Yargıtay 7. Hukuk Dairesi E.2024/2798 K.2025/929
7. Hukuk Dairesi 2024/2798 E. , 2025/929 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/1926 E., 2024/319 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 25. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2021/3 E., 2022/152 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin miras yoluyla kazandığı ve tamamına elbirliği mülkiyeti ile sahip olduğu bağımsız bölümü hiçbir haberi ve onayı olmaksızın davalıların işgal ettiklerini, fuzuli şagillere Bakırköy 31. Noterliğinin 15.12.2020 tarihli ve 41721 yevmiye numarası ile işgal altındaki mecurun tahliyesi ve daha önceki yıllara ait ecrimisillerin tarafına ödenmesi için ihtarname gönderdiğini, ihtarnamenin 18.12.2020 tarihinde davalılara tebliğ edildiğini ileri sürerek davalıların taşınmazdan tahliyesine ve ecrimisil ödemelerine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalılar vekili cevap dilekçesinde; dava konusu taşınmazın elbirliği mülkiyetinde olması nedeniyle davacının tek başına dava açamayacağını, taşınmazın davacının vefat eden babası ... tarafından İstanbul 13. Noterliğinin 12.09.1990 tarihli ve 53038 yevmiye numaralı düzenleme şeklindeki gayrimenkul satış vaadi sözleşmesiyle ...'a satıldığını ve teslim edildiğini, müvekkilinin bu daireyi 05.01.2018 başlangıç tarihli sözleşme ile ... mirasçıları ..., ... ve ...'dan kiraladığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İstanbul 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 1998/449-413 sayılı kararı ile ...'ın ...'a yönelik açtığı hükmen tescil davasının, satış vaadi sözleşmesinin ifasının hukuki imkansızlık nedeniyle mümkün olmadığı gerekçesiyle reddine karar verildiği ve kararın kesinleştiği anlaşıldığından bu hâliyle taşınmazı ...'ın mirasçılarının kullanabileceği ve kullandıkları sürece de kötüniyetli işgalci durumunda olmayacakları ancak 3. kişi durumunda olan ve satış vaadi sözleşmesinin tarafı sayılmaları mümkün olmayan davalıların, satış vaadi sözlemesinin tarafı olan varisler ile yaptıkları kira sözleşmelerinden dolayı taşınmazı haklı bir nedenle kullandıklarının kabulü mümkün olamayacağından dava konusu taşınmaza yönelik el atmanın önlenmesine, 24.889,60 TL ecrimisilin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle davalılardan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde ... ile davacının babası arasında düzenlenen gayrimenkul satış vaadi sözleşmesinin hukuki imkansızlık nedeniyle ifası mümkün olmadığından açılan iptal ve tescil davasının retle sonuçlanıp kesinleştiği; bu hâliyle davalılar ile dava dışı ... arasında düzenlenen kira sözleşmesine geçerlilik tanınması mümkün değilse de taşınmazı ...'ın mirasçılarından kiralayan davalıların davacı tarafından keşide edilen ihtarnamemin tebliğ tarihine kadar kötüniyetli zilyet olduklarından söz edilemeyeceğinden davalılar vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın kısmen kabulü ile dava konusu bağımsız bölüme el atmasının önlenmesine, 18.12.2020-06.01.2021 tarihleri arası süreye ilişkin olarak toplam 333,76 TL ecrimisil bedelinin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte müştereken ve müteselsilen davalılardan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; ...'ın mirasçılarının dava konusu taşınmazı kullanabilecekleri ve kullandıkları sürece de kötüniyetli işgalci durumunda olmayacakları kabul edildiğinden davalılara da kiraya verilmesinde hukuki bir engel olmadığını, davacının kötüniyetle hareket ettiğini, ecrimisil yönünden de davanın reddinin gerektiğini belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, el atmanın önlenmesi, ecrimisil istemine ilişkindir.
Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, davalıların temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
20.02.2025 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.