Yargıtay 7. Hukuk Dairesi E.2024/2040 K.2025/612
7. Hukuk Dairesi 2024/2040 E. , 2025/612 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2024/670 E., 2024/784 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Suluova 1. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2021/315 E., 2023/463 K.
Taraflar arasındaki asıl davada el atmanın önlenmesi, kal ve ecrimisil; karşı davada temliken tescil ve irtifak hakkı kurulması istemlerinden dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince; asıl davanın kabulüne, karşı davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davalı-karşı davacı ve diğer davalılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı-karşı davacı ve diğer davalılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacılar vekili, müvekkillerinin paydaş malik olduğu 991 ada 2 parsel sayılı taşınmaza, davalılara ait olan 991 ada 3 parselde bulunan bahçeli ev niteliğindeki taşınmazın taşkın durumda olduğunu, davalıların kötüniyetli olduğunu belirterek, el atmanın yıkım suretiyle önlenmesine, haksız kullanımın başladığı tarihten itibaren işleyecek yasal faiz ile birlikte ecrimisil ödenmesine, asli talepleri kabul görmezse; müvekkillere ait arsanın değerinin müvekkillerine ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı ... vekili, dava konusu taşınmazları yaklaşık 1964 yılından itibaren müvekkili ve diğer davalıların murisi ... ’ün kullandığını, muris ... ’ün 991 ada 3 parsel sayılı taşınmazına 25.12.1964 tarihinde ev yaparak bir süre sonra 991 ada 2 parsel sayılı taşınmazı da oğlu davalı ...'e devrettiğini, müvekkilinin 1970'li yıllardan itibaren bu taşınmazı kullandığını, 2007 yılında 4 katlı betonarme ev yaptığını, yapının tamamını kendi arsasına yaptığı düşüncesi ile hareket ettiğini belirterek, asıl davanın reddini savunmuş, karşı davasında TMK'nın 725/2. maddesine göre taşınmazın müvekkili adına temliken tescilini veya taşılan kısım üzerinde bir irtifak hakkı kurulmasını talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı tarafın mülkiyet hakkına üstünlük tanınmak suretiyle asıl davanın kabulüne, karşı davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı-karşı davacı ... ve davalılar ..., ..., ... vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İlk Derece Mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı-karşı davacı ... ve davalılar ..., ..., ... vekili temyiz dilekçesinde, müvekkilinin 2007 tarihinde yapı ruhsatı alarak binayı yaptığını, müvekkilinin iyi niyetli olmadığını gösteren herhangi bir delil olmadığını, dava konusu taşınmaz evvelinde müvekkilinin murisi ... ’e ait iken 1997’de hükmen dava dışı ... adına, 2007’de ise yine hükmen davacıların murisi adına tescil edildiğini, müvekkilinin taşınmazı miras yolu ile kazandığını zannettiğini, hukuki değişimlerden haberdar olmadığını, yapının değerinin arsa değerinden çok yüksek olduğunu, davacıların dava açmakla dürüstlük kuralına aykırı davrandığını ileri sürerek, kararın bozulmasını istemiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, asıl davada el atmanın önlenmesi, kal ve ecrimisil, karşı davada ise temliken tescil ve irtifak hakkı kurulması istemine ilişkindir.
Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanunun 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
10.02.2025 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.