Yargıtay 7. Hukuk Dairesi E.2024/3273 K.2025/1715
7. Hukuk Dairesi 2024/3273 E. , 2025/1715 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2023/451 E., 2024/1432 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 32. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2022/235 E., 2022/58 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I.DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili adına kayıtlı olan dava konusu 1254 ada 17 parsel sayılı taşınmazın davalı tarafından işgal edildiğini, davalının taşınmaz üzerinde herhangi bir hakkının bulunmadığını, taşınmazın bu şekilde 10 yılı aşkın süredir kullanıldığını, kullanım karşılığında davalının herhangi bir bedel ödemediğini ileri sürerek el atmanın önlenmesini ve davalının taşınmazı kullanmaya başladığı 14.12.2001 tarihinden itibaren ecrimisil bedelinin işleyecek faizi ile birlikte tahsilini talep etmiştir.
II.CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; iddiaların gerçeği yansıtmadığını, ecrimisil alacağının 5 yıllık zamanaşımına tabi olduğunu, davacının belirsiz alacak davası açmakta hukuki yararının bulunmadığını ve müvekkilinin taşınmazda kiracı olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur.
III.İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
1.İstanbul 7. Asliye Hukuk Mahkemesinin 23.10.2020 tarihli ve 2019/533 Esas, 2020/625 Karar sayılı kararıyla göreve ilişkin dava şartı yokluğu nedeniyle davanın usulden reddine karar verilmiştir.
2.İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili ve katılma yoluyla davacı vekili tarafından ayrı ayrı istinaf başvurusunda bulunulması üzerine İstanbul Bölge Adliye Mahkemesinin 08.06.2021 tarihli ve 2021/112 Esas, 2021/930 Karar sayılı kararıyla 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 2. maddesi gereği davada Asliye Hukuk Mahkemesi görevli olduğundan İlk Derece Mahkemesi hükmünün kaldırılarak davanın yeniden görülmek üzere dosyanın mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.
3.İstanbul 32. Asliye Hukuk Mahkemesinin 07.10.2022 tarihli ve 2022/235 Esas, 2022/58 Karar sayılı kararında "...dava konusu 1254 ada 17 parsel sayılı taşınmazda, davacının intifa hakkı sahibi...'ın kiracısı olduğu, adı geçenin ölümünden sonra taşınmazı kira bedeli ödemeksizin kullanmaya devam ettiği, davacı kurum ile aralarında anlaşma sağlanamadığı, yapılan keşif ve bilirkişi raporları, gelen müzekkere cevapları ile davalı beyanlarına göre davalının içeride eşyalarının olduğu, taşınmazı hukuken bir sebep olmaksızın kullandığının sabit olduğu, davalının keşifte alınan beyanlarında 2013 yılından beri taşınmaz malikine kira ödemeksizin ikamet ettiğini ikrar ettiği, iyiniyet ve haklı zilyetlik yönünden ispat yükünün davalı tarafa düştüğü, davacı ile davalı arasında usulüne uygun kira sözleşmesi bulunmadığı, dava tarihinden geriye doğru beş yıllık dönem için ecrimisil bedelinin istenebileceği, elatmanın önlenmesi, tahliye ve ecrimisil talebinin haklı olduğu, alınan bilirkişi raporuna itibar edildiği, 25.09.2014 ile 25.09.2019 tarihleri arasında toplam 35.580,00 TL ecrimisil alacağının mevcut olduğu, talebin ıslah edildiği ve davacının davasını ispat ettiği..." gerekçesiyle davanın kabulü ile "İstanbul ili, ...ilçesi, ...Mah. ... ... Bey Mevkii, 1254 ada 17 parsel, 3. Kat 5 No.lu bağımsız bölüm de yer alana davacıya ait taşınmaza yönelik davalının elatmasının önlenmesine ve bu taşınmazdan tahliyesi, kal masraflarının tamamı davalıya ait olmak üzere el atmanın olduğu alanda bulunan yapının kaline; 25.09.2014-25.09.2015 arası dönem için 6.000,00 TL, 25.09.2015-25.09.2016 arası dönem için 6.360,00 TL, 25.09.2016-25.09.2017 arası dönem için 6.624,00 TL, 25.09.2017-25.09.2018 arası dönem için 7.500,00 TL ve 25.09.2018-25.09.2019 arası dönem için 9.096,00 TL olmak üzere toplam; 35.580,00 TL ecrimisil alacağının yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine" karar verilmiştir.
4.Mahkemece 24.11.2022 tarihinde hüküm re'sen tashih edilerek, hükmün 1. maddesinde belirtilen “Kal masraflarının tamamı davalıya ait olmak üzere el atmanın olduğu alanda bulunan yapının kal'ine” ibaresi çıkartılmıştır.
5.Davacı vekilinin tavzih talebinde bulunması üzerine; İlk Derece Mahkemesince verilen 25.11.2022 tarihli ek karar ile davacı vekilinin tavzih talebi kabul edilerek, hükmün 3 numaralı bendinin "Alınması gereken 29.754,47 TL karar ve ilam harcının davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına"; 5 numaralı bendinin ise "Avukatlık Asgari Ücret tarifesi gereği takdirin 63.981,20 TL vekâlet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine" şeklinde tavzihine karar verilmiştir.
IV.İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 21.05.2024 tarihli ve 2023/451 Esas, 2024/1432 Karar sayılı kararında "...mülkiyet hakkına dayalı men'i müdahale ve ecrimisil istemi ile davanın açıldığı, davalı tarafından taşınmazın maliki ve sonrasında intifa hakkı sahibinden sözlü kira sözleşmesi kapsamında kiralandığını ve bu doğrultuda ödemelerin yapıldığının iddia edildiği, davaya konu taşınmazın malik Ülfet'ten intifa hakkı kendisinde kalacak şekilde dava dışı vakfa bağışlandığı, ondan da 2001 yılında davacıya çıplak mülkiyetinin bağışlandığı, eski malik Ülfet'in 2012 yılında öldüğü ve bu tarih itibariyle intifa hakkının da davacıya geçtiği, davalının dosya kapsamında yaptığı ödemeler ve tanık beyanı ile intifa hakkı sahibi ile arasında sözlü kira sözleşmesinin olduğu ve bu doğrultuda rızaya dayalı kullanımının bulunduğu, kiraya verilen davaya konu taşınmazı kanun metninde de belirtildiği üzere yeni malikin edinimi sonrasında yasal olarak yazılı bir şekilde davalıya bildirilmesinin gerektiği, davacı tarafından intifa hakkının kendisine geçtiği hususunun yazılı şekilde bildiriminin yapılmadığı, davalının haklı bir sebebe dayalı taşınmazı kullanıyor olması sebebiyle ecrimisil için gereken yasal şartların oluşmadığı..." gerekçesiyle istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak yeniden hüküm tesisi sonucu davanın kısmen kabulüne; "İstanbul ili, ...ilçesi, ...Mah. ... ... Bey Mevkii, 1254 ada 17 parsel, 3. Kat 5 No.lu bağımsız bölümde yer alan davacıya ait taşınmaza yönelik davalının elatmasının önlenmesine ve bu taşınmazdan tahliyesine; ecrimisil isteminin şartları oluşmadığından reddine" karar verilmiştir.
V.TEMYİZ
A.Temyiz Sebepleri
Davalı vekili,
-Ecrimisil talebi yönünden verilen ret kararı doğru ise de elatma ve tahliyeye yönelik verilen kabul kararının yerinde olmadığını,
-Kira sözleşmesinin sona erdiği hususunun davacının ispat etmesi gerektiğini,
-İntifa hakkının hala bulunduğunu,
-Hesap sahibinin vefat ettiğinin belirtilmesi sebebiyle 2013 tarihinden itibaren banka hesabına para yatırmaya son verdiğini,
-Dava dışı Bizim Lösemili Çocuklar Vakfı avukatının müvekkilini telefonla arayarak taşınmazın kendilerine geçtiğini bildirdiğini,
-Kira bedeli güncellenmesine ilişkin müvekkiline yapılan bir geri dönüşün olmadığını,
-Müvekkilinin işgalci değil, kiracı olduğunu,
-Kira sözleşmesinin hala geçerli olduğunu,
-Kiracılık süresince taşınmaza yönelik abonelik sözleşmeleri yaptığını,
-Taşınmazın birtakım masraflarının müvekkili tarafından kararlaştırıldığını,
-Kararın hukuka aykırı olduğunu ileri sürerek hükmün bozulmasını talep etmiştir.
B.Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, el atmanın önlenmesi ve ecrimisil ilişkindir.
Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI.KARAR
Açıklanan sebeple;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
27.03.2025 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.