Yargıtay 7. Hukuk Dairesi E.2024/1716 K.2025/1082
7. Hukuk Dairesi 2024/1716 E. , 2025/1082 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2023/406 E., 2024/381 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Gebze 2. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2021/248 E., 2022/335 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekillerince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili; dava konusu 4531 ada 12 parsel sayılı taşınmazın müvekkili adına kayıtlı olduğunu, davalı ile müvekkili arasında dava konusu taşınmazdaki fabrika binasının bodrum ve zemin katına ilişkin 2013 yılında kira sözleşmesi düzenlendiğini, kira sözleşmesinin konusunun bodrum kat ve zemin kat olmasına rağmen davalı şirketin haksız şekilde anılan fabrika binasının en üst katı hariç geriye kalan, kira sözleşmesinin konusuna girmeyen bölümlerini de kullandığı ileri sürerek; şimdilik 1.150.023,27 TL ecrimisilin faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili, davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile;
“davanın kısmen kabulü ile 01.08.2021 ile 28.10.2021 tarihleri arası dönem için toplam 76.926,67 TL ecrimisilin, 28.10.2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine” karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekillerince istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; “yapılan soruşturma ve toplanan deliller, yapılan keşifler ile aldırılan bilirkişi raporları, dinlenilen taraf tanıkları anlatımlarından taraflar arasındaki dava konusu parselde bulunan davacıya ait fabrika binasının zemin ve bodrum katının davalı şirkete kiralanmasına ilişkin 01.08.2013 başlangıç tarihli kira sözleşmesi bulunduğu; dava konusu edilen bölümlerin kira sözleşmesinin kapsamına giren bölümlerden olmadığı, kira sözleşmesinin konusuna giren bölümlerin fabrika binasının zemin ve bodrum katı olduğu, davalının kira sözleşmesi kapsamına girmediği sabit olan bölümleri davacının rızasına dayalı olarak kullandığına yönelik savunmasının ispatlanamadığı, davaya konu olan kira sözleşmesi kapsamı dışındaki bölümlerin üretime ilişkin olarak değil, davalı şirket tarafından yemekhane, revir, soyunma kabini olarak kullanıldığı, davalının davaya konu edilen bölümleri kullanım süresi ve şekline ilişkin anılan davacı tanığının beyanına itibar edilemeyeceği, dinlenen davalı tanıkları beyanının birbirlerini teyit ettiği, bu kapsamda pandemi nedeni ile davalı şirketin kullandığı fabrika binasının davaya konu olan bölümlerini pandemi nedeni ile seyrelme sağlayabilmek adına 2021 yılı Ağustos ayından itibaren kullanmaya başladığı, Mahkemece ikinci keşif sonrası aldırılan 26.07.2022 tarihli heyet bilirkişi raporundaki ecrimisil hesaplama tarzı göz önünde bulundurularak yazılı şekilde karar verilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı” gerekçesiyle davacı vekili ile davalı vekilinin istinaf taleplerinin HMK'nin 353/1-b.1 maddesi uyarınca ayrı ayrı esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
1.Davacı vekili temyiz dilekçesinde; verilen kararın hatalı olduğunu, taleplerinin tümünün kabulünün gerektiğini, haksız el atma olgusunun kararda değinilen süreden çok daha uzun zamandır devam ettiğini belirterek kararın bozulmasını istemiştir
2.Davalı vekili temyiz dilekçesinde; davanın reddinin gerektiğini, muvafakata dayalı bir kullanım olduğunu, bilirkişi raporlarının hatalı olduğunu belirterek kararın bozulması talebiyle temyiz başvurusunda bulunmuştur.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, ecrimisil istemine ilişkindir.
Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup taraf vekillerince temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının HMK'nin 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edenlere yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 26.02.2025 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.