Yargıtay 7. Hukuk Dairesi E.2024/3604 K.2025/1686

🏛️ 7. Hukuk Dairesi 📁 E. 2024/3604 📋 K. 2025/1686 📅 27.03.2025

7. Hukuk Dairesi         2024/3604 E.  ,  2025/1686 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/892 E., 2024/773 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : ...1. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2020/329 E., 2022/31 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından duruşma talepli olarak temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne, duruşma isteminin davanın mahiyeti itibariyle reddine karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; ...Köyü sınırları içinde bulunan krokide işaretli olan su gözelerinin müvekkili Köy Muhtarlığı tarafından ıslah edildiğini, köy içme suyu ihtiyacını karşılamak için kendi imkanları ile çalışma başlatılmış iken davalı Köy Muhtarlığı su gözelerinin kendilerine ait olduğunu ve kendi köy sınırları içinde bulunduğunu iddia ederek çalışmaya müdahale ettiğini, davacı tarafın çalışmasına engel olunduğunu, söz konusu müdahalenin haksız olduğunu, dava konusu edilen su gözelerinin hukuken genel su hükmünde olduğunu, su gözelerinin bulunduğu yerin hiç kimsenin hüküm ve tasarrufu altında olmayan herhangi bir özel tapu sınırları içinde bulunmayan bir yerde olduğunu, suyun mevcut hali ve akış rejimi olarak kimsenin istifade etmediğini, hukuken genel su niteliğinde olan suyun müvekkil Köyün kullanımını engelleyecek herhangi bir hukuki neden bulunmadığını, hukuken genel sular devletin hüküm ve tasarrufu altında olduğunu, herkesin sudan kullanabileceğini, buna rağmen davalı tarafın yapmış olduğu müdahalenin haksız olduğunu, dava konusu edilen suların zeminde akan ve belli ve sabit bir akış rejimi ve güzergahı bulunan bir su olmadığını, mevcut suyun zeminde kullanılmayan alan iken müvekkil Köy Muhtarlığınca yapılan çalışma ve ıslah sonucu sulu alan ıslah edilmiş olduğunu, suyu kullanıma elverişli bir hale getirdiğini, suyun kullanılması ile davalı tarafın zararı bulunmadığını, genel su niteliğinde olan ve kadim kullanım şekli de bulunmayan söz konusu suyun müvekkil Köy ihtiyacına binaen kullanılmasında hukuka aykırılığın söz konusu olmadığını, davalı tarafın mevcut su gözelerini kendi köy idari sınırlarında kaldığını iddia ederek müvekkil köye engel olduğunu, söz konusu yerin müvekkil Köy sınırlarında ve ...İl İdaresi kapsamında olan bir yer olduğunu, davalı tarafın müvekkil Köy Tüzel Kişiliğinin su ihtiyacını karşılamak üzere yapmış olduğu çalışmaya haksız şekilde müdahale etmesi ve müvekkilin bu yönde çalışma yapmasına fiili olarak müdahalede bulunması nedeni ile suya vaki haksız müdahalesinin önlenmesine ve mevcut su kaynaklarının idari sınırının tespitine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının dava konusu ettiği su gözelerinin kendileri tarafından ıslah edildiğini, kendi imkanları ile köy içme suyunu karşılamak için çalışma başlattıklarını, kendi köy sınır sahasında kaldığını, gözelerden çıkan suyun genel su vasfında olduğundan bahisle bu davayı açtıklarını, bahse konu su gözelerinin Çamur Köyü kadastro çalışmaları alanında yer aldığını, konuyla ilgili Kelkit Asliye Hukuk Mahkemesinin yetkili olduğunu, Çamur Köyünün suyunun olmadığını, tapulu arazisi içerisindeki su kaynağı köyün su ihtiyacını karşılamadığını, krokilerde suyun ana kaynağının Çamur Köyü kadastro alanı içerisinde yer aldığının sabit olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve numarası belirtilen kararıyla davanın kabulü ile bilirkişi raporunda 1 numaralı su kaynağı ve 2 numaralı su kaynağı olarak gösterilen su kaynaklarına yönelik davalının müdahalesinin men'ine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararını süresi içinde davalı vekili duruşma talepli olarak temyiz etmiş, Dairemizce duruşma isteminin davanın mahiyeti itibariyle reddine karar verilmiştir.
Davalı vekili temyiz dilekçesinde;
a. Dosya arasında belirtilen raporda dava konusu kaynak suyunun yetersiz olduğu, başka kaynak suyunun araştırılması gerektiği, keşif esnasında davacı tarafın başka kaynak suları olduğu ve bunları bilinçli olarak göstermediklerinin tespit edildiği, bu anlamda itirazlarına konu bilirkişi raporunun denetlenebilir olmadığı ve güvenilir veriler içermediğini,
b. Kararın emsal Yargıtay kararına uymadığını,
c. İlk Derece Mahkemesince sözlü yargılama aşamasına geçmeden önce ihtarat yapılmadığını, kararın bu yönüyle de hatalı olduğunu ileri sürmektedir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dava, suya el atmanın önlenmesi ve dava konusu su kaynağının idari sınırının tespiti istemine ilişkindir.
Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeple;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
27.03.2025 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.