Yargıtay 7. Hukuk Dairesi E.2025/3459 K.2025/3879
7. Hukuk Dairesi 2025/3459 E. , 2025/3879 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2024/298 E., 2025/79 K.
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar mirasçı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili, ... Noteri ...’ın huzurunda düzenlenen 30.12.2003 tarihli vasiyetnamenin açılıp okunmasını ve terekede gerekli önlemlerin alınmasına karar verilmesini talep etmiş, 26.06.2019 tarihli celsede davanın tanıma tenfiz davası olarak ıslah ettiğini bildirmiştir.
II. CEVAP
Mirasçılar ... ve ... vekili duruşmalardaki beyanlarında; davanın vasiyetnamenin açılması şeklinde açıldığını, ancak duruşmada tenfiz davası olduğunun bildirildiğini, bunu kabul etmediklerini, vasiyetnamenin iptali davası açacaklarını, murisin yerleşim yeri olmaması sebebiyle mal varlığının bulunduğu yer mahkemesinin yetkili olduğunu savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 26.11.2020 tarihli kararıyla; davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı mirasçı ... vekili istinaf başvurusunda bulunmuş, Bölge Adliye Mahkemesinin 21.05.2021 tarihli kararıyla istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Özel Daire Bozma Kararı
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı mirasçı ... vekili temyiz isteminde bulunmuş, Dairemizin 03.11.2022 tarihli kararı ile tanıması istenen yabancı kararın açılış protokolüne ilişkin olduğu, bir mahkeme kararı olmadığı, tanıma ve tenfizin ön koşullarından biri olan yabancı kararın verildiği devlet hukukunca kesinleşmiş olması şartını da ihtiva etmediği, bu nedenle davanın reddine karar verilmesi gerektiği belirtilerek, Bölge Adliye Mahkemesi kararının ortadan kaldırılmasına, İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
B. İlk Derece Mahkemesinin Direnme Kararı
İlk Derece Mahkemesinin 12.04.2023 tarihli kararı ile önceki kararda yer alan gerekçenin yanında, Almanya mahkemesinin "bu bir mahkeme kararı değildir" şeklindeki tespitini taraflar arasındaki nizalı bir işe dair karar olmadığı şeklinde kabul etmek gerektiği, vasiyetnamenin açılıp okunduğunun tespitine ilişkin mahkeme kararının niza içermemesine rağmen dış dünyada bir etki yaratabilmesi için yapılması zorunlu bir mahkeme kararı olmakla ihtilafsız mahkeme kararlarının MÖHUK 50. maddesinde ön şart olarak belirtilen "kesinleşmiş ilam"ın istisnası olduğu gerekçesiyle direnme kararı verilmiştir.
C. Hukuk Genel Kurulu Bozma Kararı
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen direnme kararına karşı süresi içinde mirasçı ... vekili temyiz isteminde bulunmuş, Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 06.11.2024 tarihli kararı ile Hukuk Genel Kurulunca da benimsenen Özel Daire bozma kararına uyulması gerekirken önceki hükümde direnilmesinin doğru olmadığı belirtilerek direnme kararının bozulmasına karar verilmiştir.
D. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Mahkemece verilen direnme kararı üzerine Hukuk Genel Kurulunun Özel Daire bozma kararında gösterilen nedenlerle önceki kararda direnilmesine ilişkin kararı bozduğu, bu kararın İlk Derece Mahkemesini bağlayıcı nitelikte olduğu belirtilerek, tenfiz şartları bulunmayan talebe ilişkin davanın reddine karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Mirasçı ... vekili temyiz dilekçesi ile müvekkili lehine adli yardım kararı verildiğini, bu nedenle istinaf ve temyiz aşamasında harç ödenmediğini, davanın reddi durumunda adli yardım kapsamında alınmayan harcın davacıdan tahsili gerektiğini, ancak hükümde bu hususun yer almadığını ileri sürmüştür.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, yabancı ülkede açılıp okunan vasiyetnamenin Türk mahkemelerinde tanınması ve tenfizi istemine ilişkindir.
Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VII. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Mirasçı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,
29.09.2025 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.