Yargıtay 7. Hukuk Dairesi E.2024/3599 K.2025/2782

🏛️ 7. Hukuk Dairesi 📁 E. 2024/3599 📋 K. 2025/2782 📅 22.05.2025

7. Hukuk Dairesi         2024/3599 E.  ,  2025/2782 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/2687 E., 2023/1671 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Diyarbakır 4. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2018/320 E., 2021/442 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacılar vekili; ... Vakıflarının mütevellisi olan "... ailesi"ne ait veraset ilamının Çorlu Asliye Hukuk Mahkemesinin 03.05.1938 tarih, 1938/218 Esas - 1938/74 Karar sayılı ilamı ile sahte olduğunun tespit edildiğini, şöyle ki; ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ... ve ...'ın vakıf evladı olmadıkları halde sahte verasetle hak sahibi kılındıklarını, Vakıfların mütevellisinin ise davalı ... olup vakıfların onun tasarrufunda olduğunu ileri sürerek, tasarruf hakkının ve kira gelirlerinin bloke koymak suretiyle sınırlandırılmasını ve sahte veraset ilamının iptalini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili; veraset ilamının iptali istemiyle açılan davalarda mirasçılar arasında zorunlu dava arkadaşlığının bulunup iptali istenen mirasçılık belgesinde mirasçı olarak gösterilen kişiler ile ölmüşlerse bunların mirasçılarının davada taraf olmalarının zorunlu olduğunu, davacının ise, iptali istenen veraset ilamındaki mirasçılardan biri olmadığını, bu tip davanın açılabilmesi için davacıya yetki verilmediğinden davada aktif dava ehliyetinin bulunmadığını belirterek, davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesince yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile;
"...İptali istenen mirasçılık belgesinde belirtilen muris "... oğlu ..." ile davacının mirasçılık ilişkisi bulunmadığı, mirasçı sıfatı bulunmayan kişi olmakla birlikte iş bu davanın açılabilmesi konusunda başka mahkeme tarafından da yetkilendirilmiş olmadığı..." gerekçesiyle; davanın aktif husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1. maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı temyiz isteminde bulunmuştur.
A. Temyiz Sebepleri
Davacı; istinaf dilekçesi ve eklerinin incelenmeksizin karar verildiğini, eldeki davada 30.09.2019 tarihli celsede dava açmak için gerekli olan yetkinin kendisine verilmiş olduğunu, mahkemece dikkate alınmadığı gibi Bölge Adliye Mahkemesince değişik gerekçe yazılmaksızın yerel mahkemenin gerekçesinin aynen tekrar edildiğini, kendisini vekille temsil ettirmediği halde "hüküm fıkrasında" kanun yolu ve süresinin gösterildiği kısımda vekili varmış gibi hüküm kurulduğunu belirterek, kararın bozulmasını istemiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık; mirasçık belgesinin iptali istemine ilişkindir.
1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar; tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile bölge adliye mahkemesi kararında belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesinde isabetsizlik görülmemiş, temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte bulunmamıştır.
VI. KARAR
Açıklanan sebeple;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
22.05.2025 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.