Yargıtay 7. Hukuk Dairesi E.2025/1399 K.2025/2756

🏛️ 7. Hukuk Dairesi 📁 E. 2025/1399 📋 K. 2025/2756 📅 22.05.2025

7. Hukuk Dairesi         2025/1399 E.  ,  2025/2756 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2020/50 E., 2023/156 K.
İlk Derece Mahkemesi kararı taraf vekillerince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacılar, 25.01.2016'da ölen ehliyetsiz muris ...'ın ... 6. Noterliğinin 08.07.2015 tarihli vasiyetnamesi ile tüm taşınmazlarını davalılara vasiyet ettikten sonra 19.11.2015 tarihinde vasiyetnameye konu tüm taşınmazlarını davalılardan ...'a devretmesi nedeniyle vasiyetnamenin hükümsüz hâle geldiğini, ayrıca vasiyetnamedeki beyanların ahlaka aykırı olduğunu ileri sürerek öncelikle sonraki tasarruf nedeni ile vasiyetnamenin hükümsüzlüğünün tespiti ile iptalini, ikinci kademede ehliyetsizlik ve ahlaka aykırılık nedenleriyle iptalini terditli tenkisini istemiştir.
II. CEVAP
Davalılar vekili, davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 25.01.2018 tarihli ve 2017/56 Esas, 2018/58 Karar sayılı kararıyla; sonraki tasarruflar nedeniyle kendiliğinden hükümsüz hâle gelen vasiyetnamenin iptalini istemekte hukuki yarar olmadığı gerekçesiyle davanın usulden reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin 25.01.2018 tarihli kararına karşı süresi içinde davacılar vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesinin 03.12.2018 tarihli ve 2018/564 Esas, 2018/1345 Karar sayılı kararıyla; İlk Derece Mahkemesi kararının hukuka uygun olduğu gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesinin 03.12.2018 tarihli kararına karşı süresi içinde davacılar vekilleri tarafından temyiz isteminde bulunulması üzerine Yargıtay 3. Hukuk Dairesinin 20.01.2020 tarihli ve 2019/759 Esas, 2020/342 Karar sayılı kararıyla, vasiyetnameye konu taşınmazların muris tarafından davalılardan ...'a 19.11.2015 tarihli satış yoluyla devrine karşı davacılar tarafından açılan muris muvazaası nedeniyle tapu iptal tescil davasının kabul edilerek kesinleşmesi sonucunda vasiyetnameye konu taşınmazların terekeye dönmesi nedeniyle davacıların diğer vasiyetnamenin iptali-tenkis talepleri yönünden inceleme yapılması gerektiği gerekçesiyle Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile vasiyetnamenin iptaline ilişkin sebeplerin ispatlanamadığı, terditli tenkis talebi yönünden ise tenkis hesabına ilişkin bilirkişi raporunun hükme esas alınabileceği gerekçeleriyle davanın tenkis yönünden kabulüne karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
1.Davacılar vekili temyiz dilekçesinde; ahlaka aykırı içerik ve yüklemeler nedeniyle vasiyetnamenin iptalinin gerektiğini ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.
2. Davalılar vekili temyiz dilekçesinde; tenkisi gerektiren bir durum olmadığı hâlde tenkis talebinin kabulünün hatalı olduğunu, vasiyetnamenin iptaline yönelik talebin reddedilmesi nedeniyle müvekkilleri lehine yargılama giderine ve vekâlet ücretine hükmedilmesi gerektiğini ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, vasiyetnamenin sonraki tasarruf nedeniyle hükümsüzlüğünün tespiti ve iptali terditli ahlaka aykırılık ve ehliyetsizlik nedenleriyle iptali terditli tenkisi istemine ilişkindir.
Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VII. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Taraf vekillerinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden davalılara yükletilmesine,
Fazla yatırılan temyiz karar harcının davacılara iadesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,
22.05.2025 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.