Yargıtay 7. Hukuk Dairesi E.2025/1679 K.2025/2225

🏛️ 7. Hukuk Dairesi 📁 E. 2025/1679 📋 K. 2025/2225 📅 24.04.2025

7. Hukuk Dairesi         2025/1679 E.  ,  2025/2225 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 1987/1484 E., 1989/1766 K.
Mahkeme kararı davalı ... vekili tarafından duruşmalı temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne, temyiz incelemesinin duruşmalı yapılması isteminin miktar itibari ile reddine karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili; davalıların murisi ...'ın Antalya 1. Noterliği'nin 12.06.1961 tarihli ve 6198 sayılı satış vaadi sözleşmesi ile 95 parseldeki hissesinin tamamını müvekkiline sattığını, zilyetliğini devrettiğini ve bedeli de ödediğini ileri sürerek 95 parseldeki ... adına kayıtlı hissenin tapusunun iptali ile davacı adına tescilini istemiştir.
II. CEVAP
Bir kısım davalılar süresinde sundukları cevap dilekçesi ile 10 yıllık zamanaşımı süresinin geçtiğini ve satış vaadi sözleşmesini kabul etmediklerini savunarak davanın reddini istemiştir.
III. MAHKEME KARARI
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; zilyetliğin devredildiğinin, dolayısıyla zamanaşımı savunmasının dinlenemeyeceğinin keşifte dinlenen tanık beyanlarından anlaşıldığı, satış bedelinin ödendiğinin de satış vaadi sözleşmesi ve ibra sözleşmesi ile sübut bulduğu gerekçeleriyle davanın kabulüne, 95 parseldeki 28/384 hissenin tapusunun iptali ile davacı adına tesciline karar verilmiştir.
IV. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı ... vekili; dava zamanaşımına ilişkin savunmalarının doğru değerlendirilmediğini, yetersiz araştırma yapıldığını, zilyet edilen kısmın net olarak gösterilmediğini ve keşifte zilyetlik olgusunun yeterince araştırılmadığını, karar tarihinden 34 yıl geçtiğini, 34 yıl sonra kararın tebliğe çıkartılmasının kötüniyetli olduğunu, kararın bu hali ile 34 yıl sonra icra kabiliyetinin kalmadığını, dosyanın muhtemelen SEKA' ya gönderilerek imha edildiğini, bu haliyle dosyanın, bilirkişi raporunun ve tanık beyanlarının denetime elverişli olmadığını ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, satış vaadi sözleşmesinden kaynaklanan tapu iptal ve tescil istemine ilişkindir.
Davacı vekili tarafından satış vaadi sözleşmesi nedeniyle 95 parseldeki hissenin tapusunun iptali ile müvekkili adına tescili istenmiş, davalı tarafından davanın reddi savunulmuş, Mahkemece davanın kabulüne, 95 parseldeki 28/384 hissenin tapusunun iptali ile davacı adına tesciline karar verilmiştir.
Ne var ki karar tarihinden sonra, dava konusu 95 parseldeki ifraz işlemleri neticesinde oluşan 13341 ada 126 parsel sayılı taşınmazdaki dava konusu hisse, 25.08.2011 tarihli ve 5658 yevmiye sayılı kamulaştırma işlemi neticesinde terkin edilmiştir. Bu nedenle, dava konusu taşınmazdaki hissenin kamulaştırılarak özel mülkiyete konu olmaktan çıktığı gözetilerek bir karar verilmek üzere hükmün bozulması gerekmiştir.
V. KARAR
Açıklanan sebeple;
Temyiz olunan Mahkeme kararının BOZULMASINA,
Peşin yatırılan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine,
Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,
24.04.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.