Yargıtay 7. Hukuk Dairesi E.2025/3209 K.2025/3445

🏛️ 7. Hukuk Dairesi 📁 E. 2025/3209 📋 K. 2025/3445 📅 08.09.2025

7. Hukuk Dairesi         2025/3209 E.  ,  2025/3445 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2020/553 E., 2023/925 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : İzmir 5. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2017/592 E., 2019/509 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle;kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; ... Mahallesi, ... Sokak No:... Balçova İzmir adresindeki taşınmazın miras malı olup kendilerine ait olduğunu, ancak söz konusu taşınmazda diğer mirasçılardan olan davalı ...'ın 01.04.2013 tarihinden beri oturduğunu, bu dairenin aylık kirasının 1.500,00 TL olduğunu, geriye dönük 5 yıllık kira alacaklarının bulunduğunu, davalının taşınmazı terketmediğini ve annelerinin ölüm tarihi olan 29.05.2016 tarihinden bu yana taşınmazda ikamet ettiğini ileri sürerek, taşınmazın tahliyesine, kira alacaklarının hesaplanarak kendilerine ödenmesine ve daire içerisinde bulunup annelerine ait olan eşyanın da paylaştırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davalının annesinin öldüğü tarihe kadar annesine tek başına baktığını, onunla birlikte oturduğunu, talep edilen kira bedelini kabul etmediklerini, davalının annesinin yanında kiracı sıfatı ile kalmadığını, anneleri vefat ettikten sonra da davacılarla müvekkili arasında herhangi bir sözlü yada yazılı kira akdinin yapılmadığını, davacıların annelerinden kalan eşyaların paylaşımı konusundaki taleplerinin de ecrimisil talepleri ile birlikte görülecek bir dava türü olmadığını, eşyaların paylaşılması taleplerini de kabul etmediklerini, davacıların annelerinden hangi eşyaların kaldığını davacıların kendilerinin de bilmediklerini, dilekçelerinde herhangi bir eşya listesinin de bulunmadığını, evdeki eşyaların büyük çoğunluğunun davalıya ait olduğunu , davalının dairede zorla oturan veya daireyi işgal eden biri gibi gösterilmeye çalışıldığını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacılar ve davalı arasında taşınmazda elbirliği mülkiyeti olduğu gerekçesiyle müdahalenin men'i talebinin reddine, intifadan men ihtarında davalıya 30 gün süre verildiği, ihtarın tebliğ tarihini takip eden 30 günlük süre dolmadan dava açıldığı ve ecrimisil şartlarının oluşmadığı gerekçesiyle ecrimisil talebinin reddine, bir kısım eşyaların murise ait olduğunun ispatlandığı gerekçesiyle eşyalarla ilgili talebin kısmen kabulüne, bir kısım eşyaların murise ait olduğunun tespitine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; "...Dosya içeriğine, davanın niteliğine, hükmün dayandığı yasal ve hukuksal gerekçeye göre; ilk derece mahkemesince verilen karar usul ve yasaya uygun olduğu..." gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacılar vekili temyiz başvuru dilekçesinde özetle; mahkemenin dava dilekçesi ekindeki ihtarname cevabını dikkate almadığını, davalının ihtarname cevabında taşınmazı tahliye etmeyeceğini ve kira ödemeyeceğini bildirdiğini, dava konusu taşınmazın konut olduğu ve intifadan men kuralının istisnası olduğunu, tanıklardan ...'nin "2-3 yıl içerisinde davacıların davalıya evden çık dediklerini duydum" şeklinde beyanda bulunduğunu, set üstü ocağın murisin parasıyla alındığını belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Taraflar arasındaki uyuşmazlık, el atmanın önlenmesi, ecrimisil ve murise ait olan taşınmazların tespiti ve paylaşılması istemine ilişkindir.
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 297/2 hükmüne göre; "Hükmün sonuç kısmında, gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, taleplerden her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, sıra numarası altında; açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gereklidir". İlk Derece Mahkemesince anılan kanun hükmüne aykırı olarak hüküm kısmında gerekçeye ilişkin cümleler yazılması doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
2. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 642. maddesi şöyledir: "Mirasçılardan her biri, sözleşme veya kanun gereğince ortaklığı sürdürmekle yükümlü olmadıkça, her zaman mirasın paylaşılmasını isteyebilir." İlgili kanun maddesinde paylaşma isteme hakkı ve usulü düzenlenmiş olup 6100 sayılı Kanun'un 4. maddesine göre paylaşmaya ilişkin davaların Sulh Hukuk Mahkemesi'nin görev olduğu gözetilmeksizin, paylaşmayı sağlayacak şekilde eşya hakkında tespit hükmü kurulması doğru değildir. Bozmayı gerektirmiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
3.Davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine,
Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine,
Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
08.09.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.