Yargıtay 7. Hukuk Dairesi E.2025/1337 K.2025/2066
7. Hukuk Dairesi 2025/1337 E. , 2025/2066 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2023/1414 E., 2024/2369 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 20. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2017/235 E., 2018/418 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından duruşma istemli, davalı vekili tarafından duruşma istemsiz temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne, duruşma isteminin değerden reddine karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkillerinin mirasbırakanı ..........'in 1008 ada 144 parselde yer alan taşınmazı .......Sorumlu İşçi Sendikaları Birliği Yapı Kooperatifi ortaklığından satın aldığını, taşınmaz kaydında 16.09.1954 tarihli 95.530,00 ETL bedelli ipoteğin mevcut olduğunu, davalı İdarenin ipoteğin terkini hususunda 116.200,00 TL gibi fahiş bir rakam talep ettiğini, konulan ipoteğin herhangi bir kazanç amacı güdülmeksizin sendika ve işçi kuruluşlarına tahsis işlemi sonucu konulduğunu beyanla fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile icra dosyasına depo edilen tutar nazara alınarak ipoteğin fekki ile tapu kaydından terkinini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde, davanın reddini savunmuş; davanın kabulü hâlinde ise belediye meclisi tarafından dava konusu taşınmaz için belirlenen 116.200,00 TL ipotek bedelinin davacılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında; davacılar murisi tarafından davalıya verilen ipoteğin faizsiz olduğu, ipotek akit tablosunda faiz belirtilmediği, davacıların temerrüde düşürüldüklerine ilişkin herhangi bir tebliğ evrakının dosyaya sunulmadığı, ipoteğin süresiz olduğu, satış işlemi ve satış bedeli karşılığı yapıldığının anlaşıldığı, ipotek borçlusu olan davacılara borçla ilgili ihtar gönderilmediği, bahse konu bedelin güncellenmesi ile karşılığının 0.095 TL olduğu ve bunun karşılığının olamayacağı gerekçesiyle davanın kabulüne karar vermiştir.
IV. İSTİNAF
1. Bölge Adliye Mahkemesi ilk kararında; davalı vekilinin istinaf başvurusunun kesinlik sınırı altında kalması nedeniyle usulden reddine karar vermiştir.
2. Bölge Adliye Mahkemesi 19.11.2018 tarihli ek kararında; davalı vekilinin temyiz dilekçesinin kesinlik sınırı altında kaldığından reddine karar vermiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
Yargıtay (Kapatılan) 14. Hukuk Dairesinin 25.06.2020 tarihli ve 2019/251 Esas, 2020/4117 Karar sayılı bozma ilâmında; her ne kadar hüküm altına alınan ipotek bedeli karar tarihindeki istinaf sınırının altında kalsada davalının yargılama aşamasında ve özellikle istinaf dilekçesinde belirlenen ipotek bedelini kabul etmediği ve ödenmeyen bedel için İstanbul Büyükşehir Belediye Meclisinin 17.03.2017 tarihli ve 412 sayılı kararıyla 2017 yılı rayiç bedeli olan 116.200,00 TL’nin ödenmesine yönelik savunmada bulunduğundan hükmün bozulmasına, istinaf incelemesi yapılmak üzere dosyanın adı geçen Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine karar vermiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesince Verilen Direnme Kararı
Bozma ilâmı üzerine Bölge Adliye Mahkemesi 09.12.2020 tarihli kararında; bozma ilâmına uyulmamasına, 13.09.2018 tarihli ve 2018/1625 Esas, 2018/1375 Karar sayılı ilâmında ısrar edilmesine karar vermiştir.
C. Hukuk Genel Kurulunca Verilen Bozma Kararı
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu 15.03.2023 tarihli ve 2021/(14)7-537 Esas, 2023/192 Karar sayılı kararında; özel daire bozma ilâmındaki gerekçelerle istinaf dilekçesinin reddine karar verilmesinin isabetli olmadığına karar vermiştir.
D. Bölge Adliye Mahkemesince Verilen Bozmaya Uyma Kararı
Bölge Adliye Mahkemesi yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında; bozma ilâmına uyarak 116.200,00 TL'nin depo edilmesi üzerine davanın kabulüne karar vermiştir.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde; öncelikle davanın reddi gerektiğini, arsa üzerindeki ipotek bedelinin satış bedeli değil, m² bazında günümüz tahsis bedeli olduğunu, ipotek bedelinin güncellenmiş hâli depo edilmesi gerekirken 116.200,00 TL üzerinden davanın kabul edildiğini belirtmiştir.
Davacılar vekili duruşma istemli temyiz dilekçesinde; dava konusu taşınmazın ve çevresindeki diğer arsaların başta İşçi Sendikları Birliği ve Yapı Kooperatifi olmak üzere ihtiyaç sahibi kişilere ulaştırılmak üzere tahsis edildiği, ucuz mesken bölgeleri oluşturulmasının amaçlandığı, dava konusu ipotek teminat ipoteği olmadığından uyarlanmasının istenemeyeceği, borcun varlığını davalının ispat etmesi gerektiğini, ipotek bedelinin fahiş miktarda tespit edildiğini ve dava kabul edildiği hâlde davalı lehine yargılama gideri ve vekâlet ücretine hükmedilmesinin doğru olmadığını, davacı lehine vekâlet ücretine hükmedilmesi gerektiğini, belirtmiştir.
B.Değerlendirme ve Gerekçe
Dava, ipotek şerhinin terkini istemine ilişkindir.
4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 893. maddesinde düzenlenen ve satıştan doğan alacak nedeniyle tapuya tescil edilen kanuni ipotek, taşınmazın satış bedelinden ödenmeyen bakiye alacağı teminat altına alınmaktadır.
Somut olaya gelince, davalı ... talebini 116.200,00 TL ile sınırlandırdığından Bölge Adliye Mahkemesince bu bedelin depo edilmesi üzerine davanın kabulüne karar verilmesinde ve davacının depo ettiği bedel karşılığında şerh terkin edildiğinden davacı lehine vekâlet ücretine hükmedilmemesinde ve yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasında bir isabetsizlik yoktur.
Ancak vekâlet ücretine hükmedilmesi hususunda 5. bent ile 10. bent arasında, yargılama giderleri yönünden ise 6. bent ile 9. bent arasında çelişki meydana geldiğinden 6100 sayılı Kanun'un 370/2 hükmü uyarınca beşinci ve altıncı bendin çıkarılması suretiyle Bölge Adliye Mahkemesi hükmünün düzeltilerek onanması gerekmiştir.
VII. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Bölge Adliye Mahkemesi hükmünün sonuç kısmında yer alan "5" ve "6" numaralı bentlerin hükümden çıkarılmasına, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370/2 hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesi hükmünün DÜZELTİLMİŞ bu şekli ile ONANMASINA,
Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
16.04.2025 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.