Yargıtay 7. Hukuk Dairesi E.2024/2525 K.2025/1106

🏛️ 7. Hukuk Dairesi 📁 E. 2024/2525 📋 K. 2025/1106 📅 26.02.2025

7. Hukuk Dairesi         2024/2525 E.  ,  2025/1106 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2023/166 E., 2024/688 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Kütahya 1. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2019/558 E., 2021/716 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenildikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı dava dilekçesinde özetle; ... ... ...'ın 26.11.2017 tarihinde vefat ettiğini, altı mirasçısı olduğunu, mirasçıların kendi arasında 16.04.2018 tarihli rızai taksim sözleşmesi düzenlediğini, davalılardan ...'ın ortaklığın giderilmesi davası açtığını, murislerden ..., ... ve ...'ün 26 parça taşınmazdaki hisselerini davacıya pay temliki sureti ile tapuda devrettiklerini, bir kısmını ise tarım il müdürlüğünce satışa izin verilmediğinden devredemediklerini, satışına izin verilmeyenler hakkında davacı ve üç kız kardeşinin aralarında harici satış sözleşmesi düzenlediklerini belirterek 16.04.2018 tarihli protokol uyarınca mevcut tapuların iptali ile protokolde belirtildiği şekilde tescilini talep etmiştir.
II. CEVAP
1. Davalı ..., ... ve ... cevap dilekçelerinde özetle; yedi adet taşınmazı harici sözleşme ile davacıya devrettiklerini, açılan davayı kabul ettiklerini belirtmişlerdir.
2. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; taksim sözleşmesinin hükümsüz kaldığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
3. Davalı ...; usulüne uygun tebliğe rağmen davaya cevap vermemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesi yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında; bizzat davacı tarafından taksim sözleşmesine aykırı miras payının devri sözleşmesi yapıldığı, taksim sözleşmesi uyarınca tarafların birbirlerine pay devri karşılığı belli oranda para ödenmesini de kararlaştırdıkları, fakat taksim anlaşmasına aykırı olacak şekilde davalı ... ve ...'ye düşecek taşınmazlarda bir kısım mirasçının hisselerini davacıya devrettikleri, taksim sözleşmesine göre tescilin artık mümkün olmadığı, fakat 05.11.2018 tarihli miras payının devri sözleşmesine istinaden iştirak bozulmadan taleple bağlılık ilkesi uyarınca 101 ada 354 parsel, 101 ada 270 parsel, 101 ada 20 parsel, 101 ada 75 parsel, 101 ada 143 parsel sayılı taşınmazlardaki miras payını devreden davalılar ... ..., ... ve ... hisselerinin iptali ile davacı adına tesciline, karar vermiştir.
IV. İSTİNAF
Hükmün davacı tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı temyiz dilekçesinde;
1. Davalılardan ...’ın rızai taksim sözleşmesini yok sayarak ortaklığın giderilmesi davası açtığını,
2. Mirasçıların kendi aralarında taksim sözleşmesi yaptıktan sonra kendi haklarına düşen paylar açısından tasarruf yetkisine sahip olduklarını, 05.11.2018 tarihli sözleşmenin ilk yapılan sözleşmeyi ortadan kaldırmayacağını,
3. Davalı ... hakkında herhangi bir hüküm tesis edilmediğini,
4. Vekâlet ücretinin orantısız bir şekilde ve sadece şahsına yükletildiğini, kısmen kabul kısmen red kararına rağmen davaya ilişkin yargılama giderlerinin tamamının tarafına yükletildiğini, belirtmiştir.
B.Değerlendirme ve Gerekçe
Dava; miras taksim sözleşmesine dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.
Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde görülmemiş, reddi gerekmiştir.
492 sayılı Harçlar Kanunu’nun 22. maddesinde “Davadan feragat veya davayı kabul veya sulh, muhakemenin ilk celsesinde vuku bulursa, karar ve ilam harcının üçte biri, daha sonra olursa üçte ikisi alınır.”
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 312/2. hükmünde; “Davalı, davanın açılmasına kendi hâl ve davranışıyla sebebiyet vermemiş ve yargılamanın ilk duruşmasında da davacının talep sonucunu kabul etmiş ise, yargılama giderlerini ödemeye mahkûm edilmez.” hükümlerine yer verilmiştir.
Öte yandan, 6100 sayılı Kanun’un 326. maddesinde de; “Kanunda yazılı hâller dışında, yargılama giderlerinin, aleyhine hüküm verilen taraftan alınmasına karar verilir. Davada iki taraftan her biri kısmen haklı çıkarsa, mahkeme, yargılama giderlerini tarafların haklılık oranına göre paylaştırır. Aleyhine hüküm verilenler birden fazla ise mahkeme yargılama giderlerini, bunlar arasında paylaştırabileceği gibi, müteselsilen sorumlu tutulmalarına da karar verebilir.” hükmü yer almaktadır. Ancak Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 326. maddesindeki düzenleme yargılama harçları için uygulanmaz. Çünkü davanın reddi hariç harç daima davalıya yüklenir.
Somut olaya gelince; davayı kabul eden davalılar yönünden İlk Derece Mahkemesi davanın kısmen kabulüne verdiği hâlde karar ve ilâm harcından indirim yapmamış ve tamamını davacıya yüklemiştir. Harcın cevap dilekçesiyle davayı kabul eden davalılardan 1/3 oranında alınması gerekirken yazılı şekilde davacıya yükletilmesi doğru değildir.
Ne var ki, anılan husus yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Kanun'un 370/2 hükmü gereğince temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılması suretiyle İlk Derece Mahkemesi kararının düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davacının temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesinin istinaf başvurusunun esastan reddine dair kararının KALDIRILMASINA;
Kütahya 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 07.12.2021 tarihli ve 2019/558 Esas, 2021/716 Karar sayılı kararının 2. bendinin hükümden çıkarılmasına, yerine "2. Alınması gerekli 4.678,57 TL harcın davacı tarafından yatırılan harçtan mahsubu ile 3.289,83 TL'nin davacıya iadesine, davacı tarafından yatırılan 4.678,57 TL'nin davayı kabul eden davalılar ..., ... ve ...'den 1/3'er oranda alınarak davacıya verilmesine" ibaresinin yazılmasına,
Hükmün DÜZELTİLMİŞ bu şekli ile ONANMASINA,
Peşin alınan temyiz harcının istek hâlinde ilgilisine iadesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
26.02.2025 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.