Yargıtay 7. Hukuk Dairesi E.2025/1472 K.2025/2179
7. Hukuk Dairesi 2025/1472 E. , 2025/2179 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2022/59 E., 2022/406 K.
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar davacı vekili ve bir kısım davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; ... ilçesi, ...Köyü, 1220 (248) parsel sayılı taşınmaz Hazine adına kayıtlı iken, Seyhan Belediyesi ve Adana Büyükşehir Belediyesinin yaptığı 37 No.lu imar uygulaması sonucu, 5592 ada 7, 8 ve 9 parsellerin oluştuğunu, daha sonra imar uygulamalarının mahkemelerce iptal edildiğini belirterek davalılar adına olan tapu kayıtlarının iptali ile Hazine adına tescilini talep etmiştir.
II. CEVAP
1. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; Büyükşehir Belediyesinin yetkisinin nazım imar planlarının yürürlüğe girdikten bir yıl sonra uygulanmasını sağlamakla sınırlı olduğunu, idari yargı kararı gereğince alınan encümen kararları ile yeniden imar düzenlenmesi yapılmasına dair karar verildiğinden tapu iptali ve tescil davasının konusuz kalacağını, taşınmazın malikleri değiştiği sürece tapu kütüğünde eski parsellere dönüşünün fiilen imkansız hâle geldiğini, dava konusu işlemde çözüm yolunun kök parsele dönüş olmadığını, iptal gerekçelerini dikkate alan yeni bir düzenlemenin tapuya tescili ile mümkün olduğunu bildirerek açılan davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
2. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili Belediyenin taşınmazın maliki olmadığını, taşınmazda düzenleme yapma yetkisinin Adana Büyükşehir Belediye Başkanlığına ait olduğunu belirterek açılan davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
3. Davalılar ..., ..., ... duruşmadaki beyanlarında özetle; taşınmazın eski hâle getirilmesini talep ettiklerini bildirmişlerdir.
4. Davalı ... vekili duruşmadaki beyanlarında özetle; açılan davayı kabul etmediklerini bildirmiştir.
5. Dahili davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; Belediyelerinin 29.03.2009 tarihli mahalli idareler seçimi sonrasında kurulduğunu, dava konusu parsel Belediye sınırları içerisinde kalmış ise de; Belediye kurulduğu tarihten önceki dönemde gerçekleştirilen bir idari işlem olduğunu, dava konusu olayın İdarece yapılan bir işlem olmadığını beyanla davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. MAHKEME KARARI
Mahkemenin 21.05.2013 tarih ve 2008/564 Esas, 2013/313 Karar sayılı kararında özetle; davalı ... aleyhine açılan davada, taraf sıfatı kalmayan davalı ... hakkında karar verilmesine yer olmadığına, diğer davalılar yönünden açılan davanın kabulü ile; Adana ili, ... ilçesi, ...Köyü 1220 kök kadastro parselin ihyasına, Adana ili, ... ilçesi, ...Köyü 5592 ada 7, 8 ve 9 parselin imar uygulaması ile oluşan sicil kayıtlarının iptaline, fen bilirkişisi ...nın 02.04.2012 tarihli krokili raporunda A harfi ile gösterilen ve ...Köyü, 5592 ada 7 parselde kalan 126,40 m²'lik alanın, B harfi ile gösterilen aynı yer 5592 ada 8 parselin 1.608,05 m²'lik kısmının, C harfi ile gösterilen aynı yer 5592 ada 9 parselin içinde kalan 1.200,55 m²'lik kısmının tefriki, tapunun imar öncesi kadastral mülkiyet hâline dönüştürülerek 1220 kök parselin ihyasına, mevcut tapu kayıtlarının iptaline ve Hazine adına tapuya tesciline karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
1. İlk Derece Mahkemesinin 21.05.2013 tarihli kararı süresi içinde bir kısım davalılar vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine incelemeyi yapan Yargıtay (Kapatılan) 14. Hukuk Dairesinin 03.12.2019 tarihli kararında özetle; yargılama esnasında vefat eden birleştirilen davada davalı ... mirasçılarına dahili dava dilekçesi ve duruşma gününün tebliği ile usulüne uygun taraf teşkili sağlandıktan ve anılan kişilerin varsa savunma ve delilleri toplandıktan sonra çekişmenin esasının incelenmesi gerekirken anılan husus gözetilmeksizin hüküm kurulması isabetsizdir gerekçesiyle hükmün bozulmasına karar vermiştir.
2. Bozma kararı sonrasında İlk Derece Mahkemesinin başlıkta tarih ve sayısı belirtilen kararında özetle; dava konusu uyuşmazlığın, 20 Şubat 2020 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7221 sayılı Coğrafi Bilgi Sistemleri ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun'un 7. maddesiyle 3194 sayılı İmar Kanunu'nun 18. maddesine eklenen hüküm uyarınca idareye başvuru yoluyla çözülmesi gerektiğinden, imar parselinin ihyasına yönelik dava konusu talebin kanun değişikliği nedeniyle reddine, davacının dava açma tarihinde haklı durumda olduğu gözönüne alınarak yapmış olduğu yargılama giderlerinden davanın açılmasına sebebiyet veren davalılar Adana Büyükşehir Belediyesi ile davalı ... Belediyesinin sorumlu tutulmasına karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
1. Davacı ... vekili temyiz dilekçesinde;
a. Yasal düzenlemenin davalıya zorunlu başvuru şartı oluşturmadığını, Mahkemenin yanlış değerlendirme yaptığını,
b. Birleştirilen davalarda yargılama giderlerinin kendi üzerlerinde bırakılmasının hatalı olduğunu beyanla hükmün bozulmasını talep etmiştir.
2. Davalı ... ve dahili davalı ... vekilleri temyiz dilekçelerinde; Mahkemece davanın reddine karar verilmesine rağmen aleyhlerine yargılama gideri ve vekâlet ücretine hükmedilmesinin hatalı olduğunu, hükmün bu yönüyle bozulmasına karar verilmesini talep etmişlerdir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dosya içeriğine, bozmanın mahiyetine ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık; imar uygulamasının iptali nedeniyle kadastral parselin ihyası istemine ilişkindir.
Mahkemelerin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un geçici 3/2 hükmü atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun'un 428. maddesi ile 439/2 hükmünde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen Mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; taraflarca temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usûl ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Harçlar Kanunu'nun 13/j maddesi gereğince davacı Kurum harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edenlere yükletilmesine,
Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,
Kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere,
21.04.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.