-Davalı davada kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğiden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'nin 7/2. maddesi gereğince 30.000,00 TL vekâlet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine..." karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. Bölge Adliye Mahkemesi Kararı
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda (III) numaralı bentte belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin 30.04.2025 tarihli ve 2025/1156 Esas, 2025/1196 Karar sayılı kararı ile istinaf başvurusunun "...davacının taşınmazda payının kalmaması durumununda...dava hakkının ortadan kalkacağı gerekçesiyle İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmesi gerekirken, davacının davasının aktif husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğu, ayrıca mahkemece davanın aktif husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmesine karşın davacı tarafça depo edilen ve en yüksek faiz oranında nemalandırılması amacıyla ... Şubesine yatırılan 137.700,00 TL önalım bedelinin iadesine karar verilmemesinin de usul ve yasaya aykırı olduğu...davacının dava tarihi itibariyle taşınmazda paydaş olması ve sonradan payını yitirmesi nedeniyle tarafların haklılık durumlarının dikkate alınması gerektiği, bu nedenle davalı yararına yargılama gideri ve vekâlet ücreti taktirine yer olmadığı kanaatine varıldığı..." gerekçesiyle;
"1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne,
2-Edirne 2. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 03.12.2024 tarihli, 2022/368 Esas, 2024/260 Karar sayılı kararının kaldırılmasına, HMK'nın 353/1-b/2 maddesi gereğince gerekçe ve hüküm düzeltilmek suretiyle;
3-Davacının davasının reddine,
4-Davacı tarafından depo edilen ön alım bedelinin nemalarıyla birlikte karar kesinleştiğinde ve talep hâlinde davacıya iadesine,
5-Harçlar tarifesi gereğince karar tarihi itibariyle alınması gereken 615,40 TL maktu ret karar ve ilâm harcının davacı tarafından yatırılan peşin harç ve tamamlama harcı toplamı 13.515,97 TL harçtan mahsubu ile arta kalan 12.900,57TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep hâlinde davacıya iadesine,
6-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
7-Davalı tarafından yapılan 34,00TL yargılama giderinin davacıdan alınarak davalıya ödenmesine,
8-Kendisini vekille temsil ettiren davacı lehine hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca önalım bedeli üzerinden hesaplanan vekâlet ücreti maktu vekâlet ücretinden az olamayacağından 30.000,00 TL maktu vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine..." kesin olarak karar verilmiştir.
B. Tavzih Kararı
Yukarıdaki bentte belirtilen 30.04.2025 tarihli kararının tavzihinin taraf vekillerince talep edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin 12.06.2025 tarihli ek kararı ile; "...vekâlet ücreti ve yargılama giderleri yönünden yazı hatasının yapıldığının anlaşıldığı, bu nedenle davacı vekilinin yargılama giderleri ve vekâlet ücreti yönünden tavzih talebinin kabulüne karar verilmesinin gerektiği, davacı vekilinin yasa yolunun hatalı gösterildiği, dava değerinin 794.199,82 TL olduğu yönündeki tavzih istemin ise yerinde olmadığı, önalım bedeli 137.700,00 TL olduğundan bu değerin karar tarihi itibariyle temyiz sınırının altında kaldığı..." gerekçesiyle;
"1-Davalı vekilinin vekâlet ücretine yönelik tavzih talebinin reddine,
2-Davacı vekilinin tavzih talebinin kısmen kabulü kısmen reddi ile;
3-Dairenin 30.04.2025 tarih ve 2025/1156 Esas, 2025/1196 Karar sayılı kararının hüküm kısmının ... numaralı bendinin hükümden çıkartılarak yerine;
"6-Davacı tarafından yapılan 11.271,50 TL yargılama giderlerinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
7-Davalı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
8-Kendisini vekille temsil ettiren davacı lehine hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca önalım bedeli üzerinden hesaplanan vekâlet ücreti maktu vekâlet ücretinden az olamayacağından 30.000,00 TL maktu vekâlet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine'' şeklinde hükmün tavzihine,
4-Davacı vekilinin kararın kesin olmadığı, temyiz yasa yolunun açık olduğu ve yasa yolunun hatalı gösterildiğinden yasa yoluna ilişkin tavzih talebinin reddine..." kesin olarak karar verilmiştir.
C. Bölge Adliye Mahkemesinin Ek Kararı
1. Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda (IV.A ve IV.B) numaralı bentte belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz başvurusunda bulunulmuştur.
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle;
a. 6100 sayılı Kanun'un 125. maddesi gereği müvekkili adına seçim hakkının kullanılarak eldeki davanın tazminat davasına dönüştürüldüğünü, bu nedenle dava konusu payın ihale bedeli olan 794.199,82 TL üzerinden harcı tamamladıklarını, Mahkemece dava konusu payın karşılığı olan ihale bedelinin hüküm altına alınması gerekirken tarafların taşınmazda paylarının kalmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, 794.199,82 TL bedelin 2025 yılı için belirlenen temyiz sınırının üzerinde olduğunu,
b. Davalının fiili taksim iddiasının davayı uzatmak amacıyla kötüniyetle yapıldığını, dinelen davalı tanıklarının davalının birinci dereceden kayın hısımları olmaları nedeniyle tarafsız olmalarının beklenemeyeceğini,
c. Mahkemenin gerekçesi ile hüküm kısmının birbiriyle çelişkili olduğunu,
d. Harçlandırılan dava değeri üzerinden nispi vekâlet ücreti takdir edilmesi gerekirken tavzih kararında bu talebin kabul edilmediğini ileri sürerek, hükmün bozulmasını istemiştir.
2. Bölge Adliye Mahkemesinin 20.06.2025 tarihli ek kararı ile; "...davacı vekilinin gerekçeli karar ile tavzih kararına karşı temyiz dilekçesi vermiş olduğu, 30.04.2025 tarihli ilâm ile 12.06.2025 tarihli tavzih kararının kesin olarak verildiği, 6100 Sayılı HMK'nın 341. maddesinde istinaf yoluna başvurulabilen kararlar, 3 61... . maddelerinde de temyiz edilebilen ve temyiz edilemeyen kararların açıkça belirtildiği, verilen kararın kesin kararlardan olduğunun anlaşıldığı..." gerekçesiyle "...HMK'nın 366. maddesinin yollamasıyla HMK'nın 346. maddesi uyarınca davacı vekilinin 12.06.20 25... .06.2025 günlü temyiz başvuru taleplerinin reddine
..." karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde yukarıda (IV.C.1) bendinde yer alan temyiz dilekçesindeki nedenleri tekrar ederek; Bölge Adliye Mahkemesinin 20.06.2025 tarihli ek kararı ile 30.04.2025 tarihli davanın esası hakkında verilen kararın bozulmasına istemiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dava, ön alım hakkkına dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.
1. Bölge Adliye Mahkemesinin 30.04.2025 tarihli kararının, dava değerinin (taşınmaz satış bedeli ve tapu alıcı harcı toplamı) 137.700,00 TL olduğu dikkate alınarak kesin olmak üzere verildiği, davacı vekilinin bu karara karşı verdiği temyiz dilekçesinin de 20.06.2025 tarihli ek karar ile miktar yönünden reddedildiği anlaşılmıştır. Davacı vekili dava konusu taşınmazın yargılama sırasında satılması sonucu davalı payına isabet edilen bedelin 794.199,82 TL olduğunu belirtmiş, harcı bu değer üzerinden tamamlamıştır. Temyize konu olan bu değerin, 6100 sayılı Kanun’un 362/1-a maddesi uyarınca ve Bölge Adliye Mahkemesinin karar tarihi 2025 yılındaki parasal sınır olan 378.290,00 TL’nin üstünde olduğu anlaşıldığından Bölge Adliye Mahkemesinin 20.06.2025 tarihli ek kararının kaldırılması gerekmiştir.
2. Davacı vekilinin asıl hükme yönelik temyiz itirazlarına gelince; Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
3. Temyizen incelenen Bölge Adliye Mahkemesinin 30.04.2025 tarihli kararının, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere, tavzih kararının da temyiz edenin sıfatına göre usul ve kanuna uygun olmasına göre davacı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler, kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. Bu nedenle Bölge Adliye Mahkemesinin 30.04.2025 tarihli ve 2025/1156 Esas, 2025/1196 Karar sayılı kararı ile 12.06.2025 tarihli tavzih kararının onanmasına karar verilmiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1. Bölge Adliye Mahkemesince davacı vekilinin temyiz isteğinin miktar yönünden reddine dair verilen 20.06.2025 tarihli ek kararın ORTADAN KALDIRILMASINA,
2. Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesinin 30.04.2025 tarihli kararı ile 12.06.2025 tarihli tavzih kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA,
Onama harcı peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
13.10.2025 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.