Yargıtay 7. Hukuk Dairesi E.2024/5032 K.2025/4126
7. Hukuk Dairesi 2024/5032 E. , 2025/4126 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 24. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2023/456 E., 2024/1538 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Nazilli 1. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2016/40 E., 2021/68 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacılar vekili dava dilekçesinde; miras bırakın ...'ın 07.02.2015 tarihinde vefat ettiğini, geriye mirasçıları ..., ... ve ...'ın kaldığını, murisin terekesine dâhil olan ancak murisin sağlığında oğlu ...'ın oğlu davalı ...'a miras hissesine mahsuben 10.12.2010 tarihinde bağış yolu ile kuruluş sermayesi olarak devrettiğini, 5814 parselde kayıtlı 7800 m² alanlı tarla vasıflı, üzerinde 5800 m² alanlı fabrika binası bulunduğu gayrimenkulün mirasta denkleştirme hükümleri uyarınca tereke hesabında dikkate alınması gerektiğini, yine murisin sağlığında verdiği vekâletname ile torunu davalı ... tarafından ...'a 02.07.2014 tarihinde satış yolu ile devrettiği ve satış bedeli ile oğlu davalı ...'ın ve diğer davalı ile birlikte işlettiği şirketi ticari borçlarını ödediğini, murisin saklı payı ihlal kastı ile hareket ettiğini belirterek taşınmazların mirasta denkleştirme kuralları uyarınca terekeye iadesini, mahkeme aksi kanaatte ise tenkisine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalılar vekili cevap dilekçesinde; davalılardan ...'ın eşi ve ...'ın annesi henüz ... 5 yaşındayken vefat ettiğini, ...'ı babaannesi muris ... büyüttüğünü, öldüğü güne kadar da ... davalılar ile birlikte oturduğunu, davacının beyanlarının gerçeği yansıtmadığını, ispat yükünün davacılarda olduğunu, denkleştirme ve tenkisin şartlarının oluşmadığını belirterek davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile yapılan yargılama, tarafların beyanları, tanık beyanları, bilirkişi raporları, tapu kayıtları ve tüm dosya kapsamına göre; tarafların kardeş oldukları, murisin kendine ait dava konusu 5814 parsel (Yeni 6 32... parsel) sayılı taşınmazı 10.12.2010 tarihinde tapuda resmî senet ile torunu olan davalı ...'a hibe ettiği, 2 parsel sayılı taşınmazı 02.07.2014 tarihinde sağlığında torunu ...'e verdiği vekâletname ile dava dışı ...'a 13.866,67 TL bedelle sattığı, murisin 07.02.2015 tarihinde vefat ettiği, davalılardan ...'ın eşi ve ...'ın annesinin vefat ettiği, Muris ...'ın torunu ...'i büyüttüğü ve birlikte yaşadıkları, davalı ... büyüyünce murise baktığı, bakım masraflarının davalılar tarafından karşılandığı, murisin diğer çocukları ile herhangi bir husumetinin veya küslüğünün bulunmadığı, buna göre bağış işleminin davacıların saklı paylarına tecavüz amacı ile yapılmadığı, bazı tanık beyanlarından murisin sağlığında torununa minnet duygusu ile bazı yerler bırakacağını belirttiği, dava konusu taşınmaz dışında mirasçılarına intikal eden birçok taşınmazının bulunduğu, miras bırakanın gerçek amaç ve iradesinin mirasçılardan mal kaçırmak olmadığı, tenkis istemli olarak açılan dava yönünden yapılan değerlendirmede; yapılan kazandırmanın karşılıksız olmayıp minnet duygusu ile yapıldığı, karşılıksız kazandırma niteliğinde olmayan bu tasarrufun tenkise tâbi olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacılar vekili temyiz dilekçesinde özetle;
1. Dava konusu tarla vasıflı ve üzerinde fabrika bulunan 5814 parselin davalı ...’ın borçları nedeniyle oğlu ...’a kalması planlanarak torunu davalı Muharreme bağış yolu ile devredildiğini, 4721 sayılı Türk Medeni Kanununun 669. maddesine göre kuruluş sermayesi vermek, borçtan kurtarmak ve benzeri davranışların karine olarak denkleştirmeye tâbi olduğunun kabul edildiğini, tapu resmî senedindeki matbu "kayıtsız, şartsız, bedelsiz" ifadesinin yer almasının 4721 sayılı Kanunun 669/2 hükmündeki terekeye iade kastının olmadığı olarak değerlendirmesinin usul, yasa ve hakkaniyete aykırı olduğunu,
2. Dava konusu tarla vasıflı 1 80... parselin tapuda vekâletname ile yine torun ... tarafından ...’a satılarak satış bedelinin davalı ...’ın icra taahhüdü verdiği borçlarının ve şirket borçlarının ödenmesinde kullanıldığını, 4721 sayılı Kanunun 669/2 hükmüne göre mirasta denkleştirmeye tâbi olduğunu, buradaki amacın oğlu ve torununu borçtan kurtarmak olduğunu, tanık olarak dinlenen ve taşınmazı satın alan ...’ın beyanına göre ...’ın borcu nedeniyle murisin taşınmazı satmak istediğini söylediğini, davalıların satış bedelini asile teslim ettiğini ispat edemediğinden, bu işlemde vekil olarak kabul edilmesinin mümkün olmadığını, cevap dilekçesinde ikrar edildiğini,
3. Denkleştirme talebinin kabul görmemesi hâlinde terditli olarak müvekkilinin saklı payı oranında tenkisine karar verilmesi gerektiğini, somut olayda hem mutlak tenkis nedenlerinin bulunduğu hem de miras bırakanın saklı payı ihlal kastı ile hareket ettiğini, yapılan işlemin tenkise tâbi olduğunu ve davalıların iyiniyetli olmadığını ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.
B.Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, mirasta denkleştirme, olmazsa tenkis istemine ilişkindir.
Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacılar vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanunun 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA,
Fazla yatırılan temyiz karar harcının yatırana iadesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
07.10.2025 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.