Yargıtay 7. Hukuk Dairesi E.2024/2478 K.2025/1008
7. Hukuk Dairesi 2024/2478 E. , 2025/1008 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/2358 E., 2024/779 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara Batı 5. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2021/341 E., 2022/341 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Ankara ili, ... ilçesi, ... Mahallesi 46638 ada 1 parsel 6. Kat. 27 No.lu bağımsız bölümün kendisine ait olduğunu, taşınmazda kendisiyle birlikte oğlu ve davalı gelinin birlikte yaşadığını, oğlu ve davalı gelini arasında boşanma davasının bulunduğunu, yaşanan olaylarda davalının talebi üzerine oğlu ve kendisi için uzaklaştırma kararı alındığını, birlikte yaşama imkânının ortadan kalktığını, davacının davalının taşınmazı kullanmasına rızası olmadığını ileri sürerek mülkiyet hakkının korunması amacıyla haksız müdahalenin men'ine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı süresinde cevap dilekçesi sunmamıştır.
2.Davalı vekili aşamalardaki beyanlarında; davanın hukuka aykırı olduğunu, eşi ve eşinin annesi olan davacı tarafından fiziksel şiddete uğradığını, davaya konu taşınmaz üzerinde hiçbir zaman haksız zilyetliğinin olmadığını, koruma kararına rağmen davaya konu aile konutunda ikamet etmediğini, şiddete uğramasının ardından yakınlarının bir konutunda ikamet ettiğini belirterek, davaya konu taşınmaz üzerinde haksız müdahalesi bulunmadığından davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "...davalının kullanımının davacının muvafakatine dayalı olduğu..." gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "... davacının iş bu el atmanın önlenmesi davası açılmakla muvafakatini geri aldığı kabul edilerek ve davacının mülkiyet hakkına üstünlük tanınmak suretiyle el atmanın önlenmesi isteğinin kabulüne karar verilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirme ile davanın reddine karar verilmesi doğru değildir." gerekçesiyle istinaf başvurusunun kabulüne, kararın kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmasına, davanın kabulüne karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz başvuru dilekçesinde özetle; adli yardım talep ettiklerini, boşanma davasının derdest olduğunu ve aile birliğinin devam ettiğini, davalının boşanma davası açıldıktan sonra dava konusu taşınmazda oturmadığını, davalıya ihtar çekilmediğini, 6284 sayılı Kanun gereği verilen uzaklaştırma kararı uyarınca davalının 02.08.2021-02.11.2021 tarihleri arasında davalının evde oturma hakkı olduğunu, davalının boşanma davasının açıldığı 28.06.2021 tarihinden önce evden ayrıldığını, davalının eşinden şiddet gördüğü için eşyalarını alamadığını, buna ilişkin ceza davası olduğunu, davacının mülkiyet hakkının kısıtlanmadığını, davalının davacının bilgisi ve rızası dahilinde eşyalarını da aldığını, dava konusu taşınmazın aile konutu olduğunu belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, mülkiyet hakkından kaynaklanan el atmanın önlenmesi istemine ilişkindir.
Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1. Davalının adli yardım talebinin KABULÜNE,
2. Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanunun 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
24.02.2025 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.