Yargıtay 7. Hukuk Dairesi E.2025/3352 K.2025/4267
7. Hukuk Dairesi 2025/3352 E. , 2025/4267 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2021/20 E., 2024/518 K.
Dava, ortaklığın giderilmesi istemine ilişkindir.
1.Mahkemenin 21.06.2016 tarihli ve 2013/62 Esas, 2016/605 Karar sayılı kararı ile; "...davanın kabulü ile dava konusu 2 ve 6 parsel sayılı taşınmazlar üzerindeki ortaklığın satış yolu ile giderilmesine..." karar verilmiştir.
2. Mahkeme kararının süresi içinde davalı ... Deftardarlığı Kayyımlık Bürosu vekili ile ... Genel Müdürlüğü ... . Bölge Müdürlüğü vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Yargıtay (Kapatılan) 14. Hukuk Dairesinin 09.11.2020 tarihli ve 2017/447 Esas, 2020/7020 Karar sayılı kararı ile; "...dava konusu taşınmazlarda paydaş olan ...'e ulaşılamadığından bu paydaşın mal varlığının yönetilmesi için ... Defterdarının kayyım tayin edildiği, yargılama aşmasında ... mirasçılarının Av. ...'a verdikleri vekaletle davaya dahil olduğu, kayyımlık bürosunun davadaki taraf sıfatının bu nedenle sona erdiğinin anlaşılmasına karşın davada temsilci olarak gösterilmeye devam edilmesinin doğru görülmediği... kabule göre de hükümde satış bedelinin paydaşlara ve mirasçılara ödenmesine karar verilmesi gerekirken ... payının kayyıma ödenmesine karar verilmesinin yerinde olmadığı..." gerekçesiyle mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir.
3. Mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılama sonucunda, yukarıda karar başlığında yer verilen 25.04.2024 tarihli ve 2021/20 Esas, 2024/518 Karar sayılı karar ile; "..davanın kabulü ile dava konusu 2 ve 6 parsel sayılı taşınmazlar üzerindeki ortaklığın taşınmazların aynen taksimi kabil olmadığından aleni satış yolu ile giderilmesine, satış bedelinin tapu kaydındaki ve veraset ilâmındaki payları oranında taraflar arasında paylaştırılmasına..." karar verilmiştir.
4.Yargıtay (Kapatılan) 14. Hukuk Dairesinin 09.11.2020 tarihli ve 2017/447 Esas, 2020/7020 Karar sayılı kararında, dava konusu taşınmazlarda paydaş olan ve kendilerine ulaşılamayan ... mirasçılarının davaya dâhil olmaları sonucu kayyımlık bürosunun davadaki taraf sıfatının sona erdiği ve bu nedenle davada temsilci olarak gösterilmeye devam edilmesinin doğru olmadığı belirtilmiştir. Bu durumda, kayyımlık bürosunun taraf sıfatı kalmadığı anlaşıldığından temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekmiştir.
KARAR
Açıklanan sebeple;
İstanbul Deftardarlığı Kayyımlık Bürosu vekilinin temyiz dilekçesinin REDDİNE,
Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde ilgiliye iadesine,
1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 440/III-2 bendi gereğince ilâma karşı karar düzeltme yolu kapalı bulunduğuna,
Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,
13.10.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.