Yargıtay 7. Hukuk Dairesi E.2025/82 K.2025/3906
7. Hukuk Dairesi 2025/82 E. , 2025/3906 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi
EK KARAR TARİHİ : 15.11.2024
İLK DERECE MAHKEMESİ : Gebze 4. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2019/182 E., 2023/103 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekillerince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkillerinin murisi babalarının davalı ... ile ikinci evliliğini yaptıktan sonra, 16.06.2000 tarihli 13522 yevmiye numaralı vasiyetnameyi düzenlediğini, vasiyetname uyarınca 1580 ada 24 parsel sayılı taşınmazını murisin davalı oğlu ...’a reşit olduğunda devredilmek şartıyla eşi ...’ye bıraktığını, söz konusu vasiyetnamenin müvekkillerinden mal kaçırmak amacıyla muvaazalı olarak düzenlendiğini, vasiyetnamenin şartlı vasiyet olduğunu, bu şartın süresi içinde yerine getirilmediğini ileri sürerek vasiyetnamenin iptaline ve taşınmazın terekeye iadesine, taşınmazın miras bütününe göre denkleştirilerek, hesaplanacak hisse bedellerinin mirasçıların hisseleri oranında tapuda tescil edilmesine, bunun mümkün olmaması hâlinde saklı paylarına tekabül eden hisseleri oranında tapuda tescil edilmesine, bunun da mümkün olmaması hâlinde fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile müvekkillerinin uğradıkları zararların (inşaat yapılması hâlinde ve daire sahibi olmaları hâlinde uğradıkları kira kayıpları) şimdilik 1.000,00 TL sinin davalılardan tahsilini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
Davalılar cevap dilekçesi sunmamıştır.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "davacı tarafça mirasçılardan mal kaçırma kastı ile vasiyetnamenin düzenlendiği ileri sürülerek vasiyetnamenin iptali talep edilmişse de 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 557. maddesinde iptal sebeplerinin sınırlı olarak sayıldığı, bu sebepler arasında mirastan mal kaçırma durumunun olmadığı, vasiyetnamenin şeklinin ve murisin tasarruf ehliyetinin olup olmadığı ve murisin irade sakatlığına maruz kalıp kalmadığının incelemeye konu olabileceği, davacı tarafın bu şekilde bir iddiasının olmaması nedeniyle davacıların; mirastan mal kaçırma kastı ile yapıldığı iddia edilen vasiyetnamenin iptali talebinde bulunmalarının yerinde olmadığının anlaşıldığı, davacı tarafın esas talebi olan vasiyetnamenin iptali talebi yerinde görülmediğinden esas talebe bağlı diğer taleplerin de yerinde olmadığı" gerekçesiyle davacının tüm taleplerine yönelik davasının reddine karar verilerek, davalılar lehine nispi vekâlet ücreti takdir etmiştir.
IV. İSTİNAF
1. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "Gebze Sulh Hukuk Mahkemesinin 2007/329 Esas sayılı vasiyetnamenin açılması dosyasının karar tarihinin 16.04.2009 olduğu ve davacıların açtıkları vasiyetnamenin iptaline ilişkin eldeki davanın 08.08.2019 tarihinde açıldığı, eldeki dava tarihi itibari ile vasiyetnamenin iptali ve tenkis davası açmak için 4721 sayılı Kanun'un 559. ve 571. maddelerinde düzenlenen bir ve on yıllık hak düşürücü sürelerin geçmiş olduğu, davaya konu tasarrufun ölüme bağlı tasarruf olduğu ve ölüme bağlı tasarruflarla yapılan kazandırmaların denkleştirmeye tâbi olamayacakları, İlk Derece Mahkemesince vasiyetnamenin iptali ve tenkis talebinin hak düşürücü süre nedeniyle reddine karar verilmesi gerekirken, işin esasına geçilerek vasiyetnamenin iptali talebi yerinde görülmediğinden bahisle tenkis talebinin ise gerekçesiz olarak reddine karar verilmesinin hatalı görüldüğü" gerekçesiyle ilk derece mahkemesi hükmü kaldırılarak, yeniden hüküm tesis edilmiştir.
" a. Davacıların vasiyetnamenin iptali ve tenkis taleplerinin hak düşürücü sürenin geçmiş olması nedeniyle usulden reddine,
b. Davacıların denkleştirme ve kazanç kaybı taleplerinin reddine, karar verilerek istinaf kanun yolu incelemesi duruşmalı olarak yapılmadığı gerekçesiyle tarafların lehine veya aleyhine "vekâlet ücreti" takdirine yer olmadığına karar verilmiştir.
2. Davalılar vekili tavzih dilekçesinde; davanın reddine karar verilmiş olmasına rağmen lehlerine vekâlet ücreti takdir edilmediğini, vekâlet ücreti takdiri ile hükmün düzeltilmesini talep etmiştir.
3. Bölge Adliye Mahkemesi 15.11.2024 tarihli ek kararı ile; davalılar vekilinin Dairenin 2023/1235 Esas, 2024/1270 Karar sayılı kararına yönelik talebinin 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 305/A maddesi uyarınca kabulü ile;
Hükmün 1/E bendinden sonra gelmek üzere “Davalıların kendilerini vekille temsil ettirdikleri anlaşıldığından usulden reddine karar verilen talepler yönünden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 7/2 hükmü uyarınca hesaplanan ve takdir edilen 17.900,00 TL vekâlet ücretinin, esastan reddine karar verilen talepler yönünden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 13/2 hükmü uyarınca hesaplanan ve takdir edilen 1.000,00 TL vekâlet ücretinin davacılardan alınarak davalılara verilmesine” maddesi eklenerek hükmün tamamlanmasına karar vermiştir.
V. TEMYİZ
A.Temyiz Sebepleri
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili ve Bölge Adliye Mahkemesinin 15.11.2024 tarihli ek kararına karşı davalılar vekili temyiz isteminde bulunmuşlardır.
1. Davacılar vekili temyiz dilekçesinde;
a. Vasiyetnamenin şartlı olarak düzenlendiğini,
b. Mirastan mal kaçırmak amacıyla muvaazalı olarak vasiyetname düzenlendiğini, burada zamanaşımı süresinin işlemeyeceğini,
c. İstanbul Anadolu 17. Aile Mahkemesinde 2022/978 Esas sayılı dosya ile DNA tespiti için dava açıldığını, söz konusu davanın bekletici mesele yapılması gerektiğini beyan etmiştir.
2. Davalılar vekili temyiz dilekçesinde;
a. Mahkemece nispi vekâlet ücretine hükmedilmesi gerektiğini,
b. Nispi vekâlet ücretine hükmedilmese dâhi maktu vekâlet ücreti olan 30.000,00 TL'ye hükmedilmesi gerektiğini, ek kararda 17.900,00 TL vekâlet ücretine hükmedildiğini beyan etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, vasiyetnamenin iptali, tenkis, denkleştirme ve tazminat istemlerine ilişkindir.
Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen asıl karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup; 15.11.2024 tarihli ek kararda ise tavzih ile hükmün değiştirilemeyeceği ancak aleyhe temyiz talebi bulunmadığı anlaşıldığından taraf vekillerinin ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının ve 15.11.2024 tarihli ek kararın 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edenlere yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
29.09.2025 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.