Yargıtay 7. Hukuk Dairesi E.2024/2319 K.2025/793

🏛️ 7. Hukuk Dairesi 📁 E. 2024/2319 📋 K. 2025/793 📅 17.02.2025

7. Hukuk Dairesi         2024/2319 E.  ,  2025/793 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 15. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2024/307 E., 2024/549 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 28. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2020/209 E., 2022/233 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili ve davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili; 22457 ada 2 parselde kayıtlı taşınmazın 270/567 oranında paylı hissedarı olduğunu, söz konusu taşınmazın paydaşlarından ... Sancış'ın 135/567 orandaki payının 5/42 oranlı yarısını 21.08.2020 tarihli satış işlemi ile 200.000,00 TL bedelden davalı ...'e, aynı oranlı diğer yarısını aynı bedelden diğer davalı ...'e sattığını, resmi senette gösterilen 400.000,00 TL satış bedelinin müvekkilinin ön alım hakkını engellek amacıyla yüksek gösterildiğini gerçekte 250.000,00 TL bedelle satıldığının öğrenildiğini, mahkemece tespit edilecek gerçek satış bedelinin depo edileceğini belirterek; ön alım hakkı nedeniyle taşınmazdaki davalılar adına kayıtlı payların iptali ile müvekkili adına tescilini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili, müvekkillerinin davaya konu taşınmazdaki 5/42 oranlı iki hisseyi 21.08.2020 tarihinde, her biri 200.000,00 TL olmak üzere 400.000,00 TL bedel ile satın aldıklarını, ayrıca taşınmaz üzerinde yer alan gecekondu nitelikli taşınmazı da 50.000,00 TL enkaz bedeli ödeyerek satın aldıklarını, gerçek satış bedeli olan 400.000,00 TL ile satış harç ve masraflarının davacı tarafından mahkemece belirlenecek hesaba depo edilmesi durumunda müvekkillerinin dava konusu payları devretmeye hazır olduğunu, bu durumda müvekkilleri aleyhine vekalet ücretine hükmedilmemesi gerektiğini, taşınmaz müvekkilleri tarafından satın alındıktan sonra çok düşük bir bedelle taşınmazı alma çabaları karşısında açılan davanın haksız ve hukuka aykırı olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile tapudaki satış bedeli üzerinden davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde, davacı vekili ve davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; satış bedeli toplam 400.000,00 TL tapu alıcı harcı 8.000,00 TL olduğuna göre mahkemece 408.000,00 TL ön alım bedeline hükmedilmesi gerekirken tapu satıcı harcı ve döner sermaye gideri de ilave edilerek 416.392,50 TL ön alım bedeline hükmedilmesinin hatalı olduğu gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne İlk Derece Mahkemesi kararının kaldrılmasına davanın kabulüne karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
1.Davalılar vekili, gerçek satış bedeli olan 400.000,00 TL ile satış harç ve masraflarının davacı tarafından mahkemece belirlenecek hesaba depo edilmesi durumunda müvekkillerinin dava konusu payları devretmeye hazır olduğunu, bu durumda müvekkilleri aleyhine vekalet ücretine hükmedilmemesi gerektiğini, taşınmaz müvekkilleri tarafından satın alındıktan sonra çok düşük bir bedelle taşınmazı alma çabaları karşısında açılan davanın haksız ve hukuka aykırı olduğunu belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.
2-Davacı vekili, davalıların dava konusu payı toplam 240.000,00 TL bedelle satın aldıklarının ispatlandığını, muvazaa iddialarının kabul edilmemesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, 4721 sayılı TMK’da düzenlenen yasal ön alım hakkına dayalı tapu iptali ve tescile ilişkindir.
1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davacı vekilinin tüm, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde görülmemiş, reddi gerekmiştir.
2. Davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesinde;
4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun 732. maddesi şöyledir: “Paylı mülkiyette bir paydaşın taşınmaz üzerindeki payını tamamen veya kısmen üçüncü kişiye satması hâlinde, diğer paydaşlar ön alım hakkını kullanabilirler.”
Aynı Kanun'un 734 üncü maddesinde; “Ön alım hakkı, alıcıya karşı dava açılarak kullanılır. Ön alım hakkı sahibi, adına payın tesciline karar verilmeden önce, satış bedeli ile alıcıya düşen tapu giderlerini, hakim tarafından belirlenen süre içinde hakimin belirleyeceği yere nakden yatırmakla yükümlüdür.”
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 323. maddesinin (ğ) bendindeki düzenlemeye göre; "Vekille takip edilen davalarda kanun gereğince takdir olunacak vekâlet ücreti yargılama giderleri kapsamındadır."
Yine aynı Kanunun 330. maddesine göre de; "Kanunda yazılı haller dışında, yargılama giderlerinin, aleyhine hüküm verilen taraftan alınmasına karar verilir. Davada iki taraftan her biri kısmen haklı çıkarsa, mahkeme, yargılama giderlerini tarafların haklılık oranına göre paylaştırır."
Ön alım hakkı paylı mülkiyet hükümlerine tabi taşınmazlarda bir paydaşın taşınmaz üzerindeki payını kısmen veya tamamen üçüncü bir kişiye satması halinde diğer paydaşlara bu satılan payı öncelikle satın alma yetkisi veren bir haktır. Bu hak paylı mülkiyet ilişkisi kurulduğu anda doğar ve satışın yapılmasıyla kullanılabilir hale gelir. Ön alım hakkının kullanılmasıyla bu hakkı kullanan paydaş ile alıcı arasında kapsam ve şartları satıcı ile davalı arasında yapılan sözleşmenin aynı olan bir satım ilişkisi kurulmuş olduğundan önalım bedeli, tapuda gösterilen satış bedeli ile davalı tarafından ödenen harç ve masrafların toplamından ibarettir. Yargılama giderleri ve vekalet ücretlerinin anılan bedel üzerinden davadaki kabul ve ret oranına göre takdir edilmesi gerekir.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 323. maddesinin (ğ) bendindeki düzenlemeye göre vekille takip edilen davalarda kanun gereğince takdir olunacak vekâlet ücreti yargılama giderleri kapsamındadır. Yine aynı kanunun 330 uncu maddesine göre de kanunda yazılı haller dışında, yargılama giderlerinin, aleyhine hüküm verilen taraftan alınmasına karar verilir. Davada iki taraftan her biri kısmen haklı çıkarsa, mahkeme, yargılama giderlerini tarafların haklılık oranına göre paylaştırır.
Somut olaya gelince; davacı taraf dava dilekçesinde; tapudaki resmi satış sırasında gösterilen 400.000,00 TL'nin gerçek satış bedelini yansıtmadığını, ön alım hakkının kullanılmasını güçleştirmek maksadıyla bedelin yüksek gösterildiğini ileri sürerek gerçek satış bedelinin 250.000,00 TL olduğunu belirterek bedelde muvazaa yapıldığı iddiasında bulunmuştur. Dava dilekçesinde 250.000,00 TL üzerinden harç yatırmış, 05.05.2022 tarihinde harcı tamamladığı anlaşılmıştır.
O hâlde; tapudaki devir işlemi sırasında taşınmazın satış bedelinin 400.000,00 TL gösterildiği, gerçek bedelinin ise 250.000,00TL olup tapuda muvazaalı işlem yapıldığı iddia edilmiş ise de davacı tarafça ileri sürülen "bedelde muvazaa" iddiası kanıtlanamadığından, davalı taraf lehine arasındaki fark miktar üzerinden avukatlık ücretine hükmedilmesi ve yargılama giderlerinin de bu kabul ve ret oranı esas alınarak haklılık oranına göre taraflara paylaştırılması gerekirken, bu hususlar dikkate alınmayarak hüküm kurulması doğru görülmemiştir
Ayrıca Bölge Adliye Mahkemesi, İlk Derece Mahkemesi kararını kaldırıp geçersiz hale getirdikten sonra, yeniden hüküm tesisi suretiyle karar verdiğinden İlk Derece Mahkemesi kararı tasdik edilmediği için karar ilam harcı yanında ayrıca istinaf harcına hükmedilmesi mümkün değildir. Başka bir deyişle Bölge Adliye Mahkemesi, tasdik etmediği bir karar için istinaf harcı alamaz.
Taraflardan birisinin istinaf talebinin kabulü ve yeniden hüküm kurulması işlemi, aslında başlı başına bir istinaf yargılaması işlemidir. Bölge Adliye Mahkemesi bu aşamada işin esası ile ilgili hüküm verdiğinden, hüküm altına alınan miktar üzerinden nispi harca hükmedilmeli ve ayrıca hükmün başka bir bölümünde istinaf yargılamasına yönelik mükerrer ve çelişkili hüküm kurulmamalıdır.
O halde, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından yeniden kurulan hükümde nisbi karar ve ilam harcı alındıktan sonra istinaf yargılaması yapıldığından bahisle ayrıca istinaf karar ve ilam harcına hükmedilmesi doğru görülmemiştir.
Belirtilen hususlar kararın bozulmasını gerektirmiş ise de; yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, HMK'nın 370/2 nci maddesi gereğince hüküm sonucunun aşağıdaki şekilde düzeltilerek onanmasına karar verilmiştir.
VI. KARAR
Yukarıda (V.B.3.1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle sair temyiz itirazlarının REDDİNE;
(V.B.3.2 ) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalılar vekilinin temyiz itirazlarının KABULÜNE, Bölge Adliye Mahkemesi hükmünün ikinci paragrafında yer alan “Harçlar Kanunu gereğince karar tarihi itibariyle alınması gereken 27.870,48 TL esastan ret harcından peşin alınan toplam 7.110,94 TL harcın mahsubu ile eksik kalan 20.759,54 TL harcın davalılardan tahsili ile hazineye gelir kaydına,” cümlesinin çıkarılmasına, Bölge Adliye Mahkemesi hükmünün 4 üncü bendinde yer alan “63.120” rakamlarının hükümden çıkarılmasına yerine “39.500,00” rakamlarının yazılmasına, Bölge Adliye Mahkemesi hükmünün 5 inci bendinin hükümden çıkarılarak yerine “5- Davacı tarafından peşin olarak yatırılan 4.269,38 TL nispi harç, 2.841,56 TL tamamlama harcı toplam 7.110,94 TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, davacı tarafından yapılan 1.573,05 TL yargılama giderinin kabul ve ret oranına göre 963,80 TL'sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiye yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına,” kelimelerinin yazılmasına, Bölge Adliye Mahkemesi hükmüne 7. bent eklenerek “7- Davalılar kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden A.A.Ü.T’ne göre belirlenen 25.280,00 TL nispi vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine,” kelimelerinin yazılması suretiyle 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370/2 nci maddesi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesi hükmünün DÜZELTİLMİŞ bu şekli ile ONANMASINA,
İstek hâlinde peşin alınan temyiz harcının ilgiliye iadesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
17.02.2025 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.