Yargıtay 7. Hukuk Dairesi E.2024/2723 K.2025/1001
7. Hukuk Dairesi 2024/2723 E. , 2025/1001 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/1375 E., 2024/149 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Batman 1. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2021/307 E., 2022/415 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı dava dilekçesinde özetle; davalı ile dinÎ nikah kıyılarak evlendiğini, nikah sonrası yapılan düğün merasiminde takılan takılar ve ailesinin de yardımı ile 2145 parsel sayılı taşınmazda yer alan dava konusu 15 numaralı bağımsız bölümü satın aldığını, ancak dava konusu taşınmazın davalı adına tescil edildiğini, taşınmazı 2010 yılından beri kendisinin kullandığını, bu tarihten sonra davalının kendisiyle görüşmeyi kestiğini ve dava konusu taşınmazı diğer davalı olan İhsan'a muvazaalı şekilde devrettiğini ileri sürerek, taşınmazın davalı adına olan tapu kaydının iptali ile kendisi adına tesciline karar verilmesini, bu talebin kabul edilmemesi hâlinde taşınmazın güncel değerinin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı talebinin zamanaşımına uğradığını, müvekkilinin dava tarihi itibarıyla taşınmazın maliki olmadığını, bu nedenle müvekkiline husumet yöneltilemeyeceğini, davacı ile müvekkilinin nişanlandıklarını; ancak aralarında evlilik birliği kurulmadığını, taşınmazın müvekkili tarafından satın alındığını; ancak yurt dışına yerleşmesi üzerine kullanamadığını, davacının müvekkilinin yurt dışında yaşamasından faydalanılarak rızasına aykırı şekilde taşınmazın kullanıldığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
2. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmazı diğer davalı ...'dan satın aldığını, tapu kayıtlarına güvenerek satın alan müvekkilinin iyiniyetli üçüncü kişi konumunda bulunduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 01.07.2022 tarihli ve 2021/307 Esas, 2022/415 Karar sayılı kararı ile "...taşınmazın ileride geri iade edilmek üzere başkası adına tescil edildiği iddiasının inançlı işlem iddiası olduğu, 05.02.1947 tarih 20/6 sayılı İçtihadı Birleştirme kararında da ifade edildiği üzere inançlı işlem iddiasının ancak şekle bağlı olmayan yazılı delil ile ispat edilebileceği, davacının davasını ispat için herhangi bir yazı delil de sunmadığı..." gerekçesiyle "...davanın reddine..." karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda (III) numaralı bentte belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ile bir kısım davalılar vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuş; Bölge Adliye Mahkemesinin 25.01.2024 tarihli ve 2022/1375 Esas, 2024/149 Karar sayılı kararı ile davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda (IV) numaralı bentte belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle;
1. Dava konusu taşınmazın davalı ... tarafından diğer davalıya satışı gerçek bir satış olmayıp muvazaalı bir satış olduğunu, satış bedelinin davalılar arasında ödendiğine dair bir kayıt bulunmadığını,
2. Davalı ...'ın dava konusu taşınmazı görmeden satın aldığını,
3. Davalılar lehine hükmedilen vekâlet ücretinin çok yüksek olduğunu, davacı aleyhine ancak maktu vekâlet ücretine hükmedilebileceğini ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dava, inançlı işleme dayalı tapu iptali ve tescil, ikinci kademede tazminat istemine ilişkindir.
Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
24.02.2025 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.