Yargıtay 7. Hukuk Dairesi E.2024/5178 K.2025/4128
7. Hukuk Dairesi 2024/5178 E. , 2025/4128 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/1509 E., 2024/1626 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Çanakkale 2. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2017/143 E., 2021/204 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin annesi ...'ın 12.12.2016 tarihinde vefat ettiğini, 34... parsel (değişiklikle 59 parsel) 5 No.lu mesken niteliğindeki taşınmazını ölünceye kadar bakma akti ile davalıya bıraktığını, müteveffanın uzun süredir alzheimer hastası olduğunu, davalının yaklaşık olarak 2011 senesinde müvekkilinin annesine bakmaya başladığını, yapılan ölünceye kadar bakma sözleşmesinden veya vasiyetnameden ne vekil edenin ne de başka akrabalarının haberi olmadan saklanarak yapıldığını, bu durumun davalının niyetini açıkça ortaya koyduğunu, ayrıca bir diğer iptal sebebinin de "tasarrufun yanılma, aldatma, korkutma ve zorlama sonucunda yapılmış olması" hâli olduğunu, davalının muris ile beraber yaşadığı ve ona baktığı dönemde murisin bakımı karşılığında murisin emekli maaşının tamamını aldığını, bakım karşılığı zaten ücretini almakta olan davalı adına ayrıca ölünceye kadar bakma akti ile taşınmaz verilmesine lüzum bulunmadığını, murisin 21.09.2012 tarihinde davalı lehine ölünceye kadar bakma akti ile temlik işlemini yaptığını, bundan birkaç gün sonra da 26.09.2012 tarihinde ... . Noterliğinin ... yevmiye numaralı işlemi ile davalı lehine düzenleme şeklinde vasiyetname tanzim ettiğini, yine aynı vasiyetname ile daha önce düzenlemiş olduğu vasiyetnamelerden döndüğünü, muvazaalı olarak müvekkilinden mal kaçırma kastı ile yapılan usulsüz işlem sebebiyle murisin tek mirasçısı olan müvekkilinin miras dışı bırakılmaya çalışıldığını belirterek 26.09.2012 tarihli vasiyetnamenin iptalini, bunun mümkün olmaması hâlinde müvekkilinin saklı payı oranında aynen tenkisini, bu da mümkün olmazsa nakden tenkisini ve bu bedel için murisin ölüm tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesini, ölünceye kadar bakma akti sebebiyle temlik işleminin iptalini, bunun mümkün olmaması hâlinde vekil edenin saklı payı oranında aynen tenkisini, bunun da mümkün olmaması halinde nakden tenkisini ve bu bedel için ölüm tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin 2011 yılında müteveffanın yalnız yaşadığını görmesi üzerine yardımcı olmaya başladığını, daha sonra 2012 yılında müteveffanın müvekkilinin evine taşındığını, vefatına kadar onun evinde yaşadığını ve müvekkili tarafından tüm bakımının üstlenildiğini, müteveffanın 21.09.2012 tarihinde hür iradesi taşınmazı ölünceye kadar bakma akdi ile müvekkiline devrettiğini, akabinde vasiyetnameyi düzenlediğini, müteveffanın sözleşmesinin yapıldığı tarihte 87 yaşında olması dolayısıyla bazı ihtiyaçlarını kendi başına karşılayamadığını ve bakıma muhtaç konumda olduğunu, davacının hiçbir şekilde yardımcı olmadığını, müteveffanın akıl sağlığının ve fiil ehliyetinin yerinde olduğunu, ölünceye kadar bakma akdinin ivazlı akitlerden olduğunu, mutlak olarak tenkise tabi olmadığını belirterek davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile muris tarafından vasiyetnamenin ve hemen sonrasında ölünceye kadar bakım sözleşmesinin yapıldığı, davacı iddiasına yönelik alınan Adli Tıp Kurumu raporunda murisin fiil ehliyetinin bulunduğunun anlaşıldığı, davalı tarafça bildirilen tanıkların murisin bakım ve gözetimi ile davalının ilgilendiğini beyan ettikleri, davacı tanıklarının dahi bu hususu doğruladığı, davacı oğulun ise annesinin bakımı ile ilgilenmediğinin anlaşıldığı, bir kişinin maddi geliri olsa bile akit tarihinde bakıma muhtaç olmasa bile gelecekte ortaya çıkacak bakım ihtiyacı nedeniyle ölünceye kadar bakım akdi düzenleyebileceği, mevcut durumda da davalının muris ile ilgilendiği, 5 yıl birlikte kaldıkları, davacı oğul ve torunların rutin ziyaretler dışında ilgilenmedikleri, yaşlı ve hasta olan murisin tek malvarlığını kendisine bakılması karşılığında, kendisine bakacağına inandığı birine bırakmak istemesinin de bu amaca yönelik olduğu anlaşıldığından, davacının mal kaçırmak nedeni ile ölünceye kadar bakım sözleşmesinin imzalandığını ispat edemediği değerlendirildiğinde davacının tapu iptali ve tescil talebinin reddine, davacının tenkis talebinin değerlendirilmesinde, yapılan akdin ivazlı akit olduğu, bu nedenle bağış niteliğinde olmadığı, ivazlı akitlerin tenkise konu edilemeyeceği gerekçesiyle tenkis talebinin reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ve davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; dosya kapsamındaki tedavi evraklarından anlaşıldığı üzere murisin alzehimer, demans gibi tanılarla tedavi gördüğü, bu hâldeki bir kişinin başkasının telkin ve kandırması ile hareket edebileceğini, Adli Tıp Kurumu raporuna itiraz etmelerine rağmen Mahkemece dikkate alınmadığını, murisin elindeki tek varlığı olan dairesini davalıya verdiğini, tüm mal varlığına oranla makul seviyenin aşıldığını, davalının muris ile beraber yaşadığı ve ona baktığı dönem zarfında murisin bakımı karşılığında murisin emekli maaşının tamamını aldığı gibi 2012-2013 yıllarında tanıklardan ...'in de hissedarı olduğu ve kendisininde belirttiği taşınmazı satarak buradan edindiği 75.000,00 TL ile bankada bulunan yaklaşık 30.000,00 TL parasını çekerek davalıya ... marka otomatik vites bir araba satın aldığını, sadece bu arabanın değerinin dâhi davalının murise bakım karşılığı aldığı ya da alması gerektiği meblağın çok üstünde olup murisin tüm malvarlığını gerek kendisine araba alarak, gerek maaşını vererek gerekse ölünceye kadar bakma akti yaparak davalıya verdiğini, müvekkilini saklı payından dahi mahrum bıraktığını ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.
B.Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, ölünceye kadar bakma sözleşmesi ile davalıya devredilen taşınmaz tapu kaydının iptali, taşınmazın davalıya bırakılmasına ilişkin vasiyetnamenin iptali, olmadığı takdirde tenkis istemine ilişkindir.
Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanunun 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
07.10.2025 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.