Yargıtay 7. Hukuk Dairesi E.2024/4026 K.2025/2751
7. Hukuk Dairesi 2024/4026 E. , 2025/2751 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/2544 E., 2023/1191 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Milas 3. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2019/112 E., 2021/432 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı Kooperatif temsilcileri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı Kooperatif temsilcileri dava dilekçesinde özetle; dava dışı ... ... ile yapılan 05.01.1992 tarihli düzenleme şeklindeki taşınmaz satış vaadi sözleşmesi ile dava konusu 100 ada 6 parsel sayılı taşınmazın davacıya satışının vadedildiğini, satış bedelinin bir kısmının peşin ödendiğini, bakiye satış bedelinin taksitlendirildiğini, sözleşmenin tapuya şerh edildiğini, davacı Kooperatif tarafından 2004/15 Esas ve 2007/424 Karar sayılı davasıyla dava dışı ... ...'na ferağa icbar davası açılıp Mahkemece dava konusu taşınmazın davacı Kooperatif adına tapuya tesciline karar verildiğini, işbu karar ile taşınmazın kooperatif mülkiyetine geçtiğini, ancak mahkeme kararının kooperatifin o zamanki yöneticileri olan ... ve ... ... tarafından tapuda infaz ettirilmediğini, dava dışı ... ... tarafından ...'e verilmiş olan vekâletname ile dava konusu taşınmazın ...'in tek yetkilisi olduğu davalı Şirkete satıldığını iddia ederek 100 ada 6 parsel sayılı taşınmazın davalı adına olan tapu kaydının iptali ile davacı adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının taraf ehliyetinin bulunmadığını, davacı Kooperatif ile ilgili ihya kararının dava tarihinden sonra kesinleştiğini, davacıların Kooperatifi temsil yetkisinin bulunmadığını, anılan Kooperatifin 17.06.2019 tarihinden bu yana genel kurul yapmadığını, dava konusu 100 ada 6 parsel sayılı taşınmazın tapuda dava dışı ... ... adına kayıtlı iken 2010 yılında dava dışı ...'e satıldığını, 2011 yılında ise söz konusu taşınmazın müvekkili tarafından ...'den 170.000,00 TL bedelle satın alındığını, satış vaadinin 11.03.1993 tarihinde şerh edilip 17 yıl sonra 20.10.2010 tarihinde terkin edildiğini, tapu kaydında "ihtiyati tedbir" ve "davalıdır" şerhi bulunmadığını belirterek davanın öncelikle usulden, olmadığı takdirde esastan reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında; "..arsa sahibi dava dışı ... ...' ndan önce ... sonrasında davalı şirket adına yapılan tescilin yolsuz olmadığı, davalı şirketin mülkiyetin tartışmalı olduğunu bilen ve bilmesi gereken kişi konumunda olmadığı dolayısı ile iyiniyetli olduğu, 4721 sayılı Türk Medeni Kanununun 1023. maddesinin koruyuculuğundan yararlanacağı" gerekçesiyle davanın reddine karar vermiştir.
IV. İSTİNAF
Hükmün davacı tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle davacının istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı Kooperatif temsilcileri temyiz dilekçelerinde özetle;
1. Dava konusu taşınmazın davacının mülkiyetinde olduğunu bilerek üzerine davalı tarafından bina inşâ edildiğini,
2. Dava konusu taşınmazın davalıya satışı sırasında davalı Şirketin temsilcisi olan ...'in, davacı Kooperatifin eski başkanı olan ...'in oğlu olduğunu, dolayısıyla taraflar arasında organik bağ bulunduğunu,
3. Davalı Şirketin şimdiki temsilcisi olan ...'in davacı Kooperatifin muhasebecisi ve üyesi olduğunu,
4. Davacı tarafından satış vaadinde bulunan dava konusu taşınmazın önceki maliki ... ... aleyhine açılan ferağa icbar davasının kabul edildiğini, davanın ve kararın tapuya şerh edilmediğini,
5. Kooperatifin önceki yöneticilerinin tapuda taşınmaz satış vaadi şerhini yenilemediğini,
6. Kooperatif yönetiminin değiştiği dönemde Kooperatifin bir kısım evrakının ... tarafından yeni yönetime teslim edilmediğini,
7. Kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu belirtmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dava, yolsuz tescil iddiasına dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.
Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Yapılan inceleme sonucunda temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanunun 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
22.05.2025 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.