Yargıtay 7. Hukuk Dairesi E.2025/380 K.2025/963

🏛️ 7. Hukuk Dairesi 📁 E. 2025/380 📋 K. 2025/963 📅 20.02.2025

7. Hukuk Dairesi         2025/380 E.  ,  2025/963 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2024/53 E., 2024/648 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara Batı 1. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2018/124 E., 2019/328 K.
Bölge Adliye Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar davacı vekili, davalı Hazine vekili ve davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; Ankara İli, Sincan İlçesi, ... Mahallesinde kain 121 ada 116 ve 118 parsel sayılı taşınmazların arasında bulunan kullanım alanlarının 1975 yılından beri davacının zilyetliğinde olduğunu, dava konusu taşınmazın kadastro tespiti sırasında ekilemez arazi olarak tescil harici bırakıldığını, davacının imar-ihya yolu ile tarıma elverişli hale getirdiğini, imar ihya yolu ile tarıma elverişli hale getirilen taşınmazların tescili için gereken şartların oluştuğunu ileri sürerek 121 ada 116-118 parsellerin arasında bulunan kullanım alanlarının davacı adına tapuya tesciline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı Hazine vekili cevap dilekçesinde; koşulları oluşmadığından davanın reddini istemiştir.
2.Davalı ... vekili; dava konusu alanın mera vasıflı 121 ada 254 parselin içinde kaldığını, imar-ihya yolu ile kazanılmasının mümkün olmadığını ileri sürerek davanın reddini istemiştir.
3.Davalı ... vekili davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 11.07.2019 tarihli kararı ile taşınmazın tesis tapulamasında ekilemez arazi olarak tespit harici bırakıldığı, tarım arazisi olmadığı, dava konusu taşınmazın mera niteliğinde olduğu ve meraların özel mülke konu edilemeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuran
İlk Derece Mahkemesinin 11.07.2019 günlü kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesi 27.10.2022 günlü 2020/123 Esas, 2022/1219 sayılı kararında, mera tahsisi ile dava tarihi arasında 4342 sayılı Kanunun 21/2. maddesinde açıklanan 5 yıllık hak düşürücü sürenin geçtiği kabul edilerek, İlk Derece Mahkemesinin taşınmazın kadim mera olduğu gerekçesiyle davanın reddine ilişkin kararı doğru değilse de sonucu itibariyle dava reddedildiğinden gerekçesi düzeltilmiş bu şekli ile davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
C. Bozma Kararı
1. Bölge Adliye Mahkemesinin 27.10.2022 tarihli kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2.Dairemizin 01.11.2023 tarihli 2023/4605 Esas, 2023/5223 sayılı kararında "... Bölge Adliye Mahkemesi tarafından, Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353’üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin ikinci kısmı gereğince İlk Derece Mahkemesi hükmünün gerekçesi değiştirildiğine göre bundan sonra yapılacak iş; yeniden esas hakkında karar vermekten ibarettir.
Buna rağmen, Bölge Adliye Mahkemesince kanun hükmü eksik yorumlanarak, İlk Derece Mahkemesi kararının gerekçesi değiştirildiği halde davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş olması, usul ve yasaya aykırıdır" gerekçesiyle Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
D. Bölge Adliye Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Bölge Adliye Mahkemesince 19.04.2024 günlü 2024/53 Esas, 2024/648 sayılı kararı ile davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, İlk Derece Mahkemesinin 11.07.2019 tarihli kararının kaldırılmasına, davanın reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A.Temyiz Sebepleri
A.1.Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle;
1.Davacının dava konusu taşınmazın 1975 yılından beri zilyedi olup zilyetliğinin nizasız ve fasılasız devam ettiğini,
2.Bilirkişi tarafından dava konusu yerin tarım arazisine dönüştüğünün belirlendiğini,
3.Dava konusu yerin kadimden beri mera olmadığını, çevre şartları düşünüldüğünde mera olarak kullanımının da mümkün olmadığını,
4.Davanın imar ihyaya dayalı tapu iptali ve tescil davası olduğunu,
5.Davanın kabulü için şartların oluştuğunu,
6.Müvekkilinin dava konusu yeri kazandırıcı zamanaşımı ile kazandığını ileri sürerek temyiz isteminde bulunmuştur.
A.2.Davalı Hazine vekili temyiz dilekçesinde özetle;
1.Dava konusu taşınmazın mera vasfında olması nedeniyle usul ve yasaya aykırı davanın reddi gerektiğini,
2.Davacı lehine vekalet ücreti takdir edilmemesi gerektiğini,
3.Müvekkili lehine daha fazla vekalet ücreti takdir edilmesi gerektiğini belirtmiştir.
A.3. Davalı ... vekili;
1.Müvekkili aleyhine vekalet ücreti takdirinin usul ve yasaya aykırı olduğunu belirtmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, imar ihya ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedenine dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.
Dairemizin 01.11.2023 tarihli 2023/4605 Esas, 2023/5223 sayılı kararında "... Bölge Adliye Mahkemesi tarafından, Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin ikinci kısmı gereğince İlk Derece Mahkemesi hükmünün gerekçesi değiştirildiğine göre bundan sonra yapılacak iş; yeniden esas hakkında karar vermekten ibarettir." yönündeki bozma ilamına Bölge Adliye uyulmasına karar verilmiş olmasına rağmen bozma ilamının gereği yerine getirilmeyerek yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeple;
Temyiz olunan, Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Bozma nedenine göre sair temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına,
Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde davacı ve davalı ... Başkanlığına iadesine,
Dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
20.02.2025 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.