Yargıtay 7. Hukuk Dairesi E.2024/2205 K.2025/1534
7. Hukuk Dairesi 2024/2205 E. , 2025/1534 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2024/87 E., 2024/244 K.
DAVALILAR : ... vd. vekili Avukat ..., ... vd.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Tokat 1. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2020/276 E., 2023/520 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili; müvekkilinin dava konusu 173 ada 4 parsel sayılı taşınmazı 1979 yılında muhtar satış senedi ile satın aldığını ileri sürerek tapu iptali ve tescil talebinde bulunmuştur.
II. CEVAP
Davalı ... vekili, davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; “dava konusu 173 ada, 4 parsel sayılı taşınmazın 835,00 m² alanlı olarak, ev ve bahçe vasfıyla Tatar oğlu ... adına kayıtlı olduğu, tapuda ...'nın ölü olduğunun belirtildiği, taşınmazın kadastro tutanakları incelendiğinde 12/09/1939 tarihli kadastro beyannamesi ve kayıt varakasında taşınmaz maliklerinin ......, ......, ......,..., ...... olduğunun belirtildiği, dava konusu taşınmaz maliki olarak belirtilen ......, ......, ......,..., ......'ın mirasçılarının davaya dahil edildiği, davacı tarafın talebinin 05/05/1979 tarihli muhtar senedine dayalı olduğu, ‘muhtar senedinde satıcı olarak.... Mahallesi, alıcı olarak ...-... Mahallesi’ ibarelerinin yer aldığı, şahit olarak mahalle muhtarı ile ...Yollu'nun imzasının olduğu, ... Urgancı imzasının yer almadığı, söz konusu evrakın aslının dosyada bulunmadığı, davacı tarafça okunaklı örneğinin UYAP sistemi üzerinden sunulduğu, davaya konu taşınmazın 20/02/1940 tarihli tesis kadastrosu ile tescili yapılmış bulunduğundan dosyaya ibraz edilen muhtar senedi örneğinin davayı ispata elverişli olmadığı, satıcı kısmında yer alan Sadullah Kurtalan'ın da taşınmaz tapu maliki mirasçılarından dahi olmadığı, çaplı taşınmazın satışının da ancak resmi şekilde yapılması halinde geçerli olacağı, muhtar senedi ile satışın ancak tapu kaydı bulunmayan ve taşınır vasfında kabul edilen taşınmazlar için geçerli olabileceği, sunulan evrakın aslının da ancak eklemeli zilyetliğe karine teşkil edebilecek nitelikte evrak olduğu" gerekçeleriyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; “Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları delillere, hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, vakıa mahkemesi hakiminin dosyadaki delillerle çelişmeyen tespit ve değerlendirmesine ve uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kurallarına göre, HMK’nin 355. maddesi uyarınca istinaf sebepleriyle sınırlı olarak ve re'sen kamu düzeni yönünden yapılan inceleme sonucu İlk Derece Mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı” gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-1 hükmü uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde; taleplerinin kabulüne karar verilmesi gerektiğini, kazanım koşullarının oluştuğunu, hatalı karar verildiğini belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, harici satışa dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.
Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
19.03.2025 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.