Yargıtay 7. Hukuk Dairesi E.2024/2944 K.2025/923
7. Hukuk Dairesi 2024/2944 E. , 2025/923 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/901 E., 2024/912 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacılar vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin 25.11.2019 tarihinde davalıdan ... ili, ... ilçesi, ... ... Mahallesi, 2139 ada 3 parsel sayılı taşınmazda bulunan 7 numaralı bağımsız bölümü satın aldığını, bu satın alma işleminden sonra davalının yapılan tüm sözlü uyarı ve taleplere rağmen taşınmazı müvekkiline teslim etmediğini, davalının ... 1. Noterliğinin 454 yevmiye numaralı 15.01.2020 tarihli ihtarnamesini 17.01.2020 tarihinde tebellüğ ettiğini ileri sürerek, dava konusu taşınmaza haksız müdahalesinin men'ine ve taşınmazdan çıkartılarak taşınmazının müvekkiline teslimine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili beyan dilekçesinde özetle: taşınmazın devri sırasında kiracı olarak istediği süre kadar taşınmazda oturması hususunda tarafların anlaştığını, bu sebeple müvekkilinin kardeşi ...tarafından davacının talep ettiği aylık 1.000,00 TL üzerinden 2 yıllık peşin kira ödendiğini, taraflar arasında sözlü kira sözleşmesi olduğu halde haksız işgal sebebiyle bu davayı açmasının kötü niyetin bir göstergesi olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; dava konusu taşınmazın davacı adına tescilli olduğu, davalı tarafından fiilen kullanıldığı, herhangi bir kira ödenmediği, dolayısıyla fiili kullanımın haklı nedene dayanmadığı, el atmanın önlenmesi talebinin yerinde olduğu, davalı taraf cevap dilekçesi sunmamışsa da beyan dilekçesi ile sözlü kira ilişkisinden bahsettiği, kira ilişkisinin varlığına dair delil sunulmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne, dava konusu taşınmaza davalının el atmasının önlenmesine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, uyuşmazlığa konu taşınmazın 26.07.2023 tarihinde yargılamanın istinaf aşamasında davayı açan eski malik tarafından ...'e satış sureti ile temlik edildiği, yeni malik ...'ün UYAP'a davacı sıfatı ile talep üzerine eklendiği, davacı vekilinin dosyaya sunmuş olduğu 14.05.2024 tarihli beyan dilekçesi ile davalının uyuşmazlığa konu taşınmazı halen kullandığını ve davalının müdahalesinin men'ine karar verilmesini istediği, HMK'nın 125. maddesindeki usuli eksikliğin giderildiği, davacının çekişmeye konu taşınmazda kayıt maliki olduğu, davalının kayıttan ve mülkiyetten kaynaklı bir hakkının bulunmadığı, kayden davacıya ait bağımsız bölümün davalı tarafından haklı ve geçerli bir neden olmaksızın ikamet etmek sureti ile kullanıldığı gerekçesiyle esastan ret kararı verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde; ihtarnamenin tebliğ edilmediğini, delilleri sunmak için taraflarına süre verilmediğini, müvekkilinin uyuşmazlığa konu taşınmazda kiracı sıfatıyla oturduğunu, müvekkilinin kardeşi tarafından 2 yıllık peşin kira bedelinin davacıya ödendiğini, kira ilişkisinin varlığı hakkında yeterli araştırma yapılmadan karar verildiğini beyan etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, mülkiyet hakkına dayalı çaplı taşınmaza el atmanın önlenmesi istemine ilişkindir.
Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanunun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeple;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
20.02.2025 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.