Yargıtay 7. Hukuk Dairesi E.2024/2786 K.2025/1699
7. Hukuk Dairesi 2024/2786 E. , 2025/1699 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ: İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 55. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2023/1040 E., 2024/849 K.
DAVALILAR: ... vd. vekili Avukat ...
İLK DERECE MAHKEMESİ: Beykoz 1. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2020/363 E., 2021/458 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili Av. ... müvekkilinin 24.11.2011'de ölen miras bırakan ...'nın mirasçısı olduğunu, buna karşın Beykoz Sulh Hukuk Mahkemesinin 07.12.2011 tarihli ve 2011/760 Esas, 2011/1752 Karar sayılı mirasçılık belgesinde müvekkiline pay verilmediğini ileri sürerek mirasçılık belgesinin iptalini ve yeni mirasçılık belgesi verilmesini istemiş; davacı asıl 21.01.2021 havale tarihli dilekçesi ile davadan haberinin olmadığını, amcası...'ın vekaletini kötüye kullanarak avukata vekalet verip adına dava açtığını, kendisinin kardeşleri ve anneleri ile bir sorununun olmadığını, aralarında bir uyuşmazlık kalmadığını belirterek davanın durdurulmasını ve işlemlerin iptal edilmesini istemiş; davacı vekili Av. ... 03.02.2021 tarihli dilekçesi ile vekillikten istifa etmiş; davacının yeni vekili Av. ..., 23.03.2021 tarihli vekaletnamesini 26.03.2021 de dosyaya sunmuş; ayrıca davacı vekili Av. ... 19.04.2021 tarihli dilekçesi ile; müvekkilinin açılan tüm davalardan haberdar olduğunu ve davalara icazeti olduğunu, müvekkilinin 21.01.2021 tarihli dilekçesinin feragat niteliğinde olmadığını, davalıların yönlendirmeleri sonucunda verildiğini, zaten davacının Türkçe de bilmediğinden anılan dilekçenin müvekkilinin iradesini tam yansıtmadığını, davacının önceki vekilinin davalılar hakkında ayrıca savcılığa da resmi belgede sahtecilik, dolandırıcılık, resmî belgenin düzenlenmesinde yalan beyan suçlarından suç duyurusunda bulunduğunu, bunun üzerine davalıların sürekli davacıyı arayarak vazgeçmemesi halinde hapse atılacağından bahisle davacının üzerinde baskı oluşturduklarını, davacının da sadece davalıların hapse girmelerine engel olmak amacıyla 21.01.2021 tarihli dilekçeyi verdiğini, ancak bu dilekçe nedeniyle miras haklarını almasının zorlaşacağını ve gecikeceğini öğrenince tarafına hukuk davalarına devam edebilmesi için vekalet verdiğini belirterek davanın kabulünü istemiştir.
II. CEVAP
Davalılar vekili; davacının davanın açıldığından haberinin ve muvafakatının olmadığını, 21.01.2021 tarihli dilekçenin davadan feragat niteliğinde olduğunu, feragatten dönülemeyeceğini, feragatle davanın ve davaya konu hakkın sona erdiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; 21.01.2021 tarihli dilekçenin davadan feragat beyanı içermediği gibi akabinde davacının davasına başka bir vekil vasıtasıyla devam ettiği ayrıca davacının murisin öz kızı olduğunun nüfus kayıtlarından anlaşıldığı, bu nedenle davacıya pay verilmesi gerekirken verilmemesi nedeniyle hatalı olan mirasçılık belgesinin iptalinin gerektiği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İlk Derece Mahkemesi kararının hukuka uygun olduğu gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalılar vekili, 21.01.2021 tarihli dilekçenin davadan ve davaya konu haktan feragat niteliğinde olduğunu, feragatten dönülemeyeceğini, bu nedenle davanın reddi gerektiğini ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, mirasçılık belgesinin iptali ve yeni mirasçılık belgesi istemine ilişkindir.
Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
27.03.2025 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.