Yargıtay 7. Hukuk Dairesi E.2025/451 K.2025/4129
7. Hukuk Dairesi 2025/451 E. , 2025/4129 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2021/2039 E., 2022/2015 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Denizli 3. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2019/761 E., 2021/317 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı Hazine vekili, temlik alan davacı-birleştirilen davada davalı vekili ve davalı-birleştirilen davada davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
1. Asıl davada davacı Hazine vekili dava dilekçesinde; Denizli 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 26.01.2011 tarihinde kesinleşmiş olan 1996/714 Esas ve 1998/1037 Karar sayılı kararı ile dava konusu 2278 parsel sayılı taşınmazın dere yatağı olması nedeniyle davalı ... adına olan tapusunun iptali ile tapu kütüğünden terkinine karar verildiğini, taşınmazın Devletin hüküm ve tasarrufu altında olduğunu, özel mülkiyete konu edilemeyeceğini, dava konusu taşınmazın üzerindeki bina ve eklentileri ile birlikte davalı ... tarafından diğer davalı ... Otomotiv Ticaret ve Sanayi A.Ş.’ye 21.07.2004 tarihinde kiraya verildiğini belirterek el atmanın önlenmesini ve yapıların kâl’ini talep etmiştir.
2. Birleştirilen 5. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2019/524 Esas ve 2019/119 Karar sayılı dosyasında davacı ... vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin 2278 parseli 15.10.1993 tarihinde kardeşi ... 'dan satın aldığını, satım işleminden önce ... Belediyesinden inşaat ruhsatı alınarak bina yapıldığını ve kullanma izninin de alındığını; ancak Mahkeme kararıyla tapu kaydının terkin edildiğini, daha sonra 7 83... parsel yapılarak arsa vasfı ile Hazine adına tescil edildiği, müvekkilinin binasının değerinin arsa değerinden açıkça fazla olması nedeniyle binasının bulunduğu 7 83... parselde bulunan taşınmazı almak için Milli Emlak Müdürlüğüne başvuruda bulunduğunu ve fakat sonuç alamadığını belirterek temliken tescil talep etmiştir.
II. CEVAP
1. Davalı ... Motorlu Araçlar A.Ş. vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin diğer davalı mülk sahibi ... ile kira sözleşmesi yaparak dava konusu taşınmazı kiraladığını, müvekkilinin dava konusu taşınmazın üzerinde olan çekişmeyi bilmediği gibi bilmek zorunda da olmadığını, müvekkiline husumet yöneltilemeyeceğini, dava dilekçesinin müvekkiline tebliğ edilmesi üzerine çekişmeyi öğrendiğini ve bu tarihten sonra taşınmazı boşalttığını belirterek davanın öncelikle husumet yokluğundan, aksi halde davanın konusuz kalması nedeniyle reddini istemiş, yargılama giderleri ile vekalet ücretinden sorumlu tutulmamasına karar verilmesini talep etmiştir.
2. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; ... Belediyesince bu alanda 3194 sayılı İmar Kanununun 18. maddesi uyarınca düzenleme yapılacağını ve taşınmazın bulunduğu arsanın Maliye Hazinesinin özel mülkiyetine verileceğini, tapulama işlemi gerçekleştirildikten sonra müvekkilinin taşınmazı satın almak üzere talepte bulunacağını ve satın alacağını, bu durumda davanın konusuz kalacağını, Mahkemece bu durumlar araştırıldıktan sonra karar verilmesi gerektiğini, müvekkilinin taşınmazı iyi niyetle satın aldığını belirterek davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu taşınmazın ilk başta 2278 parsel olarak tapuda kayıtlı olduğu, taşınmazın dere yatağında kalması sebebiyle ... tarafından açılan dava sonunda taşınmazın ... adına olan tapu kaydının iptaline ve tapunun terkinine karar verildiği, daha sonra dava dışı ... Belediyesi'in 15.02.2006 tarih ve 2006/18 sayılı encümen kararı ile taşınmazın 2439 parsel olarak ... adına tescil edildiği, daha sonra yapılan imar uygulaması sonunda dava konusu taşınmazın 7 83... parsele dönüştüğü, davaya konu taşınmazın üzerindeki binanın yapımına 1989 yılında başlandığı, 24.04.1991 tarihinde bina inşaatının kaçak olduğuna dair resmi tutanak tanzim edildiği, taşınmazın belirtilen tarihte taşkın olan kısmının o tarih itibarıyla ... ve önceki malik adına kayıtlı olmadığı, yani bina inşaatının inşaat ruhsatı alınmaksızın dere yatağına da taşırmak suretiyle yapıldığı, inşaat için 17.06.1992 tarihinde yapı ruhsatının düzenlendiği, bina inşaatının yapımına başlandığı tarih itibarıyla binada hak iddia eden ...'ın iyi niyetli olduğunu kabule imkan bulunmadığı, Mahkemece verilen ilk karar tarihinden sonra davaya konu taşınmazın 4706 sayılı Kanunun 5. maddesi uyarınca 27.12.2018 tarihinde hak sahibine devredilmek üzere ... tarafından ... Belediyesine 3 yıllığına bedelsiz ve süreli olarak devredildiği, devralan Belediye tarafından taşınmazın rayiç değerinin 1.330.000,00 TL olarak belirlendiği, ...'a taşınmazın bu bedel üzerinden devredilebileceğinin tebliğ edildiği, fakat ... tarafından belirlenen bedel ödenmediğinden tapunun vatandaşa devredilemediğinin anlaşıldığı, davacı ... Hazinesinin tapu kaydından kaynaklanan ayni hakkına istinaden davaya konu taşınmaza yönelik davalıların haksız el atmasının önlenmesi ve taşınmaz üzerindeki yapı ve eklentilerin kâl'ini talep etmekte haklı olduğu, davalı Şirketin dava dilekçesinin tebliğinden kısa bir süre sonra dava konusu taşınmazı tahliye ettiği anlaşıldığından asıl davada davalı ... Motorlu Araçlar Tic. ve San. A.Ş. aleyhinde açılan dava konusuz kaldığı, davalı Şirketin kiracı sıfatını taşıdığı ve davaya konusu taşınmazın çekişmeli olduğunu bilebilecek konumda olmadığı, dava açıldıktan makul bir süre sonra taşınmazı tahliye ettiği de gözönüne alındığında asıl davada davalı Şirketin yargılama giderleri ile sorumlu tutulmaması gerektiği, birleştirilen dava yönünden yapılan değerlendirmede; bilindiği üzere 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 114/1-i hükmünde aynı davanın, daha önceden kesin hükme bağlanmamış olmasının dava şartları arasında sayıldığı; 6100 sayılı Kanun'un 303. maddesindeki düzenlemeye göre kesin hükmün, tarafların külli halefleri hakkında da geçerli olduğunun düzenlendiği, eldeki davada dava konusu taşınmazın tapusunu dava tarihinden sonra devralan ... Belediyesi ile devreden ... arasında halefiyet ilişkisi bulunduğu; Denizli 3. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2008/369 Esas ve 2013/504 Karar sayılı dosyasından verilen ve Yargıtay incelemesinden geçerek kesinleşen kararın birleştirilen dava yönünden kesin hüküm niteliğinde olduğu, zira söz konusu davada da davacı ...'ın ... aleyhinde açtığı davada temliken tescil talebinde bulunduğu, her iki davanın taraflarının aynı olduğu, dava konusu edilen taşınmazın da aynı olduğu gerekçesiyle asıl davada davalı ... Motorlu Araçlar A.Ş. aleyhinde açılan dava konusuz kaldığından davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına, davalı ... aleyhinde açılan davanın kabulü ile davaya konu 7 83... parsel sayılı taşınmaza davalı ...'ın müdahalesinin men'i ile dava konusu taşınmaz üzerindeki yapı ve eklentilerin kâl'ine, birleştirilen davanın 6100 sayılı Kanun'un 114/1-i ve 115/2. maddeleri gereği kesin hüküm nedeniyle usulden reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı Hazine vekili ve davalı-birleştirilen davada davacı ... vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı Hazine vekilinin istinaf başvurusunun 610 sayılı Kanun'un 352. maddesi uyarınca süreden reddine, davalı-birleştirilen davada davacı ... vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
1. Davacı Hazine vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf başvurusu süreden reddedilmiş ise de davalının istinaf dilekçesi 22.06.2021’de tebliğ edildiğinden katılma yoluyla istinaf edildiğini, davanın açıldığı tarihte davalı Şirketin taşınmaza el attığının sabit olduğunu, her davanın açıldığı tarihteki şartlara göre değerlendirilmesi gerektiğini, Şirket yönünden karar verilmesine yer olmadığına ilişkin karar verilmesinin hatalı olduğunu ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.
2. Temlik alan davacı ... vekili temyiz dilekçesinde özetle; davanın açıldığı tarihte davalı Şirketin taşınmaza el attığının sabit olduğunu, her davanın açıldığı tarihteki şartlara göre değerlendirilmesi gerektiğini, Şirket yönünden karar verilmesine yer olmadığına ilişkin karar verilmesinin hatalı olduğunu ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.
3. Asıl davada davalı-birleştirilen davada davacı ... vekili temyiz dilekçesinde özetle;
a. Asıl davada; davaya konu inşaatın yapımına 17.06.1989 tarihinde ... Belediyesinden alınan inşaat ruhsatına istinaden başlandığını, 17.06.1992 tarihinde yapı ruhsatı alındığını, 16.07.1992 tarihinde yapı kullanma izin belgesi alınarak idari sürecin tamamlandığını, başlangıçta şimdiki malik Belediyenin inşaata açık rızasının olduğunu, dolayısıyla 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 722/3 hükmü uyarınca men'i müdahale ve inşaatın kâl'i davaları için ilk temel şart olan "İnşaatın arsa sahibinin rızası olmadan yapılmış olması" şartının gerçekleşmediğini, "İnşaatın kal'inin aşırı zarara neden olmaması" şartının da oluşmadığını, buradaki temel şarttan kastedilen inşaatın yıkılma maliyeti olmadığını,
b. Müvekkilinin kardeşi ... ’un Belediyenin vaadi ile iyiniyetle inşaata başladığını, Belediyenin de vaadine uygun bir şekilde taşınmazı ... 'a satarak ruhsat verdiğini, yapı değerinin arazi değerinden fazla olduğunu 6100 sayılı Kanun'un 724. maddesi şartlarının oluştuğunu ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, asıl davada, Devletin hüküm ve tasarrufu altında olan yere el atmanın önlenmesi ve kâl, birleştirilen davada 4721 sayılı Kanun'un 724. maddesi gereğince temliken tescil istemine ilişkindir.
Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanunun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı Hazine vekili ve davalı-birleştirilen davada davacı ... vekili tarafından temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanunun 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden Belediye ve davalı-birleştirilen davada davacı ...'a yükletilmesine, Harçlar Kanunu'nun 13/j maddesi gereğince Hazine harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
07.10.2025 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.