Yargıtay 7. Hukuk Dairesi E.2025/138 K.2025/3912
7. Hukuk Dairesi 2025/138 E. , 2025/3912 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Konya Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2023/554 E., 2023/906 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Beyşehir 1. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2022/118 E., 2022/434 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı bir kısım davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; dava konusu 114 ada 8 ve 9 parsel sayılı taşınmazların bir bütün olduğunu, taraflar murisi ...'in sağlığında bir bütün olan bu taşınmazını çocukları ..., ..., ..., ... arasında yerlerini göstererek paylaştırdığını, ... ve ...'in kendilerine düşen yerleri haricen dava dışı kişilere sattıklarını, taşınmazda paylarının kalmadığını ileri sürerek murisin yaptığı fiilî paylaştırma doğrultusunda 114 ada 8 parsel sayılı taşınmaz üzerinde kök muris ... adına olan 2573/3198 hissenin ... mirasçıları bulunan davacılara ait olduğunun tespiti ile ... adına olan tapu kaydının iptaline ve 1/2'sinin kızı davacı ...'ya, 1/2'sinin de ölü kızı ... çocukları olan diğer davacılar ... ile ... ve ... adına tapuda kayda geçirilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı ... cevap dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmazın dedesi ... 'a ait olduğunu, ... 'un vefatıyla babası ...'e, onun da vefatıyla kendilerine kaldığını, mirasçılara eşit olarak taksim edilmesi gerektiğini, Beyşehir Asliye Hukuk Mahkemesinin 2011/187 Esas sayılı dosyasında tüm mirasçılar aleyhine dava açıldığını, davanın kabul sebebinin babasının satım sözleşmesi olmadığı, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 713. maddesi olduğunu savunarak davanın reddini talep etmiştir.
2.Davalı ... cevap dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmazın dedesi ... 'a ait olduğunu, ... 'un vefatıyla babası ...'e, onun da vefatıyla kendilerine kaldığını, mirasçılara eşit olarak taksim edilmesi gerektiğini, Beyşehir Asliye Hukuk Mahkemesinin 2011/187 Esas sayılı dosyasında tüm mirasçılar aleyhine dava açıldığını, davanın kabul sebebinin babasının satım sözleşmesi olmadığı, 4721 sayılı Kanun'un 713. maddesi olduğunu savunarak davanın reddini talep etmiştir.
3.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmazın dedesi ... 'a ait olduğunu, ... 'un vefatıyla babası ...'e, onun da vefatıyla kendilerine kaldığını, mirasçılara eşit olarak taksim edilmesi gerektiğini, Beyşehir Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2011/187 Esas sayılı dosyasında tüm mirasçılar aleyhine dava açıldığını, davanın kabul sebebinin babasının satım sözleşmesi olmadığı, 4721 sayılı Kanun'un 713. maddesi olduğunu savunarak davanın reddini talep etmiştir.
4.Davalılar ..., ..., ... ve ... davacıların iddiasının doğru olduğunu, davayı kabul ettiklerine yönelik dilekçe sunmuşlardır.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacıların davasını ispat ettiği gerekçesiyle davanın kabulüne, ön inceleme duruşmasından önce davayı kabul eden davalılar ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ... yönünden vekâlet ücretinin yarısına, 492 sayılı Harçlar Kanunu'nun 22. maddesi uyarınca karar ve ilâm harcının ise 1/3'ine, diğer davalıların ise vekâlet ücreti ve harcın tamamından sorumlu tutulmalarına karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde bir kısım davalılar vekilleri tarafından istinaf başvurusunda bulunması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla İlk Derece Mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle bir kısım davalılar vekillerinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz sebepleri
1.Bir kısım davalılar vekili Av. ... temyiz başvuru dilekçesinde özetle; kök murisin ... ’un 4 çocuğu olduğunu, mök murisin erkek çocuklarından müvekkilinin babası ... ’un konu tarlanın 3.163 m² lik kısmını üzüm bağı hâline getirdiğini, kök murisin diğer oğlu ...’ın ise ekonomisi ve gücünün 2.465 m² lik kısmını üzüm bağı hâline getirmeye yettiğini, kök murisin kızlarının bu taşınmazı 20-25 yıl hiç kullanmadıklarını, 20 yıldan sonraki zamanda tarım aletlerinin çoğalmaya başlaması ile buraları köylerinde bulunan kişilere icara vermeye başladıklarını, tarlada hiç ekip biçme işi yapmayan davacıların, tarlayı benimseyip bağ yapmış, kullanmış davalılardan çok yere sahip olmasını gerektirir hiçbir durumun söz konusu olmadığını, davacıların da fazlalığın neden kaynaklandığına dair hiçbir delilinin dosyada mevcut olmadığını, taşınmazın dava dışı 9 parsel ile bütün olduğu zamanlarda toplam büyüklüğünün 15.757,57 m² olduğunu, hiçbir mahalli bilirkişi ya da tanığın davacı ...’ın yeri şurası, ...’nın yeri şurası, ... ’un ve ... ’un yeri şurasıdır diyemediğini, sadece babaları olan kök muris ...’in çocuklarına taksim ettiğini duyduklarını beyan ettiklerini, kök murisin 31 tane taşınmazlarından birisini eşi olmadığı için 4 çocuğuna kullanmak üzere terk ettiğini, bunun paylaştırma anlamına gelmediğini, 31 tane taşınmazı 40 yılı aşkın zamandır kullanmayan kök murisin oğullarının tam miras hisseleri korunurken dava konusu taşınmazda, tam miras haklarının korunmamasının hukuka ve hakkaniyete aykırı olduğunu, istinaf dilekçesinin sunulmasından iki gün sonra davalıların anlaşma senedi başlıklı belgeyi bulduklarını, istinaf süresi içinde sunduklarını, Bölge Adliye Mahkemesinin ise sunulan bu senede gerekçesinde yer vermediğini, davalıların murisi ...'in hissesini sattığı iddiasının kabul edilemeyeceğini, anlaşma senedi başlıklı belgede taksim veya miras hissesi belirtmesinin yapılmadığını belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.
2.Bir Kısım davalılar vekili Av. ... istinaf dilekçesinde özetle; dava konusu edilen yerlerin, kayıtlara göre davalı ... 'un eşi, diğer davalılar ... ve ...'un babasına üst soyundan miras yolu ile intikal ettiğini, davalı ...'un eşi, diğer davalı ... ve ...'un babasının vefatı sonrası davalılara miras yolu ile intikal etmiş göründüğünü, davalıların uzun yıllardır İzmir’de oturduklarını, kendi murisleri olan eşi ve babalarına, babasından kaldığı ve üst soyların geçmişte yaptıkları işlemleri bilmemeleri ve bilmelerinin mümkün olmaması sebebi ile söz konusu taşınmazın varlığından bile haberdar olmadıklarını, davacıların işbu davayı açmadan önce davalılardan bu konuda bir talepte bulunmadıklarını, davacılar işbu davayı açmadan önce davalılara başvurmuş olsalar, davalıların dava açılmadan kayden kendi üzerlerinde görünen taşınmazların tapuda davacılar üzerine geçmesi konusunda gerekli işlemleri yapacaklarını, işbu davada davalı konumuna düşmeyeceklerini, davalıların bu olaydan haberdar olur olmaz davacının taleplerini kabul ettikleri dikkate alındığında davalıların davanın açılmasında kusurlu olmadıklarını, davanın açılmasına sebep olmayan ve ilk celse öncesi davayı kabul eden davalılar aleyhine dava masraf ve vekâlet ücretine hükmedilmemesi gerekirken 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 312. maddesine aykırı olarak davalılar aleyhine masraf ve vekâlet ücretine hükmedilmesinin yerinde olmadığını belirterek hükmün bozulmasını, yerel mahkeme kararının hüküm fıkrasının 3. ve 4. maddesinde yer alan müvekkillerinin masraf ve vekâlet ücretinden sorumlu oldukları ibaresinden müvekkilleri ... - ... ve ...'un adının çıkarılarak masraf ve ücretin davacılar veya diğer davalılar üzerinde bırakılmasına şeklinde düzeltilmesini talep etmiştir.
B.Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık; tapu iptali ve tescili istemine ilişkindir.
1.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre bir kısım davalılar vekili Av. ...'ın tüm temyiz itirazları ile bir kısım davalılar vekili Av. ...'ün aşağıdaki paragrafların kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2. Yargılama giderleri, kural olarak, davada haksız çıkan yani aleyhine hüküm verilen tarafa yükletilir. (6100 sayılı Kanun'un 326/1 hükmü)
3. Davayı kazanan taraf davasını bir vekil vasıtası ile takip etmiş ise, haksız çıkan (davayı kaybeden) taraf yargılama gideri olarak vekâlet ücretine de mahkûm edilir. (6100 sayılı Kanun'un 323/1-(ğ) hükmü)
4.Yargılama giderlerinin davada haksız çıkmış olan tarafa yükletilmesine ilişkin ana kuralın bazı istisnaları vardır;
a. Davanın açılmasına kendi hâl ve davranışlarıyla sebebiyet vermemiş ve yargılamanın ilk duruşmasında da davacının talep sonucunu kabul etmiş davalı, yargılama giderlerini ödemeye mahkum edilemez. (6100 sayılı Kanun'un 312/2 hükmü)
b. Davada haklı çıkmış olan taraf gereksiz yere davanın uzamasına sebep olmuş veya gereksiz gider yapılmasına sebebiyet vermiş ise yargılama giderlerinin tamamını veya bir kısmını ödemeye mahkûm edilebilir.
c. Bir kişi davada sıfatı olmadığı hâlde, davacıyı, davalı sıfatı kendisine aitmiş gibi yanıltıp, kendisine karşı dava açılmasına sebebiyet verirse, davanın sıfat yokluğu nedeniyle reddi hâlinde davalı yararına yargılama giderlerine hükmedilemez.
5. Temyiz başvurusunda bulunan bir kısım davalılar ..., ..., ...'un davayı cevap süresi içinde kabul ettikleri ve dava açılmasına sebebiyet vermedikleri gözetilerek aleyhlerine yargılama gideri ve vekâlet ücretine hükmedilmesi doğru değildir.
6. Ne var ki bu hatanın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Kanun'un 370/2 hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesi kararının düzeltilerek onanması gerekir.
Ne var ki bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, sonucu itibarıyla doğru bulunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının gerekçesinin değiştirilerek ve düzeltilerek onanması, 6100 sayılı Kanun'un 370/4 hükmü gereğidir.
VI.KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1. Bir kısım davalılar vekili Av. ...'ın tüm temyiz itirazlarının reddine,
2. Bir kısım davalılar vekili Av. ...'ün diğer temyiz itirazlarının reddine,
3. Bir kısım davalılar vekili Av. ...'ün yargılama giderleri ve vekâlet ücretine yönelik temyiz itirazlarının kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının hüküm fıkrasının 3 ve 4 numaralı bentleri çıkartılarak; yerine 3. bent olarak "Davacılar tarafından yapılan 44,40 TL başvurma harcı, 341,55 TL peşin harç, 16.600,06 TL (Davacılar 18.695,35 TL tamamlama harcı yatırmalarına karşın kararın kesinleşmesi hâlinde 2.095,29 TL harcı iade alacaklarından yatırdıkları ve davalılardan almaları gereken tamamlama harcı 16.600,06 TL olarak hesaplanmıştır) tamamlama harcı, 1.165,10 TL tebligat gideri, 384,90 TL keşif harcı gideri, 200,00 TL keşif araç ücreti ve 900,00 TL bilirkişi ücreti toplamı 19.636,01 TL' ile BAM kaldırma kararından sonra yargılama gideri olarak yapılan 489,50 TL toplamı 20.125,51 TL'nin tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla ve infazda tereddüt yaratmayacak şekilde davalılar ..., ..., ... dışındaki davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacılara verilmesine, (davayı kabul etmeyen davalıların harcın tamamından sorumlu tutulmalarına, ön inceleme duruşmasından önce davayı kabul eden davalılar ..., ..., ..., ...'ın ise harcın 1/3'ü olan 5.647,20 TL'sinden sorumlu tutulmalarına)", 4. bent olarak "Davacılar kendilerini vekil ile temsil ettirdiklerinden karar tarihinde yürürlükte olan A.A.Ü.T. uyarınca hesaplanan 25.810,70 TL'nin tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla ve infazda tereddüt yaratmayacak şekilde davalılar ..., ..., ... dışındaki davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacılara (3/6'sının davacı ..., 1/6'sının davacı ...'a, 1/6'sının davacı ...'e, 1/6'sının davacı ...'e) verilmesine, (davayı kabul etmeyen davalıların vekâlet ücretinin tamamından sorumlu tutulmalarına, ön inceleme duruşmasından önce davayı kabul eden davalılar ..., ..., ..., ...'ın ise A.A.Ü.T.'nin 6. Maddesi uyarınca vekâlet ücretinin ½'si olan 12.905,35 TL'sinden sorumlu tutulmalarına)," cümlelerinin yazılması suretiyle hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Peşin alınan temyiz harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
29.09.2025 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.