Yargıtay 7. Hukuk Dairesi E.2025/307 K.2025/3877

🏛️ 7. Hukuk Dairesi 📁 E. 2025/307 📋 K. 2025/3877 📅 29.09.2025

7. Hukuk Dairesi         2025/307 E.  ,  2025/3877 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/1182 E., 2024/2312 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Sivaslı Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2019/195 E., 2021/214 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne, duruşma isteminin değerden reddine karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacılar vekili dava dilekçesinde; tarafların murisi ...'ün 05.06.2018 tarihinde öldüğünü, ... Noterliğinin 05.12.2014 tarihli ve ... yevmiye sayılı vasiyetnamesi ve 3641 yevmiye sayılı mirasçılıktan çıkarması ile müvekkillerinin mirastan mahrum bırakıldığını, saklı paylarının dâhi davalıya vasiyet edildiğini, mirasçılıktan çıkarmada müvekkillerinin evlattan beklenen normal görevlerini yapmadıklarının ve murisi darp ederek yaraladıklarının belirtildiğini, somut bir ıskat sebebi gösterilmediğini, davalının yönlendirmesi ve baskısı ile murisin bu işlemleri yaptığını, yasada gösterilen mirasçılıktan çıkarma sebepleri somut olayda mevcut olmadığından yapılan ıskatın iptali gerektiğini ileri sürerek, mirasçılıktan çıkarma işleminin iptaline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili, muris ...'ün evlatlarının kendisine karşı aile hukukundan doğan yükümlülüklerini önemli ölçüde yerine getirmemeleri ve kendisine karşı yaralama eyleminde bulunmaları sebepleriyle davacıları mirasçılıktan çıkararak, tüm mirasını müvekkiline bıraktığını, davacıların murisin kısıtlanması için vesayet davası açtığını, bu nedenle muris ile davacılar arasında husumet başladığını ve bir daha da barışmadıklarını, davacıların murise karşı hakaret ve yaralama suçunu işlediklerinin sabit olduğunu, murisin vasiyetnamesinde bu hususlara özellikle yer verdiğini, muris ile davacılar arasındaki aile bağlarının fiilen ve ruhen koptuğunu, davacıların murise karşı işlemiş oldukları suçların açıkça mirastan ıskat sebebi olduğunu, açılan vesayet davası ve akabinde yaşanan hakaret ve yaralama olaylarından sonra murisin davacıları asla affetmediğini ve davacılar tarafından da murise iletilmiş bir özür, af dileği bulunmadığını, murisin tanıklar huzurunda, noterde, gerekli sağlık raporunu da alarak kendi hür iradesiyle davaya konu işlemi yaptığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; murisin ... Noterliğinin 05.12.2014 tarihli vasiyetnamesi ile davacı kızlarını kendisini darp etmeleri sebebiyle mirasçılıktan çıkardığı, davalının mirastan ıskat sebebi olan darp hususunu özellikle dayandığı ceza dosyası ile ispatladığı, davacıların 2013 yılının Ramazan Bayramının 2. gününde baba evine yaptıkları ziyaret neticesinde babaları ile aralarında çıkan tartışma sonrasında babalarını darp ettikleri ve göğsünde kızarıklık olacak şekilde yaraladıkları, bunun üzerine murisin kendisini yaralayan mirasçılarını mirasından ıskat ettiği ve ıskat sebebini de açıkça belirttiği, murise karşı mirasçıları tarafından vücut dokunulmazlığına karşı işlenmiş bir suç olduğu, bu suç sonucunda mirasçılar ile muris arasında aile bağlarının koptuğu, mirasçılıktan çıkarmadan yararlanan davalının çıkarma sebebini ispatladığı ve çıkarma sebebinin de yasada sayılan ağır suç kavramı kapsamında kabul edildiği, bu bağlamda murisin düzenlediği vasiyetname ile mirasçılıktan çıkarmada bir hukuka aykırılık saptanmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf kanun yoluna başvuranların dilekçede yer verdiği itirazların gerekçe ışığında yerinde olmadığı, kararda kamu düzenine ilişkin bir aykırılık bulunmadığı, kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu belirtilerek, başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacılar vekili temyiz dilekçesinde, her ne kadar gerekçede davalı tarafça ıskatın sebeplerinin ispatlandığı belirtilmişse de bu hususun somut ve açık delillerle izah edilemediği, müvekkillerinin muris babalarına olan sevgilerini ve saygılarını hiç yitirmediklerini, evlat olarak üstlerine düşen tüm sorumlulukları bütün engellemelere karşı yerine getirdiklerini, gerekçede sözü edilen ceza dosyasında müvekkillerinin de mağdur olduğunu ileri sürerek, kararın bozulmasını istemiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Taraflar arasındaki uyuşmazlık, mirasçılıktan çıkarmanın iptali istemine ilişkindir.
Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere, özellikle davacı yönünden iyiniyet koşulunun da oluşmadığının anlaşılmasına göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edenlere yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
29.09.2025 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.