Yargıtay 7. Hukuk Dairesi E.2025/2865 K.2025/3835
7. Hukuk Dairesi 2025/2865 E. , 2025/3835 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2023/249 E., 2025/378 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Tavşanlı 2. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2020/64 E., 2022/51 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı bir kısım davalılar tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
7201 sayılı Tebligat Kanun'u, 19.01.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6099 sayılı Kanunla değiştirildikten sonra, gerçek kişilere yapılacak tebligatla ilgili olarak iki aşamalı bir yol benimsenmiştir.
1.Bu kanun değişikliğine göre, muhatabın adres kayıt sistemindeki adresine, Kanun'un 21/2. maddesi uyarınca doğrudan tebligat yapılması mümkün değildir. Muhataba çıkarılan ilk tebligat, öncelikle bilinen veya gösterilen en son adresine, mavi renkli zarf kullanılmaksızın ve adres kayıt sistemindeki adres olduğuna ilişkin şerh verilmeksizin Kanun'un 10. maddesine göre normal bir şekilde çıkarılmalıdır. Muhatabın bu adreste bulunmaması durumunda, tebliğ memurunca Kanun'un 20 ve 21. maddesinin birinci fıkrası ile Tebligat Yönetmeliğinin 29. maddesi uyarınca, muhatap lehine olan araştırmalar yapılarak tebligatın kendisine ulaşması ve bilgilendirme işlemlerinin yerine getirilmesi gerekir.
2. Muhatabın gösterilen adresten sürekli olarak ayrılması ve yeni adresinin de tebliğ memurunca tespit edilememesi durumunda, tebliğ evrakının tebligatı çıkaran mercie geri gönderilmesi gerekir. Ancak bu aşamadan sonra, Kanun'un 10/2 ve Yönetmeliğin 16/2. maddeleri nazara alınarak, tebliğ evrakının açık mavi renkli zarfla, adresin muhatabın adres kayıt sistemindeki yerleşim yeri adresi olduğu belirtilerek, Kanun'un 21/2. maddesine göre tebliği mümkün olabilecektir.
Tebligat Kanunu'nun 10/2 ve 21/2. maddeleri farklı şekilde yorumlanarak, başka adresi bilinmediği gerekçesiyle muhatabın adres kayıt sistemindeki yerleşim yeri adresine doğrudan doğruya 21/2. maddesine göre tebligat çıkartılması ve bu hükme göre tebliğ edilmesi, yukarıda belirtilen hükümlere aykırı olduğundan ve muhatabın savunma hakkını kısıtlayacağından usulüne uygun değildir.
Yukarıda açıklanan ilkeler ışığında somut olaya gelince;
1.Davalılar ... ve ...’nin mernis adresine Tebligat Kanunu'nun 21/2. maddesi uyarınca doğrudan karar ilamının tebliğ edilmesi usulsüzdür. Davalıların bilinen en son adresine karar ilâmının tebliğe çıkarılması, bu adresin tebligata elverişli olmadığının anlaşılması veya tebligat yapılamaması halinde, muhatabın adres kayıt sisteminde bulunan yerleşim yeri adresi, bilinen en son adresi olarak kabul edilip tebligatın buraya yapılması gerekirken UYAP'ta kayıtlı mernis adreslerine Tebligat Kanunu'nun 21/2. maddesine göre doğrudan tebligat yapılması usulüne uygun değildir.
2.Diğer yandan davalı ...’ye karar ilâmının tebliğ edildiğine dair tebliğ evrakına dosyada ve UYAP ile oluşturulan elektronik ortamda rastlanmadığından adı geçene usulüne uygun şekilde karar ilâmının tebliği ile temyiz süresinin beklenmesi gerekmektedir.
Bu itibarla sözü geçen eksiklikler giderildikten sonra temyiz incelemesi yapılmak üzere dosyanın Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesi gerekmiştir.
KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Belirtilen işlemlerin yerine getirilmesi için dosyanın hükmü veren Bölge Adliye Mahkemesine GERİ ÇEVRİLMESİNE,
24.09.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.