Yargıtay 7. Hukuk Dairesi E.2024/3195 K.2025/1722

🏛️ 7. Hukuk Dairesi 📁 E. 2024/3195 📋 K. 2025/1722 📅 27.03.2025

7. Hukuk Dairesi         2024/3195 E.  ,  2025/1722 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2024/562 E., 2024/795 K.
DAVALILAR : ... vd.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Amasya 1. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2022/648 E., 2023/623 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin ...'a ait taşınmazı 02.09.1993 tarihinde bedelini ödeyerek satın aldığını, ancak bu alım satım sonucunda babası ... adına 732,85 m²'ye isabet eden bölümün intikal ettirildiğini, dava konusu yerin ise tapuda işleminin yapılmadığını, bedelinin ödendiğini ancak sehven tapuda işlemi yapılmadığını belirterek davanın kabulü ile 184 ada 10 (eski 133 ada 9 parsel) parselde ... adına kayıtlı hissenin tapu kaydının iptal edilerek müvekkili adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir
II. CEVAP
Davalı taraf, davaya cevap vermemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacı tarafın dava dilekçesinde vakıa olarak dayanmış olduğu ve tanıkların beyanlarında geçen 02.09.1993 tarihli satışın tapuda resmi şekilde yapıldığını, bu resmi satış senedi incelendiğinde; muris ...'ın 129 parsel sayılı tarladaki 20/220 hissesini 80.000.000,00 TL bedel karşılığında muris ...'ye satmayı taahhüt ettiğini, satış bedelinin ise ödendiğini, 22.11.2002 tarihli işlemle eski 129 parsel sayılı taşınmazın 133 ada 10 parsel sayılı taşınmaz olduğunu, bu 133 ada 10 parseldeki muris ... hissesinin ise 12.06.2017 tarihli toplulaştırma işlemi sonucunda 179 ada 12 parsel sayılı taşınmazda 739/9177 hisseye aktarıldığını, bu hissenin halen aktif olarak muris ... adına tescilli olduğunu, yani her ne kadar davacı tarafça satışa konu taşınmazın tapuda davacının murisi adına tescil edilmediği iddia edilmiş ise de somut olayda satışa konu payın davacının murisi adına tescil edildiğini, taşınmaz satışından doğan borçların taraflarca ifa edildiği sonucuna varıldığını, davacı tarafın dava konusu ettiği 184 ada 10 parsel sayılı taşınmazdaki muris ... üzerine kayıtlı bulunan 20/220 payın ise resmi satış senedine konu edilmediğini, bu parseldeki muris üzerine kayıtlı payın toplulaştırma öncesi farklı taşınmazdan geldiğini, tapulu taşınmazın zilyetlik yoluyla mülkiyetinin kazanılmasına dair istisnai hallerin ise somut olayda mevcut olmadığını belirterek davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf talebinin esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde:
1.Bölge Adliye Mahkemesi kararının gerekçesiz olduğunu,
2.Kararın eksik incelemeye dayalı olarak verildiğini, dava açılan yerin satışı yapılmışsa da tescilinin yapılmadığını, ilgili yerin tapuda halen ... adına kayıtlı olduğunu, davacı adına tescilinin yapılmadığını, dava konusu edilen yerin eski 130 parsele denk geldiğini, her ne kadar kararda taraflarına açıklattırılan yerin 20/220 pay olduğu (eski 129 parsel) belirtilmişse de, taraflarınca böyle bir beyanda bulunulmadığını, 184/10(eski 133/9)parselde kayıtlı 4.676,05m2 olarak belirtilen taşınmazdaki ... hissesinin iptali ile müvekkili adına tescilinin talep edildiğini, Mahkemece yanılgıya düşülerek verilen kararın usul ve hukuka aykırı olduğunu,
3.Dosya içerisinde mevcut keşif tutanağı ve tanık beyanlarına göre de 1993 yılından bu yana taşınmaza davacının zilyet olduğunun anlaşıldığını ileri sürerek hükmün bozulmasını istemiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, harici satış nedeniyle tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.
Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanunun 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
27.03.2025 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.