Yargıtay 7. Hukuk Dairesi E.2024/3627 K.2025/1766
7. Hukuk Dairesi 2024/3627 E. , 2025/1766 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/2620 E., 2024/1015 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Sarayköy 1. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2021/203 E., 2022/643 K.
Taraflar arasındaki inançlı işlem hukuksal sebebine dayalı taşınmazın rayiç bedelinin yarısının tahsili, terditli olarak ödenen paraların faiziyle tahsili istemine ilişkin yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine kesin olmak üzere karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararının davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine 04.07.2024 tarihli ek karar ile temyiz talebinin reddine karar verilmiştir.
Ek karar davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra, dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
1.Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili ... ile muris ... arasında inançlı işleme dayalı olarak sözleşme düzenlediğini, buna göre Sarayköy ilçesi, ....... Mevkii 109 ada 11 parselde kayıtlı taşınmazın 166.000,00 TL'ye satın alındığını ve ... adına tescil edildiğini, taşınmazın davacı ile ... tarafından ortak alındığını, çekilen kredinin ortak ödendiğini, ancak ... mirasçılarının muvazaalı olarak taşınmazı sattıklarını, krediye ilişkin yapılan ödemelerin incelenecek belgelerden ortaya çıkacağını, öncelikle taşınmazın %50 hissesinin tapusunun iptali ile davacı adına tescil edilmesini, bu talep kabul edilmezse gayrimenkulün rayiç değerinin yarısının davalılardan tahsilini, terditli olarak bu talepler kabul edilmezse davacı tarafından davalıya yapılan ödemelerin ödeme tarihlerinden itibaren işleyecek faiziyle tahsilini dava etmiştir.
2. Mahkemece verilen 17.10.2022 tarihli ara karar doğrultusunda davacı vekilince sunulan ıslah dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmazın yargılama aşamasında satılmış olmasından dolayı, davaya tazminat davası olarak devam etmek istediklerini, bu doğrultuda taşınmazın satış bedelinin yarısı olan 1.000.000,00 TL’nin tahsilini, bu talep kabul edilmezse davalıya yapılan ödemelerin faiziyle birlikte tahsilini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalılar vekili cevap dilekçesinde özetle; muris ...’nin vefatı üzerine terekenin müteveffanın eşi ... ve oğlu ...'ye intikal ettiğini, dava konusu taşınmazın ... tarafından satış yolu ile 50.000,00 TL bedelle satın alındığını, davacının iddiasını ispat edici herhangi bir belgeyi dosyaya sunmadığını, muris dışında 3. kişilerle davacı arasında düzenlenen bu belgenin her zaman düzenlenmesinin mümkün olduğunu, tahsilat makbuzu denilen belgelerin müteveffanın imzasını, kaşesini veya el yazısını barındırmadığını, yazı ve imzanın müteveffanın eli ürünü olmaması sebebiyle yazılı delil veya delil başlangıcı sayılamayacağını beyanla davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında özetle; dava konusu taşınmazın davalıların murisi tarafından 05.07.2011 tarihinde alındığı, sözleşmenin 10.12.2011 tarihinde yapıldığı, kredi ödeme tablosuna göre kredinin 01.07.2012 tarihinde çekildiği, kredinin dayanağının 04.07.2011 tarihli sözleşme olduğu, kredi sözleşmesinin davalılar murisi ile yapıldığı, inanç sözleşmenin ise taşınmazın devrinden sonra yapıldığı, sözleşmede taşınmazın ortak olarak alındığı belirtilse de davacının ilk başta bir bedel ödeyip ödemediğinin belli olmadığı, sözleşmede kredi borçlarının beraber ödeneceğinin belirtildiği, ödemenin de ispatlanamadığı, davacı ve davalıların murisi arasındaki sözleşmenin inançlı işlem niteliğinde olmadığı, yapıldığı iddia edilen ödemelerin tanık ile ispat edilemeyeceği, davacının, davalıların murisine yaptığı ödemeyi ispatlayamaması sebebi ile dava konusu taşınmazda bir hakkının olmadığı gerekçesiyle; davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
1. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekilinin istinaf başvurusunda bulunması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine kesin olmak üzere karar verilmiştir.
2. Bölge Adliye Mahkemesince verilen kesin nitelikteki kararın davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesi 04.07.2024 tarihli ek karar ile temyiz dilekçesinin reddine karar vermiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle;
1. Dava değerinin 1.000.000,00 TL olduğunu, bu değerin temyiz kesinlik sınırının üstünde bulunduğunu, Bölge Adliye Mahkemesinin bu sebeple kesin nitelikte karar veremeyeceğini,
2. Dava konusu taşınmazın davalıların murisi ile davacı tarafından ortak satın alındığını, ancak davalıların murisi adına tescil edildiğini, buna ilişkin yapılan sözleşmenin inanç sözleşmesi niteliğinde olduğunu,
3. Davacının, taşınmaz satın alınırken kullanılan krediyi ödediğinin sunulan belgeler ve tanık beyanları ile sabit olduğunu, ödemelerin murisin çalışanlarına yapıldığını, her kredi ödemesinden hemen önce murisin çalışanlarına makbuz karşılığı ödeme yapıldığını,
4.İnanç sözleşmesindeki imzanın murise ait olduğunun tespitinden hemen sonra davalıların taşınmazı sattıklarını, tüm bu hususların haklılıklarını ortaya koyduğunu, bu sebeple Bölge Adliye Mahkemesince verilen ek kararın kaldırılarak hükmün bozulmasına karar verilmesini beyan etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık; inançlı işlem sözleşmesine dayalı olarak dava konusu taşınmazın rayiç bedelinin yarısının tahsili, terditli olarak davacı tarafça yapılan ödemelerin faiziyle tahsili istemine ilişkindir.
1. Ek karara yönelik yapılan temyiz incelemesinde; her ne kadar davacı vekili tarafından dava konusu taşınmazın yarısının bedelinin tahsili talebinde bulunulmuş ve Mahkemece yapılan keşif sonucu alınan bilirkişi raporuna göre dava konusu taşınmazın değerinin 624.189,12 TL, talep edilen taşınmazın yarısı bedelinin 312.094,56 TL olduğu gerekçesiyle Bölge Adliye Mahkemesince temyiz dilekçesinin miktar yönünden reddine yönelik ek karar verilmiş ise de; yargılama aşamasında dava konusu taşınmazın dava dışı kişilere satılarak tapusunun devredildiği, bu doğrultuda Mahkemece 17.10.2022 tarihinde; "dava konusu taşınmaz devredildiğinden, davaya tazminat davası olarak mı devam edeceği yoksa devralan kişiye karşı mı devam edeceği hususunu açıklamak için davacı vekiline bir haftalık kesin süre verilmesine" şeklinde ara karar kurulduğu, davacı vekilinin işbu ara karar doğrultusunda sunmuş olduğu 17.10.2022 tarihli ıslah dilekçesi ile dava konusu taşınmazın tapu kayıtlarına göre 2.000.000,00 TL bedelle satıldığı, bu nedenle dava konusu taşınmazın yarısı olan 1.000.000,00 TL'nin davalıdan alınarak müvekkiline verilmesine karar verilmesi şeklinde davasını ıslah ettiği, bu durumda dava değerinin karar tarihi itibariyle 378.290,00 TL olan temyiz sınırının altında kaldığından söz edilemeyeceğinden, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 362./1-(a) hükmü uyarınca verilen karar temyizi kabil kararlardandır. Belirtilen sebeplerle davacı vekilinin temyiz isteğinin reddine yönelik 04.07.2024 tarihli ek kararın kaldırılmasına karar verilmiştir.
2. İşin esası yönünden yapılan temyiz incelemesinde; davacı ile davalıların murisi arasında yapılan ve tarafların imzasını taşıyan 10.12.2011 tarihli sözleşmenin inanç sözleşmesi olduğu, Adli Tıp Kurumundan alınan rapora göre sözleşmedeki imzanın davalılar murisine ait olduğu, sözleşme gereğince davalı tarafından çekilen kredi miktarının yarısına denk gelen miktarın davacı tarafından ödendiği de ekli ödeme belgelerinden anlaşıldığına göre Mahkemece davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken, açıklanan nedenlerle davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiş hükmün bu nedenlerle bozulması gerekmiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1. Bölge Adliye Mahkemesinin 04.07.2024 tarihli ek kararının KALDIRILMASINA,
2. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
3.İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
07.04.2025 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.