Yargıtay 7. Hukuk Dairesi E.2024/2544 K.2025/1015

🏛️ 7. Hukuk Dairesi 📁 E. 2024/2544 📋 K. 2025/1015 📅 24.02.2025

7. Hukuk Dairesi         2024/2544 E.  ,  2025/1015 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2023/699 E., 2024/391 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Batman 2. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2021/925 E., 2022/651 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının Batman ili, ... ilçesi, ... Köyü sınırları içinde yer alan taşınmazların bir kısmına 40-45 yıldır malik sıfatıyla zilyet olup kullanmakta olduğunu dava konusu Batman ili, ... ilçesi, ... Köyü 106 ada 14 parsel (eski 106 ada 13 parsel), 109 ada 22 parsel (Eski 109 ada 20) 106 ada 20, 21, 22 parseller (eski 106 ada 23) 101 ada 46, 47, 48, (eski 101 ada 28), 101 ada 19 parsel (eski 101 ada 39 ) No.lu parsellerin 17/07/1956 tarihinde yapılan tapulama işleminde tapuya "... mirasçıları ..." ve "..." adına kayıt ve tescil edildiğini, söz konusu taşınmazlar 40-45 yıldan beri malik sıfatıyla ekip biçildiğini, dava konusu taşınmazlarda tapuda malik olarak görünenlerin kim oldukları anlaşılmadığını ve taşınmazlara nizasız ve fasılasız 40 yıldan faza bir süredir malik sıfatıyla zilyet olan müvekkilinin zamanaşımı yolu ile gayrimenkul iktisabının şartları gerçekleştiğini bu nedenle iş bu davayı açma zorunluğunun doğduğunu, tüm bu nedenlerde Batman ili, ... ilçesi, ... Köyü 106 ada 14 parsel (eski 106 ada 13 parsel), 109 ada 22 parsel (Eski 109 ada 20) 106 ada 20, 21, 22 parseller (eski 106 ada 23) 101 ada 46, 47, 48, (eski 101 ada 28), 101 ada 19 parsel (eski 101 ada 39 ) taşınmazların tapu kayıtlarının iptali ile davacı adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; dava dilekçesinde ileri sürülen tüm hususlar, usul ve yasalara aykırı olduğundan kabulünün mümkün olmadığını, kadastro ekibince yapılan işlemlerin usul ve yasaya uygun olduğunu, davanın hak düşürücü süre içerisinde açılmadığını, davanın hak düşürücü süreden reddini aksi halde davanın esastan reddi ile dava konusu taşınmazların 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 713/6. maddesine göre Hazine adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile " ...dava dilekçesinde belirtilen "maliki tapu kütüğünden anlaşılamayan" duruma ilişkin değerlendirmede; duruşma sırasında müdahale talebinde bulunan vekilinin malikin mirasçısı olduklarını ve murisin mirasçılarının bulunduğunu beyan ettiği hususları ile dosya arasına alınan tapulama tutanakları incelendiğinde mirasçılarının belirlenememesi gibi hususların o kişinin tapu kütüğünde maliki bilinmeyen kişi olarak nitelendirilmesini gerektirmediğini, yine tapu sicili ekindeki kadastro tutanağı, tedavül (el değiştirme) ve bunlara esas kayıt ve belgelerden tapu malikine ilişkin bilginin mevcut olması durumunda da bilinmeyen kişi olarak kabul edilemeyeceği açık olduğu, TMK m. 713 hükmünde kadastro öncesi zilyetlik nedenine dayalı olarak tescil istemi yönünden yapılan değerlendirmede;10 yıllık hak düşürücü süre içerisinde davanın açılmadığı..." gerekçesiyle davanın hak düşürücü süre nedeniyle reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "Taşınmazın tapu kütüğünden malikinin kim olduğu anlaşıldığına göre, davacının TMK'nın 713/2. maddesinde açıklanan “malikin tapu kütüğünden anlaşılamaması” hukuki sebebine dayalı talebi yerinde değildir. Bu nedenle huzurdaki davanın bu gerekçeyle esastan reddine karar verilmesi gerekirken hak düşürücü süre yönünden davanın reddine dair yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırıdır." gerekçesiyle istinaf başvurusunun kabulüne, kararın kaldırılmasına, davanın reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz başvuru dilekçesinde özetle; taşınmaz maliklerinin kim olduğunun tespit edilemediğini, Batman 1. Sulh Hukuk Mahkemesinde veraset ilamı talep edildiğini, bu dosyanın bekletici mesele yapılması gerektiğini, davacının 40-45 yıldır malik sıfatıyla taşınmazları kullandığını, yeterli araştırma yapılmadığını belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 713/2. maddesi uyarınca malikin bilinememesi sebebine dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.
Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
24.02.2025 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.