Yargıtay 7. Hukuk Dairesi E.2024/1019 K.2025/865

🏛️ 7. Hukuk Dairesi 📁 E. 2024/1019 📋 K. 2025/865 📅 18.02.2025

7. Hukuk Dairesi         2024/1019 E.  ,  2025/865 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2023/3566 E., 2024/40 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Sinop 2. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2023/57 E., 2023/375 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı asıl ... ile diğer davacılar vekili tarafından duruşma istemli temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 18.02.2025 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir.
Belli edilen günde temyiz eden davacı (ve Avukat) ... kendi adına asaleten diğer davacılar adına vekaleten duruşmaya katıldı. Başka gelen olmadı. Açık duruşmaya başlandı. Gelenin sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra açık duruşmanın bittiği bildirildi. İşin incelenerek karara bağlanması için Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacılar vekili özetle; müvekkillerinin 244 ada 73 parselin hissedarı olduklarını, taşınmazdaki dava konusu 7/20 nispetindeki hissenin dava dışı paydaşlar tarafından ön alım hakkını engellemek amacıyla satış bedeli yüksek gösterilmek suretiyle 363.000,00 TL'ye davalıya satıldığını, taşınmazın gerçek değerinin 144.000,00 TL olduğunu, yargılamada aldırılacak bilirkişi raporunda belirlenecek bedel üzerinden veya tapuda gösterilen bedel üzerinden her ihtimalde ön alım hakkını kullanmak istediklerini ileri sürerek davalı adına olan hisselerin iptali ile müvekkili adına tescilini istemiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili özetle; tapuda gösterilenin gerçek satış bedeli olduğunu, satış bedeline ilişkin ödemelerin satıcıların banka hesaplarına gönderildiğini, taraflar arasında kararlaştırılıp resmi sözleşmeye yansıtılan satış bedelinin taşınmazın niteliklerine ve rayiç değerine uygun olduğunu, dava konusu taşınmazın Sinop'un merkezinde, deniz manzaralı, ormana, plaja ve piknik alana 300 metre mesafede, resmi kurumlara yakın, ana yola cepheli, ticari alanda, 6 kata izinli olup konumu ve imar durumu itibariyle oldukça değerli olduğunu, davacıların önalım bedelini geç yatırmak amacıyla bedelde muvazaa iddiasında bulunduklarını ancak tapudaki satış bedeli ile masrafların derhal yatırılması gerektiğini ileri sürerek davacının bedelde muvazaa iddiasının reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacı tanıklarının satış işlemine ilişkin görgüye dayanan bilgilerinin bulunmadığı ve bilirkişi raporuna göre dava konusu taşınmazın satış tarihindeki değerinin davacının iddia ettiği değerden daha yüksek olduğu gerekçeleriyle bedelde muvazaa iddiasının ispatlanamadığı, tapudaki önalım bedeli ile masrafların toplamda 370.260,00 TL olduğu, bilirkişi raporuyla önalım bedelinin öninceleme duruşmasından vadeli hesaba yatırıldığı tarihe kadar nemalandırılması halinde ulaşacağı değerin 867.382,98 TL olacağının tespit edildiği, davacılara bu bedelin depo ettirildiği, davacının iddia ettiği ancak ispatlayamadığı değer ile tapuda gösterilen satış değeri arasındaki fark esas alınarak yargılama giderlerinin oranlandığı ve vekalet ücretlerine hükmedildiği açıklanmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı asıl ... ile diğer davacılar vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı asıl ... ve diğer davacılar vekili özetle; kararın kanuna, savunmanın genişletilmesi yasağına ve usuli kazanılmış haklar ilkesine aykırı olduğunu, Bölge Adliye Mahkemesince verilen kaldırma kararlarıyla lehlerine doğan usuli kazanılmış haklarının ihlal edildiğini, bedelde muvazaa iddiasında bulunmalarına karşın dava dilekçelerinde sonuç olarak her ihtimalde önalım haklarını kullanmak istediklerinin dikkate alınarak aleyhlerine yargılama giderlerine ve vekalet ücretine hükmedilmemesi gerektiğini, aleyhlerine fazla miktarda vekalet ücretine hükmedildiğini, tanıkların ve bilirkişi raporlarının bedelde muvazaa iddiasını ispat ettiğini, ayrıca dava konusu 17.03.2017 tarihli akitteki bedelin m2'ye tekabül eden değerinin 2072,25 TL olması karşısında tüm akitler için bedelde muvazaa iddiasının ispatlanmış sayılacağını, nemalandırma yapılmasının mümkün olmadığını, nemalandırmaya ilişkin bilirkişi raporunda birleşik ve yüksek faiz oranlarının kabul edilemez olduğunu, en fazla olsa olsa yasal ve yıllık faizle hesaplama yapılması gerektiğini, nemalandırma hesabının kabul edilemez olduğunu, bilirkişilerin taraflı olduğunu, ayrıca davalının süresi içinde nemalandırma talebinde bulunmadığından savunmasını genişletemeyeceğini ileri sürerek kararın kaldırılmasını istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İlk Derece Mahkemesi kararının hukuka uygun olduğu gerekçesiyle başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı asıl ... ile diğer davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı asıl ... ile diğer davacılar vekili, istinaf başvurusundaki gerekçeleri ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, önalım hakkından kaynaklanan tapu iptal ve tescil istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 190, 369, 370 ve 371 inci maddeleri
2. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 6, 732 ve devamı maddeleri
3. Değerlendirme
1. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı onama harcının temyiz edenlere yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
18.02.2025 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.