Yargıtay 7. Hukuk Dairesi E.2024/2210 K.2025/665

🏛️ 7. Hukuk Dairesi 📁 E. 2024/2210 📋 K. 2025/665 📅 11.02.2025

7. Hukuk Dairesi         2024/2210 E.  ,  2025/665 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 1998/268 E., 2023/870 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı birleştirilen davada davacı, asıl davada davalı vekili, asli müdahil vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I.DAVA
1.Asıl davada davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili köyün idari sınırları içerisinde kalan, ... olarak bilinen ve sınırları belirtilen 1500 dönümden fazla yüzölçümüne sahip yaylanın kadimden bu yana müvekkili tarafından kullanıldığını belirterek, davalının söz konusu yaylaya müdahalesinin önlenmesine karar verilmesini dava etmiştir.
2.Birleştirilen davada davacı vekili dava dilekçesinde; dava konusu 458 ve 459 parsel sayılı taşınmazların mera olarak sınırlandırıldığını, kadimden bu yana bu taşınmazlardan müvekkili köyün istifade ettiğini, müvekkili köyün taşınmazları kullanmasının davalı köy tarafından engellendiğini ileri sürerek, davalı köyün dava konusu taşınmazlara el atmasının önlenmesine karar verilmesini istemiştir.
3.Asli müdahil vekili asli müdahale dilekçesinde; dava konusu taşınmazların müvekkili köyün merası olduğunu beyan ederek asıl davada davacının ve davalının taşınmazlara müdahalesinin önlenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
II.CEVAP
Asıl ve birleştirilen davada davalılar, davanın reddini savunmuşlardır.
III.MAHKEME KARARI
Mahkemenin 13.11.1997 tarihli kararı ile asıl davanın reddine, birleştirilen davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV.BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
1.Mahkemenin 13.11.1997 tarihli kararına karşı süresi içerisinde asıl davada davacı birleştirilen davada davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2.Yargıtay (Kapatılan) 14. Hukuk Dairesinin 09.07.1998 tarihli ve 1998/428 Esas, 1998/5678 Karar sayılı kararıyla Mahkemece, eksik incelemeyle karar verildiği gerekçesiyle kararın bozulmasına karar verilmiştir.
3.Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile asıl davada dava konusu yaylaların davacı köy tarafından kullanıldığının anlaşıldığı, her ne kadar ilk kararda ... Köyünün davasına ilişkin hüküm kurulmuşsa da dosyanın incelenmesinde adı geçen köy tarafından açılmış karşı dava veya birleştirilen dava dosyasına rastlanmadığından karşı davaya ilişkin bir hüküm kurulmadığı, asli müdahil yönünden ise herhangi bir talep olmadığı, meranın asli müdahil tarafından kullanıldığı kanaatine ulaşılamadığı, bu nedenle asli müdahil yönünden de bir hüküm kurulmadığı gerekçesiyle davacı ... Köyünün davasının kabulüne karar verilmiştir.
V.TEMYİZ
A.Temyiz Sebepleri
1.Asıl davada davalı birleştirilen davada davacı vekili temyiz dilekçesinde; dava konusu taşınmazlara yönelik açtıkları davanın eldeki davayla birleştirildiğini ancak birleştirilen dava hakkında olumlu veya olumsuz bir hüküm kurulmadığını, eksik inceleme ve yanılgılı değerlendirmeyle karar verildiğini beyan ederek kararın bozulmasını istemiştir.
2.Asli müdahil vekili temyiz dilekçesinde; asli müdahale talebi kabul edildiği halde talepleri hakkında olumlu veya olumsuz bir hüküm kurulmadığını, eksik inceleme ve yanılgılı değerlendirmeyle karar verildiğini, hükmün infaza elverişli olmadığını ifade ederek kararın bozulmasını istemiştir.
B.Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, asıl ve birleştirilen davada yaylaya el atmanın önlenmesi istemine ilişkindir.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 297/2. maddesi gereğince; hükmün sonuç kısmında, gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, taleplerden her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, sıra numarası altında; açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gereklidir. Bu biçim, yargıda açıklık ve netlik prensibinin gereğidir. Aksi hal, yeni tereddüt ve ihtilaflar yaratır, hükmün hedefine ulaşmasını engeller, kamu düzeni ve barışı oluşturulamaz.
Somut olayda; birleştirilen Niksar Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 1995/201 Esas, 1995/206 Karar sayılı dava dosyasında davacı ... Köy Tüzel Kişiliği tarafından dava konusu 458 ve 459 parsel sayılı meralara el atmanın önlenmesi talebinde bulunulduğu halde ve anılan dava dosyası, dosya içerinde bulunmasına rağmen birleştirilen dava dosyasına, dosya içerisinde rastlanmadığı gerekçesiyle birleştirilen dava yönünden olumlu veya olumsuz bir karar verilmemiş olması doğru olmadığı gibi; asli müdahil ... tarafından da dava konusu taşınmazlara el atmanın önlenmesine karar verilmesi istendiği halde asli müdahilin bir talebinin bulunmadığı gerekçesiyle asli müdahilin talebi değerlendirilerek sonucuna göre olumlu veya olumsuz bir karar verilmemiş olması da isabetsiz olduğundan hükmün bozulması gerekmiştir.
VI.KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Birleştirilen davada davacı vekili ile asli müdahil vekillinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan Mahkeme kararının BOZULMASINA,
Bozma nedenlerine göre sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına,
Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine,
Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,
Kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere,
11.02.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.