Yargıtay 7. Hukuk Dairesi E.2024/3479 K.2025/1522

🏛️ 7. Hukuk Dairesi 📁 E. 2024/3479 📋 K. 2025/1522 📅 18.03.2025

7. Hukuk Dairesi         2024/3479 E.  ,  2025/1522 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Adana Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2023/1790 E., 2024/1232 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : ...1. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2022/208 E., 2023/345 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından duruşma istemli temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 18.03.2025 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir.
Belli edilen günde duruşmalı temyiz eden davalı vekili Av. ... ile karşı taraftan davacı vekili Av. ... geldiler. Açık duruşmaya başlandı. Gelenlerin sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra açık duruşmanın bittiği bildirildi. İş karara bırakıldı. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili; davacının Mersin ili, ...ilçesi, ... Mahallesi, 159 ada 2 parsel sayılı taşınmazda paydaş olduğunu, davalının ise söz konusu taşınmazdan dört ayrı satış senedi ile toplamda 5/6 hisse aldığını, davalıya yapılan satışlardan davacıya bilgi verilmediğin, kanuni şuf'a hakkı gereği davalı adına kayıtlı tapu kaydının iptali ile davacı adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili; davasına konu taşınmazda fiili taksim olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının taşınmazda hissedar olması nedeniyle yasal ön alım hakkı olduğu, satışın usulünce bildirilmediği, davanın yasal süre içinde açıldığı, taşınmazda fiili taksim bulunmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili; taşınmazda fiili taksim bulunduğunu, bilirkişi raporunun hükme esas alınabilecek nitelikte olmadığını, dava konusu taşınmazdaki farklı kullanımların değerlendirilmediğini, davalı tarafından kullanımını kanıtlayan kendisince dikilmiş meyve ağaçlarının ...1. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2023/31 değişik iş sayılı dosyası ile tespit edildiğini, fiili taksim araştırmasının yetersiz olduğunu, davanın niteliğine göre tanıkların keşifte taşınmaz başında dinlenmesi gerektiğini, tanıklarının fiili taksimi kanıtlar biçimde beyanda bulunduklarını, davacı tanık beyanlarının ise soyut ve afaki olduğunu, taşınmazın bir bölümünün ayrı kullanıldığı hususunun Sulama Birliği faturaları ile de sabit olup sonuç olarak davanın fiili taksim nedeniyle reddi gerektiğini belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, ön alım hakkına dayalı tapu iptal ve tescil istemine ilişkindir.
Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Yargıtay duruşma vekâlet ücreti 28.000,00 TL 'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
18.03.2025 tarihinde kesin olmak üzere oy çokluğuyla karar verildi.
(Karşı Oy)
KARŞI OY
Dosyaya kazandırılan fotoğraflardan, dava konusu taşınmazda bir kısım paydaşların kullandığı yerin hendekle ayrıldığı, taşınmazın bir kısmının tarla olarak, bir kısmının da narenciye bahçesi olarak kullanıldığı anlaşılmaktadır. Bu husus, yeminli olarak dinlenen tanın ...'in beyanından da anlaşılmaktadır. Tanık, kendisine gösterilen ve limon fidanlığı olan yerin ... Koyuncu tarafından kullanıldığını, bu kısmın, taşınmazın kalan kısmı ile aradan hendek geçirilerek ayrıldığını, bu hendeğin, davalı taşınmazda pay satın aldıktan sonra bozulduğunu anlatmıştır.
Yargıtay'ın yerleşik içtihatlarına göre taşınmazda davacı ve davalının ayrı ayrı kullandıkları yer varsa, o takdirde ön alım hakkı kullanılamaz. Yapılan yargılama sonunda toplanan delillerden, ön alım davasına konu taşınmazda fiili taksim olduğu açıktır. Bu nedenle davanın reddine karar verilmesi gerekirken kabulüne karar verilmesi dosya içeriğine uygun değildir.
İlk Derece Mahkemesinin kabul kararına ilişkin istinaf talebini reddeden Adana Bölge Adliye Mahkemesinin 10.07.2024 tarih, 2023/1790 Esas ve 2024/1232 Karar sayılı kararının bu nedenle bozulması gerekirken, onanmasına ilişkin sayın çoğunluğun görüşüne katılmıyorum.