Yargıtay 7. Hukuk Dairesi E.2024/3392 K.2025/2241

🏛️ 7. Hukuk Dairesi 📁 E. 2024/3392 📋 K. 2025/2241 📅 24.04.2025

7. Hukuk Dairesi         2024/3392 E.  ,  2025/2241 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2024/1479 E., 2024/1599 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Amasya 2. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2023/98 E., 2024/51 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; dava konusu 1508 ada 2 parsel sayılı taşınmazın müvekkilleri ... adına 175/2400 hisse, ... adına 1467/7200 hisse ve ... adına 7/96 hisse olacak şekilde kayıtlı olduğunu, taşınmaza davalı tarafından el atıldığını, davalı Şirketin işletmekte olduğu özel okulun bahçesi ve spor alanı olarak müvekkillerin hissedarı bulunduğu taşınmazın etrafını çelik tel örgüyle çevirmek suretiyle kullandığını, bu kullanımla ilgili rıza alınmadığını belirterek davacıların hissedarı olduğu taşınmaza davalının el atmasının önlenmesine, şimdilik 30.000,00 TL ecrimisil alacağının el atma tarihleri itibarıyla ayrı ayrı işletilecek ticari faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı vekili cevap dilekçesinde; dava her ne kadar davalı Şirkete yöneltilmişse de taşınmazda büyük oranda paydaş olan ... tarafından bakım, ağaç dikim, telle çevirme işlemleri yapıldığını, bu açıdan davanın ...’a yöneltilmesi gerektiğini, husumet itirazında bulunduklarını, ...’ın da taşınmazda hissedar olduğunu, men edilmedikçe paydaşların birbirlerinden ecrimisil isteyemeyeceklerini, husumet itirazı kabul edilmeyecek ise; taşınmazdaki paydaş ...’ın müvekkili Şirketin kurucusu olduğunu ve yönetim kurulu başkanı olup tek üyesi olduğunu, dolayısıyla zaten müvekkili Şirketin işlemlerinin çoğunun tarafı ve muhatabı olduğunu, kabul anlamına gelmemekle birlikte; davalının bu kullanma işlemini taşınmazın maliklerinden ...’ın rızası ile ve hatta onun eli ile yaptığı hususunun gözönünde bulundurulması gerektiğini, Şirketin kötü niyetinden bahsedilemeyeceğini, ecrimisil talebinin reddi gerektiğini, talebe ilişkin zamanaşımı def'inde bulunduklarını belirterek davanın öncelikle husumet itirazları doğrultusunda reddini, aksi takdirde esastan reddini savunmuştur.
2.Davalı vekili ikinci cevap dilekçesinde; dava kabul edilecek ise uygun bedel karşılığı taşınmazın davalı adına tesciline karar verilmesini ve davalının taşınmaza yaptığı masrafın ecrimisil tutarından mahsubunu talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davalı Şirketin hiç bir üstün hakka dayanmadan davacıların hissedarı oldukları 1508 ada 2 No.lu parseli okul alanı olarak kullanmak suretiyle müdahalede bulunduğu gerekçesiyle müdahalenin önlenmesi talebi yönünden davanın kabulüne; ecrimisil talebi yönünden ise kısmen kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekillerince istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde:
1. Dava konusu taşınmazdaki panelle çevirme işlemlerinin bizzat paydaş ... tarafından yapıldığını, halihazırda ilgili taşınmazda büyük paydaş ... olup müvekkili Şirketin de kurucusu ve üyesi olduğunu, dolayısıyla zaten müvekkili Şirketin işlemlerinin çoğunun tarafı ve muhatabı olduğunu, işbu davanın doğrudan ...’a yöneltilmesi gerektiğini,
2. Aksi kanaat hâlinde kullanım işleminin müvekkili Şirketçe yapıldığı düşünülse dahi esasen hissedar ... ve ailesinin rızası ile yapıldığının gözetilmesi gerektiğini, Şirketin alakasız üçüncü kişi konumunda olmadığını, taşınmazı kurucusu ve yönetim kurulu başkanı Kamil Sayar’a tebaen kullandığını, kötüniyetli olmadığını,
3. ... ve ailesinin taşınmazdaki hissesinin yaklaşık 2/3 olduğunu, taşınmazı tebaen kullandığı yönünde istinaf kanaati oluşmaz ise; en azından kullanıma ilişkin taşınmazın pay ve paydaş çoğunluğunun rızasının bulunduğunu, Mahkemece bu hususta kanaat oluşmaz ise tanık olarak diğer maliklerin dinlenmesi gerektiğini, davacılar çoğunluğu sağlayamadığından diğer hissedarların kullanıma ilişkin rızalarının geçerli olduğunu,
4. Taşınmazın tamamı üzerinden nispi vekâlet ücretine hükmedilmesinin de hukuka aykırı olduğunu, davacıların hissesinin dikkate alınarak hesaplama yapılması gerektiğini belirterek hükmü temyiz etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, el atmanın önlenmesi ve ecrimisil istemine ilişkindir.
1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalı vekilinin sair temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2. Davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarına gelince; somut olayda, Mahkemece davanın kabulü ile davalının dava konusu taşınmazın tümüne yönelik müdahalesinin önlenmesine ve toplamda 16.195,85 TL ecrimisile hükmedilmiştir. Keşfen belirlenen değerler dikkate alındığında dava değerinin 2.998.070,00 TL olduğu, bu tutar üzerinden davacı lehine vekâlet ücreti takdiri gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi doğru değildir.
Ne var ki bu hatanın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 370/2 hükmü uyarınca kararın düzeltilerek onanması gerekir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1. Davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine,
2. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
3. Davalı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının hüküm fıkrasının 9 numaralı bendinde yer alan “303.289,60TL” ibaresinin çıkartılarak yerine “ 287.903,54 TL” ibaresinin yazılması suretiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Peşin alınan temyiz harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
24.04.2025 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.