Yargıtay 7. Hukuk Dairesi E.2025/252 K.2025/2364
7. Hukuk Dairesi 2025/252 E. , 2025/2364 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Konya Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2024/4040 E., 2024/4885 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Ereğli(Konya) 1. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2023/76 E., 2023/273 K.
Bölge Adliye Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar taraf vekillerince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; paydaşı olduğu dava konusu 1868 ada 3 parsel ve 1868 ada 16 parsel sayılı taşınmazlarda, diğer paydaş ...’nin payını 07.05.2015 tarihinde davalıya sattığını, ancak tapuda satış bedelinin ön alım hakkının kullanılmasını engellemek amacıyla muvazaalı olarak yüksek gösterildiğini ileri sürerek davalı adına kayıtlı payların tapu kaydının iptali ile müvekkili adına tescilini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili; davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 11.02.2021 tarihli ve 2019/244 Esas, 2021/74 Karar sayılı kararıyla; davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin 11.02.2021 tarihli kararına karşı süresi içinde taraf vekillerince istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin 24.01.2024 tarihli ve 2023/1569 Esas, 2024/263 Karar sayılı kararıyla; davacı, her ne kadar bedelde muvazaa iddiasında bulunmuş ise de; sunulan delillerin muvazaa iddiasını kanıtlamaya yeterli görülmediği, bu nedenle tapuda gösterilen bedelin ön alım bedeli olarak kabul edildiği, buna karşın, davacının muvazaa iddiasını kanıtlayamadığına göre, iddia edilen bedel üzerinden davacı lehine, iddia edilen bedel ile tapudaki bedel arasındaki fark üzerinden ise davalı lehine vekâlet ücretine hükmedildiği açıklanarak davanın kabulüne karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekillerince temyiz isteminde bulunulmuştur.
2. Dairemizin 06.05.2024 tarihli ve 2024/1335 Esas, 2024/2394 Karar sayılı ilâmında; "...ön alım davası devam ederken, davalı ... İnşaat şirketinin payını, 28.12.2017 tarihli satış işlemi ile dava dışı ... İnşaat şirketine devrettiği görülmektedir. Bu durumda, davaya konu payın, dava dışı üçüncü kişiye satışı hususunda, mahkemece 6100 sayılı Kanun'un 125 inci maddesi düzenlemeleri çerçevesinde bir değerlendirme yapması gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir." gerekçesiyle hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "ön alım davası devam ederken, davalı ... İnşaat şirketinin paylarını 28.12.2017 tarihli satış işlemi ile dava dışı ... İnşaat şirketine devrettiği, davacı vekiline HMK'nın 125.maddesi uyarınca seçimlik hakkını hangi yönde kullanmak istediğinin sorulduğu, davacı vekilinin yeni malike karşı tapu iptal ve tescil talebiyle davaya devam edilmesini istediği, yeni malikin tapu kayıtlarında gözüken "davalıdır" şerhine rağmen payları satın aldığı gibi şirketlerin kurucuları, merkezi ve diğer deliller göz önünde bulundurulduğunda satış tarihinde iyi niyetli olmadığından daha düşük olan ilk satış bedelinin ön alım bedeli olarak kabul edilmesi gerektiği, davacının muvazaa iddiasını kanıtlayamadığına göre, iddia edilen bedel üzerinden davacı lehine, iddia edilen bedel ile tapudaki bedel arasındaki fark üzerinden ise davalı lehine vekalet ücretine hükmedildiği, ön alım bedelinin getirisi olan 181.311,66 TL davalı yararına hükmedilen vekalet ücretinin hesabına dahil edilmediği, HMK'nın 125/1-a.maddesi uyarınca yargılama giderlerinden davalı ve dahili davalı şirketlerin müteselsilen sorumlu tutulduğu" gerekçesiyle davanın kabulü ile 1868 ada 16 parsel sayılı taşınmazdaki dahili davalı ... İnşaat Petrol Nakliye San. ve Tic. Ltd. Şti. adına kayıtlı 1/2 pay ile 1868 ada 3 parsel sayılı taşınmazdaki dahili davalı ... İnşaat Petrol Nakliye San. ve Tic. Ltd. Şti. adına kayıtlı 91/240 payın ayrı ayrı iptali ile davacı ... adına tapuya kayıt ve tesciline, ön alım bedeli olarak bankada vadeli hesapta bulunan 316.200,00 TL ile neması olan 181.311,66 TL'nin karar kesinleştiğinde getirileri ile birlikte İlk Derece Mahkemesince davalıya ödenmesine karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
1. Davacı vekili temyiz dilekçesinde; satış bedelinin muvaazalı olarak yüksek gösterildiğini, önceki temyiz itirazlarını yinelediklerini belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.
2. Dahili davalı ... İnşaat ... Ltd. Şti. vekili temyiz dilekçesinde; yeni satış bedeli üzerinden şufa bedelinin belirlenmesi gerektiğini, Bölge Adliye Mahkemesi gerekçesinin hatalı olduğu, her iki şirket arasında bir bağ bulunmadığı, kararda muvaaza iddiasını ispat edemeyen davacı lehine vekâlet ücreti takdir edilmiş olmasına rağmen müvekkili lehine ön alım bedelinin getirisi olan miktar üzerinden vekâlet ücretine hükmedilmediğini ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.
3. Davalı ... İnşaat ... Ltd. Şti. vekili temyiz dilekçesinde; taşınmazların 07.05.2015 tarihinde satıldığı, 27.09.2019 tarihinde keşif yapıldığı, aradan uzun bir süre geçtiği, kararın ise daha geç verildiği göz önüne alınarak yeniden keşif yapılarak taşınmazların güncel değerlerinin belirlenmesi gerektiği, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin hatalı belirlendiğini belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Değerlendirme ve Gerekçe
Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, ön alım hakkına dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.
Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen bölge adliye mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VII. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Taraf vekillerinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderlerinin temyiz edenlere yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
05.05.2025 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.