Yargıtay 7. Hukuk Dairesi E.2024/4315 K.2025/2760
7. Hukuk Dairesi 2024/4315 E. , 2025/2760 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2023/1359 E., 2024/1164 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : KDZ.... 1. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2021/334 E., 2023/155 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; tarafların ... ilçesi, 2000 ada 1 parsel, 1 -2 - 4 ve 5 numaralı bağımsız bölümlerde paydaş olduklarını, davalıların hükmen paydaş hâline geldiğini, söz konusu taşınmazı davacının boş bir arsa olarak satın aldığını, 2007-2008 yıllarında bir bina inşa ettiğini, binanın üzerindeki bağımsız bölümlerde davalıların herhangi bir hakkının bulunmadığını, davalıların ikame ettikleri Kdz. ... 3. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2014/186 Esas, 2019/352 Karar sayılı dava dosyasında toplanan deliller, dinlenen tanıklar ve davalıların, açıkça dava konusu taşınmazları müvekkilinin inşa ettirdiğini beyan ettiğini, davacının Kdz. ... 1. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2021/1629 Esas sayılı dava dosyası üzerinden ortaklığın giderilmesi davası açtığını, söz konusu dosyanın halen derdest olduğunu belirterek, davanın kabulü ile dava konusu bağımsız bölümlerin davacıya ait olduğunun tespitine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalılar vekili cevap dilekçesinde; davanın iyiniyet ve dürüstlük ilkelerine ters düşen, hukuka uygun olmayan ve gerçek bir hakka dayanmayan, tamamen davalıların söz konusu bağımsız bölümlerdeki mülkiyet hakkını engellemek ve kullanımını geciktirmek için açılmış olan bir dava olduğunu ve reddinin gerektiğini, derdestlik ve kesin hüküm itirazında bulunduklarını, hak düşürücü sürelerin geçtiğini ve zamanaşımının dolduğunu, dava değerinin ve yatırılan harcın eksik olduğunu, muhdesatın aidiyetinin tespiti davalarının nispi harca tâbi olduğunu, aidiyetin tespiti istenen kısım üzerinden harcın yatırılması gerektiğini belirterek davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve numarası belirtilen kararı ile davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararını süresi içinde davacı vekili temyiz etmiştir.
Davacı vekili temyiz dilekçesinde;
1. Dava konusu binanın davacı tarafından inşa edildiğini,
2. Binanın tüm giderlerinin ve binada çalışan tüm işçilerin sigorta primlerinin davacı ... tarafından ödendiğini,
3. Kdz. ... 3. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2014/186 Esas sayılı dosyasında dinlenen tanıkların söz konusu binanın davacı tarafından yaptırıldığını beyan ettiklerini ileri sürmektedir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dava, muhdesat aidiyetinin tespiti istemine ilişkindir.
Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
22.05.2025 tarihinde kesin olmak üzere oy çokluğuyla karar verildi.
K A R Ş I O Y
Uyuşmazlık, muhdesat aidiyetinin tespitine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesince (İDM) davanın reddine karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesince de dava konusu muhdesatların davacı tarafından değil davacının babası ... tarafından inşa edildiği gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. Bu hükmün temyizi üzerine Dairemizin Sayın Çoğunluğunca da anılan karar onanmıştır.
Sayın Çoğunlukla aramızda oluşan uyuşmazlık dava konusu muhdesatın davacıya ait olup olmadığı noktasında toplanmaktadır. Gerek İDM gerekse de BAM tarafından dava konusu muhdesatın davacı tarafından değil davacının babası tarafından inşa edilmiş olması nedeniyle davacının davasının reddine karar verilmiştir.
Oysa davacının babası ... gerek Karadeniz Ereğlisi 3. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2014/186 Esas ve 2018/352 Karar sayılı dosyasında verdiği ifadede gerekse de ilk derece mahkemesince bu dava dosyası kapsamında verdiği beyanında "ben bu binayı oğlum adına kendim yaptırdım, oğlumun ben de vekaletnamesi vardı, burayı babam oğlum ...'in okul masrafları için ve yurt dışı eğitimi için vermişti, bina yapılırken masraflarını eşimin dairesini satarak ve kendi tarlamdaki dairemi satarak bizzat kendim yaptım." şeklinde beyanda bulunduğu sabittir. Esasen BAM tarafından da bu beyanın geçerli kabul edildiği ancak taşınmazın bizzat davacı tarafından değil davacının babası tarafından inşa edilmiş olması nedeniyle davacının muhdesatın aidiyeti yönündeki davasının yasal koşullarının oluşmadığı kabul edilmiştir.
Halbuki adından da anlaşılacağı üzere bu davada önemli olan husus taşınmazı fiilen kimin inşa ettiği değil taşınmazın kimin nam ve hesabına yapıldığıdır. Tüm dosya kapsamında muhdesatın davacının babası tarafından davacının nam ve hesabına olacak şekilde inşa edildiği dolayısıyla davacının davasının kabul edilmesi yönündeki tüm yasal koşulların oluştuğu açıktır.
Açıklanan nedenlerle BAM kararının bozulması gerekirken Sayın Çoğunluğun aksi yöndeki onama kararına iştirak edilememiştir.