Yargıtay 7. Hukuk Dairesi E.2024/4192 K.2025/2481
7. Hukuk Dairesi 2024/4192 E. , 2025/2481 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2024/558 E., 2024/1103 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Patnos 1. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2023/542 E., 2023/914 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı ... ... vekili ve dahili davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenildikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, müvekkili ile davalıların 109 ada 8 parsel sayılı taşınmazda paylı malik iken aralarında yaptıkları anlaşma uyarınca 04.02.2010 tarihinde taşınmazı üç parçaya ifraz ettikleri, müvekkili adına 109 ada 10 parsel, davalı ... adına 109 ada 11 parsel, diğer davalı ... adına 109 ada 12 parselin tescil edildiğini, yapılan anlaşma uyarınca imar durumuna göre terk edilmesi gereken yer varsa her paydaşın payı oranında terk edileceğini, ancak ifraz öncesi müvekkilinin payı 1825 m² iken ifraz sonrası 995 m²'ye, davalı ...'in ifraz öncesi payı 1216 m² iken ifraz sonrası 1078 m²'ye indiğini, davalı ...'nun ifraz öncesi 1825 m² payının ise ifraz sonrası 1946 m²'ye yükseldiğini, yola terk edilmesi gereken kısmın tamamına yakınının müvekkilinin payından karşılandığını, ortada hileli bir işlem bulunduğunu ileri sürerek 109 ada 10, 11, 12 parsel sayılı taşınmazların tapu kayıtlarının iptali ile eski hâle iadesine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle, kök 109 ada 8 parsel sayılı taşınmazın üzerinde konut bulunduğunu, her paydaşın kullandığı yerin farklı ve belli olduğunu, davacının taşınmazda pay satın almak suretiyle malik olduğunu, satın aldığı ve fiilen kendisine düşen kısmın imar planına göre yol olduğunu, ifraz hâlinde satın aldığı yerden terkin edileceğini bildiğini, ifraz işlemlerinde davacının da imzasının bulunduğunu, iradesinin hile ile etkilenmediğini savunmuştur.
2. Dahili davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle, husumetin Hazineye yöneltilmesinin hatalı olduğunu belirtmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında; davalı ...'in belediyeye tek başına diğer müşterek maliklerin haberi olmadan dilekçe vererek kendi lehine imar değişikliği talebinde bulunduğu, imar değişikliğinden davacıyı haberdar etmeyerek hileli işlemde bulunduğu, davalı Belediyenin diğer müşterek maliklerin talebi olmadan Müzeyyen'in talebini kabul ettiği, yolun üç metre kaydırılmasına ilişkin encümen kararının idare mahkemesinin kesinleşen kararıyla iptal edildiği, her ne kadar ifraz işlemine dair belgelerde davacının okuyup imzaladığına dair ibare ile birlikte imzası bulunsa da ortalama zekaya sahip makul bir vatandaşın köşe koordinatları, kroki ve yüzölçümlerine dair teknik detaylar içeren belgeleri net olarak anlama ihtimalinin düşük olduğu, davalı ...'in kimseye haber vermeden Belediyeden talepte bulunarak hileli işlem ile imar yolunun yönünü kendi lehine değiştirdiği ve davacının hak kaybına sebep olduğu kanaatine varılarak davanın kabulü ile 109 ada 10 No.lu parsel, 109 ada 11 No.lu parsel, 109 ada 12 No.lu parsellerin imar sicil kayıtlarının iptaline, 15.11.2023 tarihli fen bilirkişi raporunda Y1+Y2+Y3 harfleriyle gösterilen 318,79 m² ile beraber imar öncesi kadastral hak ve duruma dönülerek 4867,43 metrekarelik 109 ada 8 sayılı kadastro parselinin ihyası ile imar öncesi pay durumuna göre taraflar adına tapuya kayıt ve tesciline oy çokluğu ile karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
Hükmün davalı ... ... vekili ve dahili davalı ... vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında, istinaf taleplerinin esastan reddine karar vermiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
1. Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde özetle, dava konusu taşınmazda her malikin kullandığı yerin duvar ile çevrilerek belirlenmiş olduğunu, davacının da her paydaşın fiilen kullandığı yeri ve imar tadilatını bilip pay satın aldığını, ifraz evrakını imzaladığını, ancak sonradan yaşadığı pişmanlık nedeniyle bu davayı açtığını, davacının hileli işlemin hangi aşamada, ne şekilde gerçekleştiğiyle ilgili bir beyanda bulunamadığını, hile ile ilgili iddiasını delillendiremediğini, muhalefet şerhindeki gerekçelerle davanın reddi gerektiğini belirtmiştir.
2. Dahili davalı ... vekili özetle, tapusunun iptali istenilen taşınmazların kişilerin mülkiyeti altında olduğunu, müvekkili yönünden davanın husumet yokluğu nedeniyle reddi ile müvekkili lehine vekâlet ücretine hükmedilmesi gerektiğini belirtmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 297/2 hükmü gereğince; hükmün sonuç kısmında, gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, taleplerden her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, sıra numarası altında; açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gereklidir.
Somut olaya gelince; dava konusu taşınmazın bulunduğu alanda Patnos Belediyesinden temin edilen 1993 tarihli 1/1000 ölçekli uygulama imar planında kadastral 109 ada 8 parselin ortasından doğu batı yönünde geçen 10 metre genişliğinde yol planlandığı, davalı ...’in davacıya ait parsel ile kendi parseli arasından geçen yolun 3 metrelik kısmının davacının parseline doğru kaydırılmasını istemesi üzerine 2009 yılında yapılan 1/1000 ölçekli imar planı değişikliği ile kişiye özel parçacıl bir düzenlemeye gidilerek planlama mantığına aykırı olacak şekilde 10 metrelik yolun yön değiştirerek davacı parseline doğru devam ettirildiği, 2009 yılında yapılan bu plan tadilatı sonucu dava konusu taşınmazın 3194 sayılı İmar Kanunu'nun 15 ve 16. maddeleri uyarınca ifraz edildiği ve üç parçaya ayrıldığı, davacının ifraz ile oluşan 109 ada 10 parselde tam malik, davalı ...’in ise 109 ada 12 parselde tam malik olduğu anlaşılmıştır.
Bu işlemin sebebini teşkil eden 03.06.2009 günlü Patnos Belediye Meclis kararı ve bu karar uyarınca tesis edilen 08.09.2009 günlü ve 46 sayılı Patnos Belediye Encümen kararı ise; Erzurum 2. İdare Mahkemesinin 2013/843 Esas ve 2015/251 Karar sayılı 27.11.2017 tarihinde kesinleşen kararı ile iptal edilmiştir.
Dava konusu 109 ada 8 parsel sayılı taşınmazın ifraz edilmeden önce 4867,43 metrekare olduğu 847,66 metrekaresinin yola terkin edildiği, kalan 4019,77 metrekarelik kısmında ise davalı ...’in 3/8 , diğer davalının 2/8 ve davacının 3/8 oranında paylı malik olduğu anlaşılmıştır.
Bu parselasyon işlemi mevcut zemin dikkate alınmayarak yapıldığından proje alanı ile tapuda oluşturulan alanlarda farklılık meydana gelmiş ve davacının payına düşen ifraz parselinin metrekaresinde bir miktar azalma olmuştur.
İlk Derece Mahkemesince sicil kayıtlarının illetini teşkil eden idari işlemin idari yargı yerinde iptal edilmesi sonucu tapu kaydının dayanaksız hâle geldiği ve yolsuz tescil durumuna düştükleri benimsenmek suretiyle kadastral parselin ihyasına karar verilerek imar öncesi duruma dönülmesinde bir isabetsizlik yok ise de; tesis edilen hükmün infaz kabiliyeti olduğunu söylemek mümkün değildir.
Tesis edilen hükümde 109 ada 10 No.lu parsel, 109 ada 11 No.lu parsel, 109 ada 12 No.lu parsellerin imar sicil kayıtlarının iptaline, 15.11.2023 tarihli fen bilirkişi raporunda Y1+Y2+Y3 harfleriyle gösterilen 318,79 m² ile beraber imar öncesi kadastral hak ve duruma dönülerek 4867,43 metrekarelik 109 ada 8 sayılı kadastro parselinin ihyası ile imar öncesi pay durumuna göre taraflar adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiş, kimler adına tescil edileceği ve hisse miktarı açıkça gösterilmemiştir.
Öte yandan 10, 11 ve 12 sayılı parsellerin metrekaresi ile eski imar planına göre ifraz olunması durumunda kamu lehine geçecek yola terk alanı olan Y1, Y2 ve Y3’ün metrekaresi toplandığında eski kadastral parselin miktarına ulaşılamadığından hükmün infaz kabiliyeti olduğunu söylemek mümkün değildir.
Hükmün infaza elverişli olabilmesi için ihyası istenilen kadastral parsel üzerinde oluşturulan imar parselleri açıkça belirtilip bu parsellerin tapu kaydının iptali ile yola terk edilen alanlar da açıkça belirtilerek bu bölümleri de kapsayacak şekilde kadastral parselin ihyasına karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu üzere infaza elverişsiz biçimde hüküm kurulması doğru görülmemiş, hükmün bu sebeple bozulmasına karar verilmiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1. Dahili davalı ... ... vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile kamu düzeni gereği res’en yapılan inceleme sonucu İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, dahili davalı ... vekilinin temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına,
Peşin alınan temyiz harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
07.05.2025 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.