Yargıtay 7. Hukuk Dairesi E.2024/4360 K.2025/2880

🏛️ 7. Hukuk Dairesi 📁 E. 2024/4360 📋 K. 2025/2880 📅 28.05.2025

7. Hukuk Dairesi         2024/4360 E.  ,  2025/2880 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2024/1939 E., 2024/2069 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Almus Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2016/147 E., 2024/44 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı asıl ve birleşen davada davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
1. Davacı vekili dava dilekçesinde; kadastro tespiti çalışmalarında....................Köyü 105 ada 133,134,135,136; 117 ada 156; 115 ada 3; 116 ada 2,3,4,5; 148 ada 1; 149 ada 1; 150 ada 1 ; 151 ada 1; 152 ada 1; 156 ada 1 parsel sayılı taşınmazların çayır vasfı ile davalı köy tüzelkişiliği adına tespit edildiğini, dava konusu yerlerin davacı köyün kadimden beri istifade ettiği yaylalar olduğunu, kadim kullanımının kesinleşmiş mahkeme kararları ile sabit olduğunu belirterek dava konusu taşınmazların davalı adına yapılan kadastro tespitinin iptali ile davacı köyün kadim kullanma hakkının tespiti ile yayla vasfı ile davacı adına tapuya tesciline karar verilmesini talep etmiştir.
2.Birleştirilen Almus Kadastro Mahkemesinin 2008/153 Esas sayılı dosyasında davacı vekili dava dilekçesinde; asıl dava dilekçesinde dayanılan sebeplerle dava konusu taşınmazların davalı adına yapılan kadastro tespitinin iptali ile davacı köyün kadim kullanma hakkının tespiti ile yayla vasfı ile özel sicile kaydına karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Almus Kadastro Mahkemesinin 2013/43 Esas, 2016/19 Karar sayılı kararı ile dava konusu taşınmazların kadastro tutanaklarının iptali ile bu taşınmazların orta malı yaylak olarak sınırlandırılmasına, özel sicillere kaydına, yayla aidiyeti yönünden ise 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 25/son maddesi uyarınca Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesi sonucu yapılan yargılamada; uyuşmazlığın kadimlik iddiasına dayalı yaylanın aidiyetinin tespiti istemine ilişkin olduğu, davacı köyün 1986 yılından önce kurulduğu, keşif sırasında dinlenilen yerel bilirkişi beyanlarında dava konusu yerlerin evveliyatından beri.................Köyü köylüleri tarafından kullanıldığı, dava konusu yerlerin güney, güney batı tarafındaki tepelerde davacı köyün ..............ve .............yaylalarının bulunduğu, davalı Köyün 1980'li yıllarda bir dönem terör yüzünden boşaldığı, terör tehlikesinden sonra yaylacılığın azaldığı ve sonrasında davacı köy köylülerinin dava konusu edilen yerlere kadar yayıldıklarının belirtildiği, davalı tanıklarının beyanlarının yerel bilirkişilerin beyanları ile örtüştüğü, davacı tanıklarının dava konusu yerlerin davacı köy köylüleri tarafından kadimden beri hayvan yaymak suretiyle kullanıldığına ilişkin beyanlarının tarafsız yerel bilirkişi beyanları ile örtüşmediği gerekçesiyle asıl davanın reddine; birleştirilen Almus Kadastro Mahkemesinin 2008/153 Esas, 2009/2 Karar sayılı dosyasında; eldeki asıl davaya konu aynı taşınmazlar yönünden kadimlik iddiasına dayalı mera aidiyetine karar verilmesinin talep edildiği, davanın taraflarının ve dava konusunun aynı olduğu, birleşen davanın asıl davadan sonra açıldığı gerekçesiyle talebin derdestlik dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları delillere, hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, vakıa mahkemesi hâkiminin dosyadaki delillerle çelişmeyen tespit ve değerlendirmesine ve uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kurallarına göre İlk Derece Mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle asıl ve birleştirilen davada davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Asıl ve birleşen davada davacı vekili temyiz dilekçesinde;
1.Keşfin icrasının hatalı olduğunu, tanık beyanlarının detaylı alınmadığını,
2.Kararın kesinleşen Almus Asliye Hukuk Mahkemesinin 1982/116 Esas 1987/82 Karar sayılı ilâma, vergi kayıtları ve tapu devir senetlerine aykırı olduğunu,
3.Davacı köyün hayvan sayısı vs. kıstaslar dikkate alındığında bu yerlere davacı köyün daha fazla ihtiyacı olduğunu,
4. 1950 ve sonraki tarihli hava fotoğraflarının celbi gerekirken bu hususta inceleme yapılmadığını,
5.Davacı aleyhine tespit edilen vekâlet ücretinin fahiş miktarda olduğunu ileri sürerek hükmün bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık kadimlik iddiasına dayalı mera aidiyetinin tespiti istemine istemine ilişkindir.
Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup asıl ve birleşen davada davacı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeple;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
28.05.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.