Yargıtay 7. Hukuk Dairesi E.2024/2938 K.2025/962

🏛️ 7. Hukuk Dairesi 📁 E. 2024/2938 📋 K. 2025/962 📅 20.02.2025

7. Hukuk Dairesi         2024/2938 E.  ,  2025/962 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2024/665 E., 2024/523 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Siverek 1. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2021/880 E., 2023/94 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı bir kısım davalılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili; davacının Şanlıurfa ili, Siverek ilçesi, ... Mahallesi, 10 parsel sayılı taşınmazların maliki olduğunu, müfettiş talimatıyla taşınmazların tapu kütüklerinin "beyanlar" hanesine Siverek Tapu Sicil Müdürlüğünce re'sen "...intikal işlemleri hukuksuz olup yolsuz tescil vardır." ve "Bu hissenin geldisi soruşturma konusu olup mahkemeye intikal ettirilecektir." içerikli ibarelerin yazıldığını, davacının ise taşınmazdaki hissesini 12.01.2018 tarihinde tapu siciline itimat ederek iyiniyetle satın aldığını ileri sürerek; taşınmazlara ait tapu kütüklerinin "beyanlar" hanesine hukuka aykırı olarak yazılan ibarelerin terkinini talep etmiştir.
II. CEVAP
Bir kısım davalılar vekili; dava konusu taşınmazlarda yolsuz tescil işlemleri yapıldığının tespiti üzerine Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğü Teftiş Kurulu Başkanlığının 29.12.2017 tarih, 33275/7 sayılı raporu ve Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğü Tapu Dairesi Başkanlığının 18.09.2018 tarih ve 2137475 sayılı yazılarına istinaden; taşınmazların "beyanlar" hanesine davaya konu ibarelerin dercedildiğini belirterek; davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; şerhin (beyanın) dayanağı bir hukuki işlem ve hakkın bulunmadığı, ayrıca bir mahkeme kararına da dayanmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne, şerhlerin terkinine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde bir kısım davalılar vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Bir kısım davalılar vekili; dava konusu taşınmazlar kaydına Teftiş Kurulu Başkanlığının ve Genel Müdürlük Tapu Dairesi Başkanlığının talimatları doğrultusunda ilgili beyanların dercedildiğini, yapılan intikal işlemlerinin yasaya ve usule uygun olmadığını, yolsuz bir tescil var mı yok mu araştırılmadan eksik inceleme üzerine hüküm kurulduğunu, haksız mülkiyet aktarımına sebep olunabilineceği durumunun ve 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 1024. maddesinin Mahkemece hiç değerlendirilmediğini, davanın mahiyeti gereği davacı lehine vekâlet ücretine hükmedilmesinin de hukuka aykırı olduğunu ileri sürerek; kararın kaldırılmasını istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile;
"...Yazılı şekilde karar verilmiş olmasının doğru olduğu, ancak davalı yasal hasım olup aleyhine yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilmesinin hatalı olduğu..." gerekçesiyle; İlk Derece Mahkemesi hükmünün kaldırılarak yargılama giderleri yönünden yeniden hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde bir kısım davalılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Bir kısım davalılar vekili; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü aynı itirazlarını temyiz dilekçesinde tekrarlamış, ilave olarak; Tapu Sicil Tüzüğünün 52/2 hükmü uyarınca tescil, değişiklik, terkin veya düzeltmeyi yolsuz duruma getiren hukukî veya teknik sebeplerin Müdürlükçe tespiti hâlinde, bu hususta kütüğün beyanlar sütununda re'sen gerekli belirtmenin yapılabileceğini ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık; tapu kütüğünün "beyanlar" hanesinde yazılı olan ibarelerin terkini istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
a. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369/1 hükmü ile 370 ve 371. maddeleri.
b. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 1007. maddesi “Tapu sicilinin tutulmasından doğan bütün zararlardan Devlet sorumludur. Devlet, zararın doğmasında kusuru bulunan görevlilere rücu eder. Devletin sorumluluğuna ilişkin davalar, tapu sicilinin bulunduğu yer mahkemesinde görülür."
c. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 1027/1. maddesi “İlgililerin yazılı rızaları olmadıkça, tapu memuru, tapu sicilindeki yanlışlığı ancak mahkeme kararıyla düzeltebilir.”
d. 17.08.2013 tarih ve 28738 sayılı resmî gazetede yayımlanan Tapu Sicil Tüzüğünün "Tapu sicilindeki bilgilerin güncellenmesi" başlıklı 75. maddesi; " (1) Kadastro çalışmalarından kaynaklanan malikin veya hak sahibinin adı, soyadı ve baba adına ilişkin tapu kütüğündeki yazım hataları ilgilisinin başvurusu üzerine; a) Senetsizden tespitlerde; nüfus kayıt örneği ve taşınmazın bulunduğu belediye veya muhtarlıktan alınacak fotoğraflı ilmühaber, b) Kayda dayalı tespitlerde; dayanağı kayıt ve belgeler, incelenmek ve gerektiğinde tanık ve varsa tespit bilirkişileri dinlemek ve zeminde inceleme yapmak suretiyle istemin gerçek hak sahibinden geldiği belirlenirse, istem yevmiye defterine kaydedilerek düzeltilir. (2) Zeminde inceleme, kadastro müdürlüğü teknik personeli ile birlikte yapılır ve inceleme neticesinde teknik rapor düzenlenir. Zeminde incelemede, komşu parsel malikleri, muhtar ve diğer ilgililer dinlenir; vergi kaydı ve diğer her türlü bilgi ve belgeden yararlanılır. (3) Tapu sicilindeki bilgilerin güncellenmesi ve eksikliklerin giderilmesinde de yukarıdaki fıkralar uygulanır. (4) Bu madde hükümleri uyarınca kayıt düzeltmeleri için müdürlüklere başvuru yapılması zorunludur." hükümlerini emretmektedir.
e. 17.08.2013 tarih ve 28738 sayılı resmî gazetede yayımlanan Tapu Sicil Tüzüğünün "Beyanlar sütununda belirtme" başlıklı 52/2 hükmü; " ...(2) Tescil, değişiklik, terkin veya düzeltmeyi yolsuz duruma getiren hukukî veya teknik sebeplerin Müdürlükçe tespiti hâlinde, bu husus kütüğün beyanlar sütununda re'sen belirtilir." hükümlerini emretmektedir.
3. Değerlendirme
1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Dosya içeriğine, toplanan delillere göre; dava konusu taşınmazların "beyanlar" hanesinde bulunan ibareler aşağıdaki gibidir:
Şanlıurfa ili, Siverek ilçesi, ... Mahallesi, 10 parsel sayılı taşınmazların tapu kaydının "beyanlar" hanesinde 15.01.2021 tarihli ve 639 yevmiye numarası ile dercedilen ibareler; "...Tapu Kadastro Genel Müdürlüğü Tapu Dairesi Başkanlığının 18.09.2018 tarih E.2137475 sayılı talimatı gereği ... ve Karakeçi Mahallelerinde kain parsellerde ... kızı ... ve ... kızı ... hisseleri 21.07.2017 tarih 6561 yevmiye numarasıyla ... kızı ...'ün üç mirasçısına yapılmış ve ölü ...'nın hisseleri ise 20.07.2017 tarih 6499 yevmiye numarasıyla ......'ın sekiz mirasçısına yapılmış olan intikal işlemleri hukuksuz olup yolsuz tescil vardır." içeriklidir. Yine aynı parsellerin beyanlar hanesindeki 01.01.1900 tarihli ve bilâ yevmiye numaralı ibare ise "Bu hissenin geldisi soruşturma konusu olup mahkemeye intikal ettirilecektir." içeriklidir.
3. Dosya kapsamındaki sicile esas kadastro tespit tutanaklarının incelenmesinden; kaydındaki beyanların terkini istenen dava konusu 10 parsel sayılı taşınmazın 1967 yılında yapılan kadastro tespitinin, komisyona itiraz üzerine verilen karar sonrasında 1970 yılında kesinleştiği, tapu kayıtlarının da dayanak bu tutanaklara göre oluşturularak taşınmazın tespit malikleri adlarına "tespit gibi" tescil edildikleri anlaşılmıştır.
4. Bu bilgiler doğrultusunda 10 parsel sayılı taşınmazın kadastro tespit tutanakları ve tedavülleri incelendiğinde;
a. Dava konusu 10 parsel sayılı taşınmazın; "... kızı ölü ..." ve "... kızı ölü ..." ve çok sayıdaki dava dışı diğer kişiler adlarına paylı olarak tespit edildikleri; tapu kaydındaki 1400 hisse, Nisan 1337 tarih ve 40 numaralı dayanak tapu kaydı tescile esas alınarak "... kızı ..." adına (bilinmeyen bir tarihte ölümü ile bilinmeyen mirasçılarına terkettiği açıklamasıyla) kayıtlı iken; sonrasında "...ve ... kızı ...'nın" mirasının kız kardeşi ... ...'ye isabet ettiği yolundaki 21.07.1948 tarihli ve 948/213 Esas, 231 Karar sayılı veraset ilâmına istinaden kaydın "... kızı ..." ve "...ve ... kızı ..." yapılıp baba adlarının değiştirildiği, devamında da sadece ...'ye, ...'ya ve ...'e ait veraset belgelerine atıfta bulunmakla yetinilerek, fakat bu işlemlere yönelik TAKBİS'te bir yevmiye numarası alıp ayrı bir isim düzeltmesi yapılmaksızın, tek mirasçıları olarak görünen ve tescil istem belgesinde kendisine herhangi bir atıfta bulunulmayan ...'e ait veraset belgesindeki üç mirasçısına hisselerin 21.07.2017 tarih ve 6561 yevmiye numarası ile intikal ettirildiği ve intikal işleminden sonra 12.01.2018 tarihinde davacı ...'a ve davadışı diğer kişilere hisseli olarak satıldığı anlaşılmıştır.
b. Yine; dava konusu 10 parsel sayılı taşınmazın tapulama tutanaklarında geçen "...ölü ...adına tespitine..." doğrultusundaki edinme sebebi, "ölü ...'nın" kimliği ile ilgili olarak, mirasçısının kız kardeşi Besiye, kocasının adının ... olduğu ve 1935 yılında öldüğü öğrenilen "ölü ...'nın" aslında "... ... karısı" olan ve tapulama tutanağında belirtilenin aksine tapulamanın yapıldığı 1968 yıllarında hayatta olup 2009 yılında ölen "......" olduğu yönündeki tapu kaydına dayalı düzenlendiği hâlde; tapulama tutanağında "..." için geçen "ölü olduğu" hususunun yanlış yazıldığı savıyla eldeki davanın davacısı ... ve diğerlerinin tapu müdürü huzurunda tanık olarak ifadeleri alınmak suretiyle isim düzeltme ve intikal işlemlerinin yapılarak "ölü ..." adına kayıtlı hisselerin "...... mirasçılarına" 20.07.2017 tarih ve 6499 yevmiye numarası ile intikal ettirildiği ve intikal işleminden sonra 12.01.2018 tarihinde davacı ...'a ve dava dışı diğer kişilere hisseli olarak satıldığı anlaşılmıştır.
5. Yapılan intikal işlemlerinin yolsuz olduklarından bahisle ve dava konusu taşınmazlarla ilgili olarak Teftiş Kurulu Başkanlığının ve Genel Müdürlük Tapu Dairesi Başkanlığının talimatlarıyla tapu kütüklerinin ilgili hanesine eldeki davaya konu "Bu hissenin geldisi soruşturma konusu olup mahkemeye intikal ettirilecektir." içerikli ibareler (beyanlar) dercedilmiştir.
6. O hâlde; anılan yasal düzenlemeler ile somut olay birlikte değerlendirildiğinde; öncelikle Hazinenin tapu kaydının tutulmasından kaynaklı kusursuz sorumluluğu gözetilerek eldeki davanın Hazineye ihbar edilmesi, ayrıca kadastro/tapulama tutanaklarında lehine tespit yapılan "... kızı ölü ...", "... kızı ölü ...", "ölü ..."nın mirasçılarının ve bunlarla birlikte 20.07.2017 tarih, 6499 ve 21.07.2017 tarih, 6561 yevmiye numaralı intikal işlemleri ile hak sahibi kılınan kişilerin, ölmüş iseler mirasçılarının da tespiti ile bu kişilerin tümüne husumet yöneltilmesi için davacıya süre verilmesi, öte yandan 1935 yılında öldüğü öğrenilen "ölü ...'nın" aslında "... ... karısı" olan ve tapulama tutanağında belirtilenin aksine tapulamanın yapıldığı 1968 yıllarında hayatta olup 2009 yılında ölen "......" olduğu yönündeki müdürlükçe tapu kaydında yapılan düzeltmeye dayanak yapılan tüm bilgi ve belgelerin; "... kızı ölü ..." ve "... kızı ölü ..."nın baba adlarının değiştirilmesine dayanak yapılan tüm bilgi ve belgelerin eksiksiz getirtilmesi, bunun yanında yolsuz tescil işlemleri iddiası bakımından Cumhuriyet Başsavcılığınca soruşturma başlatılıp başlatılmadığı hususlarının araştırılması, ilgili soruşturma belgelerinin temin edilmesi, yapılacak tüm araştırmalar neticesinde tapu kütüğünde yapılan düzeltmeler sonucunda hak sahibi kılınan kişilerin gerçekten de "kadastro tespitinde malik olarak tespit edilen kişiler veya mirasçıları" olduklarının tespiti hâlinde tapu kütüğünün "beyanlar" hanesindeki "ibarelerin" terkini gerekirken taraf teşkili denetlenmeksizin ve noksan soruşturma ile yetinilerek yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, hükmün tüm bu nedenlerle bozulması gerekmiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz itirazları yerinde görüldüğünden kabulü ile 6100 sayılı Kanun'un 373/1 hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Dosyanın Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
20.02.2025 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.