Yargıtay 7. Hukuk Dairesi E.2024/4323 K.2025/2770
7. Hukuk Dairesi 2024/4323 E. , 2025/2770 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2023/2380 E., 2024/1344 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Manavgat 2. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2022/173 E., 2023/194 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekilleri tarafından ayrı ayrı temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacılar vekili dava dilekçesinde; davacıların da hissedar olduğu 805 ada 1 parsel sayılı taşınmazda bir kısım paydaşların davalı Şirkete hisse sattığını, Şirketin gönderdiği ihtarname ile satışı öğrendiklerini, satılan hisse toplamının 152,12 m2 olup toplamda satış bedelinin ise 29.999.999,38 TL olduğunu, taraflar arasında yapılan satış sözleşmesine konu metrekare ve toplam bedelin fahiş olduğunu, satış işleminin muvazaalı olduğunu, müvekkilleri gibi diğer hissedarların şufa hakkını kullanmasını engellemek amacıyla bedelin yüksek gösterildiğini, davalının Side bölgesinde çok sayıda gayrimenkul satın aldığını ve aynı şekilde bedelini yüksek göstererek hissedarların kanundan kaynaklanan haklarını kullanmasını engellediğini, bu konuda tanık anlatımlarının mevcut olduğunu belirterek davalı adına kayıtlı hissenin iptali ile payları oranında davacılar adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; toplam satış bedelinin banka yolu ile ödendiğini, davacı tarafın kötüniyetli ve dürüstlük kurallarına aykırı hareket ettiğini, muvazaa iddiasında samimi olmadıklarını, davacıların kendilerine ait başka bir taşınmaz olan 803 ada 4 parsel sayılı taşınmazı m2'si 246.533,12 TL’den satışa çıkardıklarını, Antik Side Yarımadasının kendisine has coğrafi özelliği dolayısıyla satış bedelinin tamamen satıcının iradesine kaldığını, dava dilekçesindeki iddiaların soyut nitelikte olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; bedelde muvazaa iddiasına yönelik bilirkişiler tarafından hissenin satış tarihinde tespit edilen bedelinin muvazaa iddiasının ispatı için yeterli olmadığı, bildirilen davacı tanığının ön alım bedeline konu hissenin satışına dair bilgisinin olmadığı ve ön alım bedeline konu hissenin davalı tarafından 23.000.000,00 TL (1.485.000,00 Euro) bedel karşılığı ödendiğine ilişkin ödeme dekontları ve hesap özetleri kapsamında davacıların bedelde muvazaa iddiasını ispatlayamadığı, ön alım bedelinin depo edilmesi için verilen kesin sürede sadece 7.811.350,00 TL tutarın depo edildiği, kalan ön alım bedeli olan 15.648.650,00 TL’nin depo edilmesi için ikinci kez verilen kesin süreye rağmen yine yatırılmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekilleri tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
1.Davacılar ... vd. vekili temyiz dilekçesinde:
a.Karar gerekçesinin yetersiz olduğunu,
b.Bilirkişi raporunun dikkate alınmadığını, bedelde muvazaa iddialarının kanıtlandığını,
c.Paydaşların banka hesaplarının incelenmesi sonucunda taşınmaz bedeli için ne kadar ödeme yapıldığının belirlenebileceğini, buna ilişkin taleplerinin Mahkemece dikkate alınmadığını, davalının şirket kayıtları ve defterlerinin incelenmediğini, yemin deliline dayanıldığı hâlde teklif ettirilmediğini, tanıkların keşif mahallinde dinlenmediğini, fiziki imkansızlıklar nedeniyle somut bilgi ve görgüsü bulunan tanık gösteremedikleri gerekçesiyle muvazaa iddialarının ve davalarının reddedilmesinin 4721 sayılı Türk Medeni Kanununun 2. maddesinde aykırı ve kötüniyetli satışları himaye edeceğini, 4721 sayılı Kanunun 732. maddesinin uygulanabilirliğini ortadan kaldıracağını,
d.Ön alım bedelinin yatırılması için verilen sürenin uygun süre olmadığını belirterek hükmü temyiz etmiştir.
2. Davacılar ... ve ... vekili temyiz dilekçesinde:
a.Karar gerekçesinin yetersiz olduğunu,
b.Bilirkişi raporunun dikkate alınmadığını, bedelde muvazaa iddialarının kanıtlandığını,
c.Paydaşların banka hesaplarının incelenmesi sonucunda taşınmaz bedeli için ne kadar ödeme yapıldığının belirlenebileceğini, buna ilişkin taleplerinin Mahkemece dikkate alınmadığını, eksik inceleme yapıldığını, yemin deliline dayanıldığı hâlde teklif ettirilmediğini, tanıkların keşif mahallinde dinlenmediğini,
d.Ön alım bedelinin yatırılması için verilen sürenin uygun süre olmadığını belirterek hükmü temyiz etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, ön alım hakkına dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.
Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacılar vekillerince temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanunun 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edenlere yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
22.05.2025 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.