Yargıtay 7. Hukuk Dairesi E.2024/4880 K.2025/2881

🏛️ 7. Hukuk Dairesi 📁 E. 2024/4880 📋 K. 2025/2881 📅 28.05.2025

7. Hukuk Dairesi         2024/4880 E.  ,  2025/2881 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2024/169 E., 2024/881 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : ... Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2021/46 E., 2023/128 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; dava konusu olan Sivas ili, ... ilçesi, ... Köyü, 103 ada 10 parsel sayılı 1.706,00 m2 yüzölçümlü taşınmazın atalarından kalma uzun yıllardır tarım arazisi olarak ekilip biçilmekte olduğunu, tarlayı imar ve ihya ettiklerini, son yıllarda arazinin üzerine müvekkilinin ev yaptığını ve yapılan eve karşı bir kimsenin itirazı olmadığını, söz konusu taşınmazın, çevre halkı tarafından davacıya ait olarak bilindiğini, tarlanın sahibi olarak görünen ...'in hiç yaşamadığını ve kimlik bilgilerinin tespit edilemediğini, ölü ...'in mevcut olmayan hayali bir kişi olduğunu belirterek 103 ada 10 parsel numaralı taşınmazın tapu kaydının iptali ile davacı adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı cevap dilekçesi sunmamıştır.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile uyuşmazlığın 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 713/1 ve 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 14 ve 15. maddelerine dayalı tapu iptali ve tescili istemine ilişkin olduğu, keşif mahallinde dinlenen bilirkişiler ve tanıkların birbiri ile tutarlı beyanları doğrultusunda ... adlı şahsın ve dava konusu taşınmazı zilyetliğinde bulunduranın kim olduğuna ilişkin ayrıntılı beyanları değerlendirilerek davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Hazine vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın 4721 sayılı Kanun'un 713/2 hükmünde yer alan “...maliki 20 yıl önce ölmüş…” hukuki sebeplerine dayalı olarak 4721 sayılı Kanun'un 713/1 ve 2 hükümleri gereğince tapunun hukuki değerini yitirdiği gerekçesiyle açılan mülkiyetin aktarılmasına ilişkin tapu iptali ve tescil istemine ilişkin olduğu, dosya içerisindeki bilgi ve belgelerden; dava konusu taşınmazın ölü ... adına olduğu, ilk tespitte mirasçıları yazılmışken kontrol sırasında kontrol memuru tarafından tespitin belge olmadan yapıldığı gerekçesiyle komisyona intikal ettirildiği, komisyon tarafından yapılan incelemede tespitin herhangi bir belge ya da nüfus aile kayıt tablosu olmadan bilirkişi beyanlarına istinaden yapıldığı anlaşılmakla tespitin iptali ile ölü olduğu belirtilmek suretiyle ... adına yapıldığı, parselin edinme sebebi bölümünde "kayıt malikinin ceddinden intikalen ... tasarrufunda bulunduğu ...." şeklinde açıklamalar yer aldığı, şu hâlde, tapu kaydı ve tapulama tutanağındaki açıklamalara göre kayıt malikinin kim olduğuna yarar bilgilerin tapu kütüğünde mevcut olduğu, kanun anlamında tanınan ve bilinen kişi olup, maddede yazılı koşulların gerçekleştiğini kabule olanak bulunmadığından tapu kaydına, tapulama tutanağındaki açıklamalara göre kayıt maliki ...'in tapu kütüğündeki bilgilerden kim olduğu anlaşılan ve bilinen kişilerden olduğu, ...'in mirasçısı tespit edilemediğine göre, 4721 sayılı Kanun'un 594 ve 501. maddeleri gereğince tapu maliklerinin mirasının Devlet'e geçmiş olduğu, bu tür yerlerin olağanüstü zamanaşımı ve zilyetlik yoluyla elde edilmesinin mümkün olmadığı, zira, kanunlar uyarınca Hazineye kalan taşınmazların bu yoldan kazanılmasının mümkün görülmediği gerekçesiyle davalı Hazine vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b.2 hükmü gereğince kaldırılarak davanın reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde;
1. Bilirkişi raporları ile mahalli bilirkişi ve tanıkların ifadelerinde de ... isimli kişinin hiç var olmadığına dair açık ve tutarlı beyanları bulunduğu,
2. Yargıtay 8. Hukuk Dairesinin 2014/21019 Esas ve 2015/6480 Karar sayılı kararında da tapu malikinin kim olduğu anlaşılmaması hâlinde sicilde yazılı olan malikin bilinmediğinin kabul edileceğini, hayali bir kişi olduğunu ileri sürerek hükmün bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, 4721 sayılı Kanun'un 713/2 hükmünde yer alan “..maliki tapu kütüğünden anlaşılamayan…" hukuki sebebine dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.
Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeple;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
28.05.2025 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.