Yargıtay 7. Hukuk Dairesi E.2024/3726 K.2025/4134

🏛️ 7. Hukuk Dairesi 📁 E. 2024/3726 📋 K. 2025/4134 📅 07.10.2025

7. Hukuk Dairesi         2024/3726 E.  ,  2025/4134 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Adana Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi
SAYISI: 2023/1743 E., 2024/1123 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ: Mersin 6. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI: 2020/170 E., 2023/75 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından duruşma istemli temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 07.10.2025 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir.
Belli edilen günde temyiz eden davacı vekili Avukat ... ile diğer taraftan davalı ... vekili Avukat ... geldiler. Başka gelen olmadı. Açık duruşmaya başlandı. Gelenlerin sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra açık duruşmanın bittiği bildirildi. İş karara bırakıldı. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; 3 46... parsel sayılı taşınmaz üzerinde 3/8 oranında pay sahibi olduğunu, taşınmaz üzerinde 13/24 oranında hissesi bulunan ... 'ın hissesini 620.000,00 TL bedel karşılığında davalı ...'e sattığını, aynı taşınmaz üzerinde 1/12 oranında hissesi bulunan ... nin hissesinin tamamını 3.000,00 TL bedel karşılığında diğer davalı ...'a sattığını, davalı ...'ün bedelde muvazaa yaptığını, satış bedelinin gerçek değerinden oldukça fazla gösterdiğini belirterek ön alım hakkı nedeniyle davalılar paylarının iptali ile davacı adına tapuya tesciline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; dava konusu taşınmazda fiili taksim bulunduğunu, bedelde muvazaa iddiasının doğru olmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
2. Davalı ... davaya cevap vermemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu taşınmazda davalı ... yönünden fiili taksim bulunduğu gerekçesiyle davanın reddine, davalı ... yönünden şartları oluşan davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine; dava konusu taşınmazda taksim yapılıp yapılmadığı hususunda uyuşmazlık bulunduğu, davacı ...'in eşi olan ...'in hissesini satın alarak malik olduğu, ...'nın kullandığı fen bilirkişi raporunda B harfi ile gösterilen şeftali bahçesi niteliğindeki taşınmaz kısmını kullanmaya devam ettiği, diğer davalı ...'ün ise A harfi ile gösterilen daha önce ... tarafından kullanılmakta olan kapalı serayı kullanmaya devam ettiği, ... ve ... tarafından taşınmazın ayrı ayrı kullanımına ilişkin taksimin bulunduğu, daha sonra devralanlar tarafından da taksim olgusuna uygun şekilde kullanıldığı, İlk Derece Mahkemesince bu hususta yapılan değerlendirme sonucunda davalı ... yönünden şartları oluşmadığından davanın reddine ilişkin verilen kararın usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde; davalı ... için fiilen kullandığı bir yerin varlığından bahsedilmesinin mümkün olmadığını, davalı tanıklarının taşınmaza 1 yıl önce sebze ektiğini beyan ettiğini, davalı ...'in 27.12.2018 tarihinde dava konusu hisseyi alacağını kurtarmak maksadıyla satın aldığını, işbu davanın 13.08.2020 tarihinde açıldığını, davalı ...'in hissesini dava açılana kadar hiç kullanmadığını, dava açıldıktan sonra ise fiili taksim iddiasına sığınmak için göstermelik olarak söz konusu taşınmazı kullandığını, davalı ...'e yapılan devirde devir bedelinin tapuda fahiş şekilde yüksek gösterildiğini, bilirkişi raporuna itirazlarının da değerlendirilmediğini belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, ön alım hakkına dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.
Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Yargıtay duruşma vekâlet ücreti 28.000,00 TL'nin davacıdan alınarak davalı ...'e verilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
07.10.2025 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.