Yargıtay 7. Hukuk Dairesi E.2024/4114 K.2025/2217
7. Hukuk Dairesi 2024/4114 E. , 2025/2217 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2024/293 E., 2024/1143 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Edremit 3. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2022/242 E., 2024/5 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; tarafların murisi...’ın 17.10.1985 tarihinde vefat etmesi üzerine .... Noterliğinde 14.01.1985 tarihinde düzenlettirdiği vasiyetname ile tüm mal varlığını en büyük torunu olan davacıya vasiyet ettiğinin anlaşıldığını, diğer kanuni mirasçılar tarafından bu vasiyetnameye karşı vasiyetnamenin iptali veya tenkis talebiyle dava açıldığını, açılan bu davanın (Kapatılan) Havran Asliye Hukuk Mahkemesinin 1999/23 Esas sayılı dosyasıyla görüldüğünü vasiyetnamenin iptali yönüyle ret, tenkis yönüyle ise kabul ile neticelendiğini, davanın davalılarından olan ...'ın tenkis davası ilamını (Kapatılan) Havran İcra Müdürlüğünün 2002/61 Esas sayılı dosyası ile icra takibine koyduğunu, tenkis bedelinin icra dosyasına ödenmek suretiyle infaz edildiğini, vasiyetnamenin iptali veya tenkis istemli davada verilen kararın kesinleşmesi üzerine, bu defa yine (Kapatılan) Havran Asliye Hukuk Mahkemesinde, fazlaya dair haklar saklı tutulmak kaydı ile müvekkilinin murisinin ortak bulunduğu taşınmazlarla ilgili olarak vasiyetnamenin tenfizi davası açtığını, anılan Mahkemenin 2004/56 Esas sayısına kaydolunan vasiyetnamenin tenfizi davasının kabul edildiğini ve kesinleştiğini ileri sürerek, ...Köyü, 277 ada 1 parsel 679 ada 16 parsel ve...Mahallesi, ... Mevkiinde kain 613 ada 57 parsel sayılı taşınmazların tapu kayıtlarının iptali ile .... Noterliğinde düzenlenen 14.01.1985 tarihli vasiyetnamenin tenfizi kapsamında takyidattan ari olarak müvekkili adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalılar vekilleri cevap dilekçelerinde; davanın 10 yıllık hak düşürücü süreden sonra açıldığını belirterek davanın reddini savunmuşlardır.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davanın 10.10.2023 tarihinde takip edilmemesi nedeniyle yenileninceye kadar işlemden kaldırılmasına karar verildiği, bu tarih üzerinden 3 aydan fazla bir sürenin geçtiği halde taraflarca yasal süresinde usulüne uygun olarak yenilenmediği anlaşılmakla, davanın 6100 sayılı HMK'nin 150/5. maddesi gereğince açılmamış sayılmasına karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekilince istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacının adli yardım talebinin reddedildiği, bu kararın itiraz üzerine kesinleştiği, mahkemece usulüne uygun şekilde harç tamamlanması için ihtar yapıldığı, buna rağmen süresi içerisinde harcın tamamlanmadığı ve dosyanın işlemden kaldırıldığı anlaşıldığından davanın açılmamış sayılmasına dair kararda isabetsizlik bulunmadığından davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmazlara bilirkişi eliyle keşfen biçilen kıymetlere göre yatırılması gereken nispi harç oranının yüksek olduğunu, zirai üretim (Zeytincilik) yaparak geçimini sağlayan, biri yurt dışında, ikisi şehir dışında öğrenim gören (4) çocuğu bulunan müvekkilinin adli yardımdan yararlandırılması gerektiğini, yeterince tetkik yapılmaksızın, adli yardım taleplerinin reddine ve davamızın açılmamış sayılmasına karar verildiğini, müvekkil adına kayıtlı taşınmazlar mirasen ortak yerler olup, müvekkilin serbestçe tasarruf hakkı bulunmadığından adli yardım talebi değerlendirilirken dikkate alınmaması gerektiğini, müvekkili adına kayıtlı 1991 model otomobilinin ise 7020 sayılı Kanun hükümlerine göre hurda sayılacağını, davanın müvekkili lehine sonuçlanmasının kesine yakın olduğunu belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, vasiyetnamenin tenfizi istemine ilişkindir.
Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanunun 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
24.04.2025 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.