Yargıtay 7. Hukuk Dairesi E.2025/607 K.2025/2369
7. Hukuk Dairesi 2025/607 E. , 2025/2369 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2019/406 E., 2020/425 K.
Mahkemece bozmaya uyularak verilen karar bir kısım davalılar tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; 15, 261, 450 ve 598 parsel sayılı taşınmazlar üzerindeki ortaklığın satış suretiyle giderilmesini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
Bir kısım davalılar davanın reddini savunmuşlardır.
III. MAHKEME KARARI
Mahkemenin 24.03.2015 tarihli ve 2013/229 Esas, 2015/74 Karar sayılı kararı ile davanın kabulü ile dava konusu taşınmazlar üzerindeki ortaklığın satış suretiyle giderilmesine karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. Mahkemenin 24.03.2015 tarihli kararına karşı süresi içinde bir kısım davalılar temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Yargıtay (Kapatılan) 14. Hukuk Dairesinin 30.09.2019 tarihli ve 2016/7846 Esas, 2019/5991 Karar sayılı kararıyla; "... hükme esas alınan Hassa Sulh Hukuk Mahkemesinin 18.03.1988 tarihli 1987/221 Esas, 1988/34 Karar sayılı mirasçılık belgesinin, dosya içerisinde bulunan Hassa Sulh Hukuk Mahkemesinin 14.12.2010 tarih ve 2010/338- 338 Esas- Karar sayılı ilamı ile iptal edildiği ve miras paylarının değiştiği anlaşılmış, dava konusu 15 parsel sayılı taşınmazın kayıt maliklerinden ... oğlu ...’nın taraf gösterilmediği gibi dava dilekçesinin de tebliğ edilemediği görülmüştür.
Bu durumda mahkemece, muris ... ...’ya ait geçerli mirasçılık belgesine göre satış bedelinin paylaştırılmasına karar verilmesi gerekirken iptal edilen mirasçılık belgesi üzerinden karar verilmiş olması, öte yandan; 15 parsel sayılı taşınmazın kayıt maliklerinden ... oğlu ...’ya davayı yöneltmek için davacıya süre verilerek, sağ ise kendisinin, ölü ise ibraz ettirilecek mirasçılık belgesine göre mirasçılarının davaya dahil edilip taraf teşkili sağlandıktan sonra işin esasının incelenmesi gerekirken bu husus da gözardı edilerek yazılı şekilde taşınmazın satışına karar verilmesi doğru görülmemiş, hükmün açıklanan nedenlerle bozulması gerekmiştir..." gerekçesiyle hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla davanın kabulü ile dava konusu 15, 261, 450, 598 parsel sayılı taşınmazlar üzerindeki ortaklığın satış suretiyle giderilmesine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde bir kısım davalılar temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Bir kısım davalılar temyiz dilekçesinde;
1. Taşınmazda fiili taksim bulunduğunu, paydaşların kendilerine düşen yeri kullandığını, ekip biçtiğini,
2. Aynen taksim kararı verilmesi gerektiğini beyan etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, ortaklığın giderilmesi istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun geçici 3. maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 428. maddesi, 438. maddesinin yedi, sekiz ve dokuzuncu fıkraları ile 439. maddesinin ikinci fıkrası.
2. Paydaşlığın (ortaklığın) giderilmesi davaları, paylı mülkiyet veya elbirliği mülkiyetine konu taşınır veya taşınmaz mallarda paydaşlar (ortaklar) arasında mevcut birlikte mülkiyet ilişkisini sona erdirip ferdi mülkiyete geçmeyi sağlayan, iki taraflı, tarafları için benzer sonuçlar doğuran davalardır.
3. Paydaşlığın giderilmesi davasını paydaşlardan biri veya birkaçı diğer paydaşlara karşı açar. HMK'nın 27. maddesi uyarınca davada bütün paydaşların yer alması zorunludur. Paydaşlardan veya ortaklardan birinin ölümü halinde alınacak mirasçılık belgesine göre mirasçılarının davaya katılmaları sağlandıktan sonra işin esasının incelenmesi gerekir.
3. Değerlendirme
1. Mahkemelerin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un geçici 3 maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun'un 428. maddesi ile 439. maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Yapılan yargılamaya, toplanan delillere ve dosya kapsamına göre, bir kısım davalıların ( eski 450 parsel) yeni 2214 ada 83 parsel sayılı taşınmaza yönelik temyiz itirazları yerinde görülmemiş, reddi gerekmiştir.
3. Dava konusu eski 261 parsel (yeni 2204 ada 51 parsel) sayılı taşınmaza yönelik temyiz itirazlarına gelince; dava konusu eski 261 parsel (yeni 2204 ada 51) sayılı taşınmazın tapu kayıt maliki ...’un davada taraf olarak yer almadığı anlaşıldığından; adı geçen paydaş sağ ise kendisinin, ölü ise ilgilisinden mirasçılık belgesi alınarak mirasçıları usulüne uygun olarak davaya dahil edildikten sonra işin esası hakkında karar verilmesi gerekirken, Mahkemece taraf teşkili sağlanmaksızın, yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş,
4. Dava konusu eski 15 parsel (yeni 1072 ada 83 parsel) sayılı taşınmaza yönelik temyiz itirazlarına gelince; dava konusu eski 15 parsel (yeni 1072 ada 83 parsel) sayılı taşınmazın tapu kayıt maliki ... (... oğlu) mirasçılarından ..., ... (... oğlu)’nun davada taraf olarak yer almadığı, ayrıca tapu kayıt maliki ...’ında davada taraf olarak yer almadığı anlaşıldığından; adı geçen paydaşlar sağ ise kendilerinin, ölü iseler ilgilisinden mirasçılık belgesi alınarak mirasçıları usulüne uygun olarak davaya dahil edildikten sonra işin esası hakkında karar verilmesi gerekirken, Mahkemece taraf teşkili sağlanmaksızın, yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş,
5. Dava konusu eski 598 parsel (yeni 2199 ada 135 parsel) sayılı taşınmaza yönelik temyiz itirazlarına gelince; dava konusu eski 598 parsel (yeni 2199 ada 135 parsel) sayılı taşınmazın öncesinde tam hisse ile muris ... ... adına kayıtlı iken yargılama sırasında 18.12.2017 tarihli satış işlemi ile tam hissenin Yakup Metli tarafından satın alındığı, davacının payının kalmadığı anlaşıldığından taşınmazın satılmasında hukuki yarar bulunmadığından, hukuki yarar yokluğundan davanın reddine karar verilmesi gerekirken, Mahkemece yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın bu sebeplerle bozulması gerekmiştir.
Kabule göre de; dava konusu taşınmazların ada parsel numaralarının değiştiği anlaşıldığından Mahkemece infaza elverişli olmayan pasif tapu kayıtları üzerinden hüküm tesisi de doğru görülmemiştir.
VI. KARAR
Yukarıda V.C.3.2 numaralı bentte açıklanan nedenlerle;
1. Bir kısım davalıların, (eski 450 parsel) yeni 2214 ada 83 parsel sayılı taşınmaza yönelik temyiz itirazlarının reddi ile bu taşınmaz yönünden hükmün ONANMASINA,
2. Aynı başlıkta bulunan (3, 4, 5) numaralı bentlerde açıklanan nedenlerle bir kısım davalıların dava konusu eski 261 parsel (yeni 2204 ada 51 parsel) sayılı, eski 15 parsel (yeni 1072 ada 83 parsel), eski 598 parsel yeni (2199 ada 135 parsel) sayılı taşınmazlara yönelik temyiz itirazlarının kabulü ile dava konusu bu taşınmazlar yönünden hükmün BOZULMASINA,
Onama kararına konu taşınmaz malın satış bedelinden payına düşecek paranın % 011,38 oranında hesaplanacak onama harcından peşin alınan 59,30 TL’nin mahsubu ile bakiyesinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,
1086 sayılı Kanunu'nun 440. maddesinin 3. fıkrasının 1, 2, 3 ve 4. bentleri gereğince karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere,
05.05.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.